Konya'nın Karatay ilçesine bağlı Esentepe Mahallesi'nde yaşayan Timur ve Handan Bulut çifti, geleneksel konaklama anlayışına bambaşka bir boyut kazandırdı. Şehir hayatının karmaşasından ve beton binaların soğukluğundan uzaklaşmak isteyen aileleri çiftliklerinde ağırlayan çift, "köy oteli" dedikleri bağımsız evde misafir kabul ediyor. Ancak bu otelde para geçmiyor. Bulut çifti, 2-3 günlük periyotlarla ağırladıkları konuklarından konaklama ve yeme-içme ücreti almak yerine, tarladaki günlük işler için destek alıyor.

SALGIN DÖNEMİNDE BAŞLAYAN BİR TOPRAĞA DÖNÜŞ HİKÂYESİ
Hikâye, 37 yaşındaki Timur Bulut’un Kovid-19 salgını döneminde kent merkezindeki unlu mamuller dükkanını kapatarak dedesinden kalan çiftliğe yerleşmesiyle başladı. İlk zamanlar hayvancılıkla uğraşan, ardından buğday, ayçiçeği, havuç ve patates yetiştiriciliğine yönelen Bulut, yaşadığı değişim sürecini "Heybemde yeni bir umut, yeni bir başlangıçla köye yerleştim" sözleriyle dile getirdi.
Çiftlikteki günlük yaşamını sosyal medyada paylaşmaya başlamasının ardından takipçilerinden gelen yoğun ilgi üzerine misafirler için sade bir ev inşa ettiren Bulut, iki yıl önce Mersin’deki kafe ve restoran işletmeciliği tecrübesini geride bırakıp yanına taşınan eşi Handan Bulut ile bu projeyi hayata geçirdi.

"ÜCRETİNİ BAHÇEMİZDE, TARLAMIZDA DÖKTÜKLERİ ALIN TERİYLE ÖDÜYORLAR"
Toprağa dokunmak isteyen insanlara kapılarını açtıklarını belirten Timur Bulut, kurdukları bu özgün sistemi şu sözlerle ifade etti: "Bizimle 2-3 gün köy hayatını, toprağı, çiftçiliği deneyimliyorlar. Biz onlardan herhangi bir ücret talep etmiyoruz. Ücretini bahçemizde, tarlamızda döktükleri alın teriyle ödüyorlar. Biz de onlara, çalışma performansına göre yemek menüsü belirliyoruz. Eğer ki çalışma performansları iyiyse, o zaman Handan'ın o mükemmel yemeklerinden, restoran tecrübesinden faydalanıyorlar. Yemekleri, misafirlerimizle aile gibi beraber yiyoruz."
Tarlada mevsimine göre tohum ekimi veya yabani ot temizliği gibi işleri hep birlikte yaptıklarını anlatan Bulut, paylaşılan zamanın bağları güçlendirdiğini vurgulayarak, "O birkaç gün aslında bize birkaç ay gibi geliyor çünkü dolu dolu bir zaman geçiriyoruz. Veda ederken üzülüyoruz çünkü birlikte güzel anlar biriktiriyoruz. Soframızı paylaşıyoruz, yemeğimizi yiyoruz, beraber zaman geçiriyoruz, tarlada çalışıyoruz, aynı zamanda çekimler yapıyoruz ve bu da bize Türkiye'nin her yerinden dost kazanmamıza bir vesile oluyor. Birçok insan tanıyoruz" dedi.

"ŞURADA DA BİR DİKİLİ AĞACIM VAR DİYEBİLSİNLER"
Misafirlerden parasal bir talepte bulunmayan 32 yaşındaki Handan Bulut ise çiftliğin arkasındaki 8 dönümlük araziyi yeşillendirmeyi hedefliyor. Gelen ailelerden tek bir sembolik istekleri olduğunu belirten Bulut, "Gelen misafirlerimizi buraya bir meyve fidanı getirsin, bağışlasın istiyoruz. 'Şurada da bir dikili ağacım var.' diyebilsinler. Bu sene geldi fidanını getirdi, seneye belki bir daha meyvesini toplamaya gelsin istiyoruz. Çevremizi de güzelleştirmek istiyoruz" şeklinde konuştu.

ŞEHİR STRESİNDEN KAÇAN AİLELERİN YENİ ROTASI
Çiftliğin sunduğu bu eşsiz deneyim, özellikle çocuklarını doğayla buluşturmak isteyen ailelerden büyük ilgi görüyor. Yıllık iznini değerlendirmek için Adana’dan gelen Yusuf Koştur, "Sakın bir hayat. Çok memnun kaldık, beğendik. Merakı olanlara tavsiye ederim, stres atmak için güzel oluyor" derken, eşi Ayşe Koştur ise duyduğu memnuniyeti şu ifadelerle aktardı:
"Çocuklar betonların arasında yaşadıkları için burada toprakla buluşsun istedik. Zaten buranın amacı da insanla toprağı buluşturmak. Timur Bey'in yaptığı çok güzel bir şey. Diğer çocuklarımı getiremedim. Küçük oğlumla geldik, bir şeyleri eliyle toplaması çok hoşumuza gidiyor. Bahçeden kendi elimizle kabak, salatalık, biber topladık. Onlarla kahvaltı hazırladık."






