KÜLTÜR YÜRÜYÜŞÜNDE 33 YILLIK İSTİKRAR
Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi, D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’nde düzenlediği anlamlı programla şehrin kültürel hafızasına unutulmaz bir not daha düştü. Karatay Belediyesi’nin güçlü destekleriyle gerçekleşen ve Selçuk Üniversitesi Mevlâna Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nuri Şimşekler’in koordine ettiği etkinliğe, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs konuşmacı olarak katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, şubenin 33 yıldır kesintisiz olarak kültür hizmeti verdiğini ve 2002 yılından bu yana programları planlı bir takvim dahilinde yürüttüklerini hatırlattı. Kültür hazinesini yeni isim ve konularla zenginleştirdiklerini belirten Köseoğlu, sözü Fuzûlî’nin aşka dair eşsiz beyitleriyle akademisyen Büyükelçi Örs’e bıraktı.

DİVÂN-I KEBÎR’İN YENİ TERCÜMESİ YENİ NESİLLE BULUŞACAK
Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca ise TYB Konya Şubesi ile birlikte yürüttükleri ortak projelerin şehir hayatına kattığı estetiğe değindi. Gelenekselleşen Mevlâna Şiir Şöleni’ni bu yıl da Mevlâna Gül Bahçesi’nde büyük bir coşkuyla icra edeceklerinin müjdesini veren Başkan Kılca, Hz. Pir’in ölümsüz eseri Divân-ı Kebîr’in yeni nesil tarafından rahatça anlaşılabilmesi için devasa bir çalışma yürüttüklerini açıkladı. Eserin günümüz diline uygun yeni tercümesinin tamamlanmak üzere olduğunu belirten Kılca, çok yakın bir tarihte geniş kapsamlı bir lansman ile bu çalışmayı tüm dünyaya tanıtacaklarını ifade etti.
MESNEVÎ 13. YÜZYIL KONYA’SININ CANLI BİR AYNASIDIR
Programın düzenleyicisi Prof. Dr. Nuri Şimşekler, Mevlâna Celaleddin-i Rumi'nin temel eserleri olan Mesnevî ve Divan-ı Kebir'in sadece dini ve edebi metinler olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Bu eserlerin yazıldığı dönemin sosyal yapısını, psikolojisini ve yaşam tarzını günümüze ulaştıran benzersiz birer sivil tarih belgesi olduğunu aktaran Şimşekler, satır araları iyi okunduğunda 13. yüzyıl başkenti Konya’nın mahallelerinden sokaklarına, esnaflarından giyim kuşam ve yemek kültürüne kadar her türlü folklorik materyalin bu kaynaklarda canlı bir şekilde yaşadığını vurguladı. Şimşekler, Mevlâna’nın içi boş sloganlara, ticarete ve reklama kurban edilmemesi durumunda eserlerinin sosyologlar ve psikologlar için eşsiz birer maden olduğunu sözlerine ekledi.
İNSANI HAMLIKTAN PİŞMEYE GÖTÜREN İLAHİ KÖPRÜ
Konferansın ana temasını oluşturan aşk kavramının tasavvufi boyutlarını ele alan Prof. Dr. Derya Örs, Divan-ı Kebir’de işlenen aşkın tamamen dikey bir boyutta olduğunu, yani kulun doğrudan Yaratıcı’ya duyduğu sonsuz bağlılığı ifade ettiğini söyledi. Aşkın insanı hamlıktan pişmeye, pişmekten ise yanmaya götüren ilahi bir köprü olduğunu belirten Prof. Dr. Örs, maddiyatçılık girdabında kaybolan modern insan için Mevlâna’nın seslenişinin saf bir ruhsal arınma formülü sunduğunu kaydetti. Divan-ı Kebir’in Mesnevî’den farklı olarak Şems-i Tebrizî ile buluşmanın getirdiği muazzam bir coşku, ritim ve musiki barındırdığını ifade eden Örs, bu evrensel gücün insan ruhunu doğrudan yakaladığını belirtti.
"BÜYÜK MEDENİYETLER BÜYÜKLERİNİ UCUZA VERMEZLER"
Konuşmasının son bölümünde günümüz toplumuna yönelik çok sert bir öz eleştiri dalgası başlatan Prof. Dr. Derya Örs, Mevlâna isminin turistik ve ticari kaygılarla metalaştırılmasına isyan etti. Konya gibi kutsal bir şehirde Mevlâna isminin pideye, şekere, hediyelik eşyaya, takke ve tespihe indirgenerek değersizleştirilmesini eleştiren Örs, büyük medeniyetlerin kendi alim ve ariflerini küçük pahalar uğruna bu kadar ucuza harcamayacağını vurguladı. Yıllardır anma programları yapılmasına rağmen Hz. Pir’i anlamak ve doğru kanallardan anlatmak konusunda toplumun büyük bir eksiklik içinde olduğunu söyleyen Örs, bu devasa manevi hazinenin bakkal dükkanı mantığıyla tüketilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
GECENİN ANISINA ANLAMLI KİTAP TAKDİMİ
Ehil olmayan kişilerin çektiği filmler, Şems-i Tebrizî dostluğunun yanlış aktarılan yönleri ve uzman danışmanlık mekanizmasının önemi gibi can alıcı soruların yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından program ödül takdimleriyle taçlandı. Prof. Dr. Derya Örs'e, Hz. Mevlâna’nın torunlarından Uzm. Dr. Bahaüddin Taha Hidayetoğlu ve TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu tarafından Katılım Beratı takdim edildi. Program sonunda Konya Büyükşehir Belediyesi yayınlarından çıkan ve Prof. Dr. Derya Örs’ün imzasını taşıyan “Nefis Kapısından Aşk Tapısına” isimli Divan-ı Kebir seçkisi tüm katılımcılara hediye edildi.





