Bölgenin kültürel zenginliğini gelecek nesillere aktarmak ve geçmişin sıcak hatıralarını canlandırmak isteyen bir gencin girişimiyle, geleneksel düğün merasimlerinde uygulanan takkalı gelin adeti aslına uygun olarak yeniden canlandırıldı. Teknolojinin ve modern düğün trendlerinin hızla yayıldığı günümüzde, geçmişin manevi değerlerine sahip çıkılan bu özel anlar, hem davetliler hem de çevre sakinleri tarafından büyük bir ilgi ve hayranlıkla karşılandı.
Geçmişte düğünlerin vazgeçilmez bir parçası olan ancak zamanla seyrelen bu ritüelin merkezinde, tamamen yöresel motiflerle bezenmiş kıyafetler yer aldı. Genç kızın evliliğe adım attığı bu en özel günde, modern gelinliklerin yerine bölgenin tarihini yansıtan el emeği göz nuru giysiler tercih edildi. Bu tarihi dokunun en dikkat çekici unsurunu ise gelinin yüzünü tamamen kapatacak şekilde tasarlanan ve geleneğe ismini veren özel başlık oluşturdu.

SOKAKTA COŞKULU YÖRESEL OYUNLAR VE BEREKET SAÇAN GELENEKLER
Gelin alma merasimi için kız evinin kapısına gelen damat ve yakınları, dualar eşliğinde gelini evinden çıkardı. Ancak bu aşamadan sonra alışılagelmiş modern törenlerin aksine, Beyşehir’in eski sokak kültürünü yansıtan adımlar devreye girdi. Yöresel oyun havalarının çalmaya başlamasıyla birlikte, yeni evli çift mahalle sakinlerinin alkışları arasında sokağın ortasında kısa bir süre karşılıklı oynadı. Bölgenin ritmini ve neşesini yansıtan bu halk oyunları, mahallede adeta eski bayramların ve düğünlerin havasını estirdi.
Oyun havasının tamamlanmasının ardından, evliliğin haneye huzur, bolluk ve bereket getirmesi amacıyla asırlardır sürdürülen anlamlı bir ritüel gerçekleştirildi. Damat, gelinin başının üzerinden çevreye doğru bozuk para, şeker ve buğday taneleri saçtı. Eski inanışlara göre paranın maddi gücü ve refahı, şekerin evlilikteki tatlılığı ve muhabbeti, buğdayın ise toprağın ve yuvanın bereketini simgelediği bu geleneksel anlarda, sokaktaki çocuklar ve davetliler saçılan ikramları toplamak için birbiriyle yarıştı.

ÜSTÜ AÇIK ARAÇLA GELENEĞE UYGUN YOLCULUK
Merasimin son bölümünde ise gelinin yeni yuvasına doğru hareketi için geçmiş dönemin şartlarını modern dünyaya uyarlayan bir yöntem seçildi. Gelin arabası olarak hazırlanan üstü açık araç, bu nostaljik yolculuğun en renkli sahnelerinden birine ev sahipliği yaptı. Beyşehir’in köylerinde geçmişte at arabalarıyla yapılan gelin alaylarını andıran bu yolculukta, gelinin yanına köyün genç kızları da eşlik etti.
Konvoy eşliğinde ilçenin caddelerinden geçen üstü açık gelin arabası, çevredeki vatandaşların da yoğun ilgisini çekti. Takkalı gelini ve yöresel kıyafetler içindeki gençleri gören Beyşehirliler, el sallayarak ve alkışlarla bu anlamlı girişime destek verdi. Kültürel mirasın korunması adına büyük bir farkındalık oluşturan bu düğün, eski geleneklerin doğru bir vizyonla günümüze taşındığında ne kadar estetik ve anlamlı bağlar kurabileceğini bir kez daha kanıtlamış oldu.





