Küçük yaşlardan buyana Konyaspor sevgisini yüreğinde taşıyan omurilik kanseri hastası 17 yaşındaki Sude Ay, yaşadığı ağır hastalığa rağmen Konyaspor sevgisini yüreğinden hiç bırakmadı. 15 yaşındayken doktorların omurilik kanseri teşhisi koyduğu genç kız, hastane odasında olsun evde olsun Konyaspor maçlarını yakından takip ediyor. Yeşil-beyazlı renklere gönül veren Sude Ay, 42.Bölge Nalçacılılar’ın desteği ile Konyaspor’un Trabzonspor’u 1-0 yendiği karşılaşmayı tribünde takip etti. Maçın ve uzun süre sonra gelen galibiyetin ardından büyük sevinç yaşayan Sude, ikinci sürprizi ise Konyaspor Futbol Şube Sorumlusu Ali Camgöz, takım kaptanı Adil Demirbağ ve Ahmet Oğuz’un kendisini ziyaret etmesiyle yaşadı. Bu ziyaretten çok memnun kaldığını ifade eden Sude Ay, Konyaspor taraftarına da çağrıda bulunarak alınan skor ne olursa olsun Konyaspor’a koşulsuz destek verilmesi çağrısında bulundu.

Sude Ay (5)

‘FUTBOL BENİM İÇİN MUTLULUK KAYNAĞI’

Omurilik kanseri tedavisi görmesine rağmen Trabzonspor maçında Konyaspor’u yalnız bırakmayan 17 yaşındaki Sude Ay, Gazeteci Muhammed Esad Çağla’ya özel açıklamalarda bulundu. Futbolun kendisi için bir mutluluk kaynağı olduğunu ifade eden Ay, konuşmasını söyle sürdürdü: “Yaklaşık iki senedir kanserle mücadele ediyorum. Futbol hayatımda aslında bir mutluluk kaynağı. Çünkü eskiden beri futbol takip ediyorum. Çocukluğumdan beri amcalarım ve abilerim Konyaspor'u bana sevdirdiler. Konyaspor'u küçüklüğümden beri takip ediyorum ve seviyorum. Biraz da babacı olduğum için futbolla oradan ilgiliyim aslında. Hem kendimi seviyorum hem de kanserle mücadele ederken futbol benim mutluluk kaynaklarımdan biri oluyor.”

Sude Ay (1)

‘KONYASPOR SEVGİSİNDEN HİÇ KOPMADI’

MEDAŞ Konya Büyükşehir Belediyesi Stadyumunda maçlara yeni yeni gitmeye başlamışken 2024 yılının Temmuz ayında hastalığa yakalandığını ifade eden Ay, Konyaspor sevgisinin hastane sürecinde de devam ettiğini ifade etti. Ay, “Maçlara yeni gitmeye başlamıştım aslında. Dört veya beş maça gittim. Hatta maç saatleri erkene çekildiğinde, "Babama gidemeyeceğiz, şöyle yapacağız." diye üzülüyordum. Sonra hastalığa yakalanma sürecim oldu. 2024 yılının temmuz ayında hastalığa yakalandım. Bu yüzden maçları aksattım. Ama hastanede de televizyondan izliyordum. Hatta doktorlar gelip, "Sana buraya bir televizyon bağlayalım" diyorlardı. Aslında maçları televizyondan takip etmek zorunda kaldım. Bir bakıma uzaktan takip ediyordum. Hani bırakmadım, yine takip ediyordum. Öyle oldu” dedi.

Sude Ay (2)

‘KONYASPOR TARAFTARI BİR AİLE OLDUĞUNU GÖRDÜM’

42.Bölge Nalçacılılar grubunun desteği sonrasında babası ile Trabzonspor maçında tribünde yerini aldığını ve taraftarların kendisine çok yardım ettiğini ifade eden Sude, “Konyaspor deyince aklıma aslında bir Anadolu takımı ve kendi şehrimin takımı olduğu için bir aile geliyor. Toplum geliyor. Evet, önceden maçlara gidiyordum ama ben o gün Trabzonspor maçına gittiğimde taraftarlar beni hiç tanımıyordu, daha tanınmıyordum. Ama herkes bana yardım etti, yerini verdi. Koltuğa otururken yardım ettiler. "Babama yardıma ihtiyaç var mı?" diye sordular. Aslında kendi taraftarımızın, yani Konyaspor'umuzun, o tribünlerin bir aile olduğunu gördüm. Bana gerçekten bir aile sevgisi hissettirdiler ve aile olduğumuzu anımsattılar. Yani ben Konyaspor'u böyle bir aile olarak düşünüyorum” dişe konuştu.

Sude Ay (3)

‘MAÇI KAZANDIĞIMIZDA ÇOK MUTLU OLDUM’

Süper Lig’in 5. haftasında TÜMOSAN Konyaspor’un sahasında ağırladığı Trabzonspor’u Rajmund Toth’un golüyle 1-0 mağlup etmesinin ardından büyük sevinç yaşadığını da ifade eden Ay, şunları söyledi: “Şöyle, aslında o hafta Trabzonspor’la karşılaşacağımızı duydum. ‘Tamam, cumartesi günü maça gideriz, ayarlayayım.’ dedim ama bunun çok zor olduğunu duydum. Araştırdım. Sonra hastane işleri çıkınca bir baktım ki cumartesi gelmiş, maç yarın. Gidemeyeceğim diye üç dört yere haber verdim, abilerimden yardım istedim. En son abim yardım etti. ‘Ben sana stada girmende yardımcı olacağım.’ deyince çok heyecanlandım ve çok mutlu oldum. Çünkü ilk başta gidemeyeceğimi düşünmüştüm. Stada gittiğimde de çok mutluydum, çok heyecanlıydım. Hatta kazandığımızda herkes beni tebrik etti. ‘Senin sayende kazandık, sen bize umut oldun, şans getirdin.’ dediler.”

Sude Ay (4)

‘ZİYARETTEN ÇOK MUTLU OLDUM’

Konyaspor Futbol Şube Sorumlusu Ali Camgöz, takım kaptanı Adil Demirbağ ve Ahmet Oğuz’un kendisini ziyaret etmesinden çok memnun kaldığını ifade eden Sude Ay, “Onlar geldiğinde ilk başta bana teşekkür ettiler. Adil abi, o gün taraftara yaptığı konuşmanın videosundan sonra çok duygulanmış, öyle söylemişti. Onlar da beni çok mutlu etti. Ben tekrar Adil abiye, Ahmet abiye ve başkanımıza teşekkür ediyorum. Onların geleceğini duyduğumda aslında hâlâ inanamamıştım. Bir tık şaka gibi geliyordu bana, o dereceydi. Geldiklerinde tabii ki çok mutlu oldum. Bana teşekkür ettiler, tekrar beklediklerini söylediler. Konya Büyükşehir Stadyumu'na tekrar davet ettiler. Gerçekten şaka gibi geliyordu ama çok mutlu oldum.”

Sude Ay (1)-1

‘ADİL ABİYİ ÇOK SEVİYORUM’

Konyaspor Kaptanı Adil Demirbağ’ı çok sevdiğini ve A Milli takıma gitmesinden de çok mutlu olduğunu ifade eden Sude Ay kaptana tebrik mesajı ilettiğini de söyledi. Ay, “Konyaspor’da en çok sevdiğim isim Adil abi. Adil abinin mücadelesi, takıma her zaman bir güç vermesi aslında benimkine benziyor. Benim de mücadeleci bir ruhum var. Hep mücadele etmesi, moral vermesi, taraftarla iç içe olması, taraftara dönüp kendisini içten hissettirmesi çok hoşuma gidiyor. Taraftarla bir yaşaması, taraftara dönüp bilgi vermesi, "Gelin." demesi, davet etmesi çok hoşuma gidiyordu. Takımın mutluluk kaynağı gibi bir şey. Kaptan olduğu için de böyle düşünüyorum. En sevdiğim Adil abi. Kalecilerle ilgili olduğum için Bahadır abiyi seviyorum. O yüzden öyle” dedi.

Kasımpaşa - Konyaspor maçına yabancı VAR dokunuşu!
Kasımpaşa - Konyaspor maçına yabancı VAR dokunuşu!
İçeriği Görüntüle

‘İNSAN MUTLU OLUNCA MUTLULUK GETİRİYOR’

Hastalığına rağmen mücadeleden vazgeçmeyen Sude Ay bunun sırrını da açıkladı. Ay, “Çok mutlu bir kişiyim. Hiçbir zaman isyan etmedim, hiçbir zaman üzülmedim. Çünkü herkesin başına gelebilecek şeyler. İlk başta bana ‘Kanser hastasısın.’ dediler. Yanımda ailem vardı. Çok yalnız kalmadım, tekliğe düşmedim. ‘Yürüyemeyeceksin’ dediler. ‘Olmayacak.’ dediler. Olumsuz konuştular ama ben hep mutlu oldum. Çünkü insan mutlu olunca karşısına da mutluluk geliyor diye düşünüyorum.”

Sude Ay (6)

‘STADYUMUZDA ATMOSFER ÇOK İYİ ‘

MEDAŞ Konya Büyükşehir Stadyumu’nda maç izlemek sana nasıl bir duygu sorusunu da cevap veren Ay, stadyumunda atmosferin çok iyi olduğunu ifade ederek, “Stadyumda maç izlemek tabii ki çok başka bir duygu. Çünkü futbolcularla da iç içesiniz. Ne kadar tribünde olsanız da futbolcuların şöyle düşündüğünü düşünüyorum: O stadyum ne kadar dolu olursa futbolcuların oynayış tarzı, mutluluğu ve morali o kadar yüksek olur. Stadyumla alakalı söyleyeceğim bir şey yok. Şu an güzel bir stadyumumuz var zaten. Türkiye'nin önde gelen stadyumlarından biri. Hem izleyiş olarak mükemmel bir stadyum hem de atmosfer olarak gerçekten çok iyi.”

‘SEZONU EN İYİ YERDE BİTİRECEĞİMİZE İNANIYORUM’

Konyaspor taraftarına mesaj veren Sude Ay lige istenildiği gibi başlanılmasa bile Konyaspor’un sezonu daha iyi yerlere bitireceğine inanarak yeşil beyazlı taraftardan desteği bırakmama çağrısında bulunarak şunları söyledi, “ Ben kansere ilk yakalandığımda, doktor bana ‘Kanser hastasısın, dördüncü evredesin’ dediğinde yanımda ailem vardı. Yani benim kötü günümde ailem vardı. Sonra bana, ‘Yürüyemezsin, yürümen çok zor. Bunun hakkında bir bilgi veremeyiz, hiçbir şey söyleyemeyiz’ dediler. Benim yanımda tekrar ailem vardı. Benim zor günümde ailem vardı. Şu an ben hâlâ kanser hastasıyım, dördüncü evredeyim. Atlatmak üzereyim ve çok şükür yürümek üzereyim. Benim yanımda yine gururlu bir şekilde ailem vardı. Üzgün olduğum zaman da ailem yanımdaydı. Şu an mutlu olduğum için mutlulukta da yanımdalar. Taraftarlarımıza bunu söylemek isterim: Takımların veya kulüplerin zor günleri de vardır, iyi günleri de vardır. Zor günlerinde biz ne kadar onların yanında olursak, iyi günlerinde de o kadar gururlu ve mutlu bir şekilde onların yanında olmayı hak ederiz. Yani şunu söylemek isterim: Takımımız şu an kötü bir dönem yaşıyor olabilir. Ama bu, ileride önümüzün güzel olmayacağı anlamına gelmiyor. O yüzden taraftarımız şu anda takımı yalnız bırakmazsa, maçlara gitmeye devam ederse, ben inanıyorum ki futbolcular da bundan motivasyon alır ve kendilerini daha da geliştirirler.”

Milli aranın ardından oynanacak İstanbul Başakşehir FK karşılaşması için heyecanlı olduğunu ifade eden Sude Ay özel kombini ile karşılaşmada Anadolu Kartalını yalnız bırakmayacağını ifade etti.

‘KIZIM MUTLU OLUNCA BEN DE ÇOK MUTLU OLDUM’

Anne Nesibe Ay ise kızının mutlu olması sebebiyle kendisinin de çok mutlu olduğunu belirtti. Konyaspor Futbol Şube Sorumlusu Ali Camgöz, takım kaptanı Adil Demirbağ ve Ahmet Oğuz’un kendilerini ziyaret etmesinden dolayı mutlu olduklarını belirten Nesibe Ay, sözlerine şöyle devam etti: “Kızım mutlu olunca ben de çok mutlu oldum. Zaten sürprizleri de çok sever. Kendisi hayat dolu birisi. Onlar gelince daha da mutlu oldu. Kendi açısından iyi ki gitmiş. Çok sevindi, çok mutlu oldu. Eve geldiklerinde de çok mutluydu. Bilmiyorum, moral olarak bizim için çok büyük bir destek oldu. Eşim de ‘Hemen sana bir passo çıkarıyoruz, gidiyoruz.’ dedi. Ben, ‘Yok ya, siz gidin.’ dedim. ‘Olmaz.’ dedi o da. ‘Gidelim.’ dedi. Artık ailecek gideceğiz. Konyaspor Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri ve futbolcularımız bizi desteklediler. Biz de onları destekleyelim. Bütün taraftarlarımız da desteklesin. Gerçekten çok önemli. Boş sahada oynamak başka, dolu sahada, tezahüratlarla oynamak başka. Çünkü o oyuncuların bundan motivasyon aldığını düşünüyorum. Biz de bunu hastalığımız süresince yaşadık. Tek başıma kalmam başka, maddi ve manevi olarak ailemden, sevenlerimden, akrabalarımdan, komşularımdan bu kadar çok destek almam başka. Tek başıma olsaydım bu kadar olmazdı. Hiç yalnız kalmadık. Biz beş ay boyunca bir odada kızımla birlikte yattık. Hiç tanımadığımız çok güzel insanlarla tanıştık. Hastalığımızın kötü yanlarının yanında iyi yanları da oldu. Çok güzel insanlar tanıdık. Yani bugün buralara geldik.”

‘HAYATLA BAĞINI HİÇ KOPARMADI’

Sude’nin kuzeni Büşra İnce ise şunları söyledi: “Sude ile kuzeniz ama biz kardeş gibiyiz. Birlikte büyüdük, aynı sitede büyüdük. Sude’nin kanser olduğunu öğrendiğimizde bir akrabamız değil, ailemizin içinden biri kanser olmuş gibi aynı duygusal ve zorlu süreçleri hep birlikte yaşadık. Ben 30 yaşındayım, Sude ise 17 yaşında. Kansere yakalandığında 15 yaşındaydı. Ben Sude’den çok şey öğrendim ve Sude bana çok ilham oldu. Bu süreçte gerçekten çok zor günler yaşadık. Sude’nin kanser olduğunu, omuriliğinde tümör bulunduğunu ve tekrar yürüyememe ihtimali olduğunu hepimiz bir hafta içinde öğrendik. Aynı hafta içinde çok büyük bir ameliyat geçirdi. Her şey üst üste geldi ve çok zor bir dönem yaşadık.

‘MORALİNİ VE MOTİVASYONUNU HİÇ BOZMADI’

Sude, bu süreçte moralini ve motivasyonunu hiç bozmadı. Hayatla bağını hiç koparmadı. Ergenlik çağındaki bir çocuğun, her şey yolunda giderken bile fırtınalı ruh hâli nedeniyle içine kapanması, hayattan kopması, hatta depresyona girmesi beklenebilir. Sude ise bir anda dördüncü evre kanser olduğunu ve bir daha yürüyemeyebileceğini öğrendi. Bu, aslında çok büyük bir yıkım. Bir yetişkinin bile kaldırmasının kolay olmayacağı kadar zor bir dönemdi. Biz ailesi, akrabaları ve arkadaşları olarak Sude’nin hep yanında olduk ve ona destek verdik. Sude, hastalığa yakalandıktan sonra beş-altı ay boyunca hastaneden hiç çıkmadı. Bunun ne kadar bunaltıcı bir süreç olduğunu tahmin edebiliyorum. Ancak o dönemde bile görüntülü konuştuğumuzda bize moral verdi. Gülümsemesi yüzünden hiç eksik olmadı. Belki de moralimizi düzeltmek için bize destek oldu. Kemoterapi süreci biraz daha yoluna girdikten ve eve daha sık gelebilmeye başladıktan sonra Sude hiçbir zaman hayattan kopmadı. Maskesini taktı, parka gitti; annesiyle tiyatroya ve konsere gitti. Hayata ve yaşamaya olan sevgisi onu hiç bırakmadı.

UMUDUNUZU YİTİRMEYİN, YAŞAMLA BAĞINIZI KOPARMAYIN

En son doktorlar bize, ‘Ameliyat ederiz ancak omurilikteki tümör nedeniyle bu çocuğun tekrar yürümesi çok zor.’ demişlerdi. Sude, geçen iki yılda bu konuda da hiçbir şekilde pes etmedi, mücadelesini bırakmadı. Fizyoterapist eve geldi, hastaneye fizyoterapi için gittik. Hem devlet hem de özel hastanelerde tedavi gördü. Hâlâ fizyoterapi süreci devam ediyor. Çok zor günler yaşadı, çok acılar çekti. Ancak pes etmedi. Şu an hem dördüncü evre kanseri yenmek üzere hem de yeniden yürümek üzere. Bence bu bir ilham ve umut hikâyesi. Buradan kanser hastası olan bütün gençlere ve yetişkinlere şunu söylemek istiyorum: Umudunuzu yitirmeyin, yaşamla bağınızı koparmayın. Bu hastalıkla mücadelede moralin, motivasyonun ve mutluluğun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sude’nin içindeki yaşam sevinciyle ailesinin ve yakınlarının desteğinin, onun ayağa kalkmasında büyük payı olduğuna inanıyorum. Konyaspor futbolcularına ve başkanına da gerçekten çok teşekkür ediyorum. Onlar da Sude’nin moral ve motivasyon sürecine büyük katkı sağladılar. Gerçekten Konyaspor’un bir aile olduğunu gördük. Ben futbolla ilgilenmiyorum, futbolu da takip etmiyorum. Ancak Konya’da olduğum için tabii ki kalbimin bir tarafında Konyaspor var. Maçlara baktığımda Konyaspor kazandığında mutlu oluyorum. Fakat o gün başkanınıza da söyledim: Bu desteklerinden dolayı artık formamı giyip maça gelerek Konyaspor’u destekleyecek kadar taraftar olma yolunda beni de motive ettiler. Gerçekten çok güzel bir jestti ve Sude de çok mutlu oldu.

‘SUDE TAKIM KAPTANIMIZA ŞANS GETİRDİ’

Sude, takım kaptanımıza da şans getirdi. Milli Takım’a çağrıldı. Kendisine buradan tekrar tebriklerimizi iletiyoruz. İnşallah daha güzel günler göreceğiz. O gün kendimize bir hedef belirledik: Konyaspor şampiyonluğa yürüyecek, Sude de şampiyonluk maçına yürüyerek gidecek inşallah. Hedefimiz bu. Hep birlikte başaracağımıza inanıyoruz.”

Kaynak: SPOR SERVİSİ