Özellikle yaz aylarında dünyanın dört bir yanından gelen turistleri karşılayan bu tarihi durakların uzun süredir ziyarete kapalı olması hem esnafı hem de kültür meraklılarını derinden düşündürüyor. Projelerin tamamlanması için belirlenen takvimlerin uzun yıllara yayılması, yerel dinamiklerin ve turizm temsilcilerinin ödeneklerin artırılması yönündeki taleplerini daha da yüksek sesle dile getirmesine yol açıyor.
KONYA TURİZMİ ŞANTİYE GÖLGESİNDE
Kentin en çok ziyaretçi çeken noktalarından biri olan Mevlana Meydanı ve çevresi, tarihi yapıların aynı anda bakıma alınması sebebiyle alışılmışın dışında bir dönemden geçiyor. Şehri ziyaret eden turistler, adeta bir açık hava müzesini andıran Konya’da kapalı kapılar ve koruyucu iskelelerle karşılaşıyor. Bu durum, yerli ve yabancı misafirlerin gezi deneyimini önemli ölçüde kısıtlarken bölgedeki turizm ekonomisine de sekte vuruyor. Kültür turizminin en yoğun yaşandığı sıcak yaz aylarında, tarihi yapıların bir an önce ziyarete açılması gerektiği fikri her geçen gün daha fazla ağırlık kazanıyor.
SULTAN SELİM CAMİİ 2030'A KADAR SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ
Mevlana Müzesi’nin hemen yanı başında yükselen ve klasik Osmanlı mimarisinin Konya’daki en görkemli temsilcisi olan Sultan Selim Camii, 2023 yılında yaşanan büyük depremlerden etkilenen yapılar arasında yer alıyor. Yapılan teknik incelemelerde kubbe ve taşıyıcı sistemlerde mikro düzeyde hasarlar tespit edilmesi üzerine, tarihi ibadethane Aralık 2025 sonu itibarıyla güvenlik amacıyla tamamen kapatılarak restorasyona alındı. Projenin toplam maliyeti 347 milyon 327 bin TL gibi devasa bir bütçeyi bulmasına rağmen, 2026 yılı yatırım planında ayrılan yıllık payın sadece 500 bin TL gibi sembolik bir rakamda kalması restorasyon takvimini 2030 yılına kadar uzatıyor.
ŞERAFETTİN CAMİİ’NDE SÜRECİ YAVAŞLATAN BÜTÇE KISITI
Kentin mimari silüetinde belirgin bir yere sahip olan Şerafettin Camii de kapsamlı bir dönüşümden geçiyor. Geçmiş yıllarda yapılan lokal onarımların ardından, yapının ömrünü asırlar boyu uzatacak olan köklü statik güçlendirme çalışmalarına geçildi. Caminin beden duvarlarında ve ana kubbeyi taşıyan kemerlerde yürütülen yapısal iyileştirmelerin yanı sıra, iç mekandaki değerli kalem işleri ve mermer süslemeler de usta eller tarafından titizlikle temizleniyor. Toplam proje bedeli 103 milyon TL olan çalışmada şu ana kadar 20 milyon TL'nin üzerinde bir harcama yapılmış olsa da 2026 yılı için ayrılan yıllık ödenek sadece 1 milyon 876 bin TL düzeyinde seyrediyor. Bu düşük ödenek akışı nedeniyle caminin restorasyonunun ancak 2030 yılında tamamlanması öngörülüyor.
İNCE MİNARELİ MEDRESE'DE DÜŞÜK ÖDENEK ENGELİ
Aralık 2023 döneminde başlatılan restorasyon hamlesiyle kapılarını kapatan İnce Minareli Medrese, taş ve çini işçiliğinin dünyadaki en önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Zamanın ve çevresel faktörlerin yıpratıcı etkilerine karşı korunması hedeflenen yapıda, taş kanseri tehdidi altındaki anıtsal taç kapının kurtarılması için hassas bir çalışma yürütülüyor. Bununla birlikte geçmiş dönemlerde yıldırım düşmesi sonucu yıkılan ve yapıya adını veren meşhur ince minarenin, aslına uygun şekilde eski ihtişamına kavuşturulması hedefleniyor. Ancak toplam bütçesi 240 milyon 800 bin TL olan bu devasa projenin tamamlanabilmesi için 2026 yılı yatırım programında ayrılan yıllık bütçe sadece 1 milyon TL seviyesinde kalıyor. Bu sembolik ödenek miktarı, çalışmaların planlanan bitiş tarihi olan 2028 yılına kadar uzaması riskini beraberinde getiriyor.
140 YILLIK TARİHİ HÜKÜMET KONAĞI GENÇLİK KÜTÜPHANESİ OLUYOR
Şehrin idari hafızasında çok önemli bir yere sahip olan ve Ekim 2024 sonundan itibaren restorasyonuna başlanan tarihi Valilik Hükümet Konağı, tamamen farklı bir kimlikle halkın kullanımına sunulmaya hazırlanıyor. Valilik makamının yeni hizmet alanına taşınmasının ardından boşaltılan bu asırlık taş bina, geleceğin eğitim ve kültür merkezlerinden biri haline gelecek. Restorasyon sonrasında yapının, gençlerin yoğun şekilde faydalanabileceği nitelikli bir kütüphaneye dönüştürüleceği belirtiliyor. Aynı zamanda kente gelen ziyaretçilerin Konya tarihini keşfedebileceği modern bir tanıtım merkezine ev sahipliği yapacak olan bina hem geçmişi yaşatacak hem de geleceğe ışık tutacak. İki aşamalı bir ihale süreciyle yürütülen ve kamuoyunda da yakından takip edilen bu projede, sadece ek ikmal ihalesi için belirlenen sözleşme bedelinin 186 milyon 708 bin TL seviyesinde olması dikkat çekiyor. Bu durum, asırlık binayı kente kazandırmak için ciddi bir bütçenin gözden çıkarıldığını gösteriyor.
ÖDENEKLERİN ARTIRILMASI TALEBİ ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR
Konya'nın turizm potansiyelinin en yüksek olduğu sıcak yaz aylarında, kentin merkezinde yer alan bu 4 büyük anıtsal yapının aynı anda kapalı olması yerel esnaftan turizmcilere kadar herkesi derinden etkiliyor. Şehri ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ziyaret deneyimini doğrudan baltalayan bu durum karşısında kamuoyunda çok güçlü bir talep yükseliyor. Toplam bütçeleri yüz milyonlarca lirayı bulan bu tarihi mirasların hak ettikleri hızda tamamlanabilmesi için mevcut sembolik yıllık ödeneklerin acilen artırılması gerektiği vurgulanıyor. Turizm sezonunda yaşanan bu büyük kaybın önüne geçilmesi, Konya ekonomisinin canlanması ve dünya mirası niteliğindeki bu yapıların daha fazla zarar görmeden geleceğe aktarılması için ek bütçe desteği sağlanması ve restorasyon süreçlerinin bir an önce nihayete erdirilmesi büyük bir aciliyet arz ediyor.