Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “En büyük eserim” dediği Türkiye Cumhuriyeti 103’üncü yaşını kutlarken, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı çetin yıllarda Konya’nın üstlendiği hayatî rol, tarihin altın sayfalarındaki yerini koruyor. İşgaller, yokluklar ve dahili çalkantılarla sınanan Millî Mücadele yıllarında stratejik konumu ve fedakâr halkıyla öne çıkan kadim şehir, Cumhuriyet’in harcını karma görevini üstlendi.

DEMİRYOLLARININ KAVŞAĞINDA STRATEJİK LOJİSTİK ÜSSÜ

1918 sonrası Anadolu’nun dört bir yanının işgal edildiği dönemde Konya; İstanbul, Adana ve İzmir’i birbirine bağlayan demiryolu ağının merkezinde yer almasıyla Millî Mücadele’nin kader belirleyici noktalarından biri oldu. İtalyan işgal güçlerinin baskılarına ve cephe gerisini zaafa uğratmak isteyen kışkırtmalara rağmen kent; Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kurulması ve Fahrettin Altay komutasındaki 12. Kolordu’nun kararlı duruşu sayesinde kısa sürede Batı Cephesi’nin kalbi haline geldi.

Sivaslı Ali Kemali Efendi gibi yerel aydınların, İmalat-ı Harbiye atölyelerindeki ustaların ve cepheye cephane taşıyan Konyalı kadınların gösterdiği mukavemet, Ankara’da yükselen bağımsızlık sesine güç kattı.

GARP CEPHESİ’NİN DEPOSU VE BASININ KUVVET YOLU: ÖĞÜT GAZETESİ

Büyük Taarruz’a hazırlanan Türk ordusunun ihtiyaç duyduğu mühimmat, iaşe, giyim ve tıbbi malzemeler Konya’da toplanarak cephe hattına sevk edildi. Kentte kurulan askerî hastaneler, yaralı askerlerin şifa bulduğu en büyük sığınak oldu.

Mücadelenin fikrî boyutunda ise Konya, basın tarihi açısından tarihi bir misyon yüklendi. Afyonkarahisar’dan Konya’ya taşınarak yayın hayatına burada devam eden Öğüt gazetesi, Millî Mücadele’nin haklılığını hem Anadolu’ya hem de dünyaya duyuran en etkili seslerden biri olarak Cumhuriyet fikriyatının olgunlaşmasında büyük rol oynadı.

ZORLUKLARI AŞAN ASIRLIK SADAKAT

Konya'ya bu sabah bereket yağdı!
Konya'ya bu sabah bereket yağdı!
İçeriği Görüntüle

Delibaş İsyanı gibi çetin iç sınamalara ve bölgedeki tüm olumsuz şartlara rağmen Konyalıların sergilediği basiret, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilen desteğin sarsılmamasını sağladı.

29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet; yalnızca karar meclislerinde değil, Konya gibi cephenin yükünü sırtlayan Anadolu şehirlerinin alın teri ve kararlılığı sayesinde kuruldu. Kuruluşunun 103. yılında Türkiye Cumhuriyeti, bu topraklarda verilen büyük emeğin ve kahramanlığın mirasıyla geleceğe emin adımlarla yürümeye devam ediyor.

Muhabir: Ali Emir Arslan