Toplumsal yapıyı ve gençliği derinden tehdit eden madde bağımlılığı illeti, Konya'da kaygı verici boyutlara ulaştı. Konya'daki sivil toplum camiasının tanınan isimlerinden olan, eski sivil toplum kuruluşu yöneticilerinden İbrahim Türk, tehlikenin ulaştığı ürpertici noktayı gözler önüne serdi. Geçmişte beldeden veya mahalleden uzak görülen bu felaketin artık her evin kapısını tehdit ettiğini vurgulayan Türk, durumun sadece güvenlik güçlerinin mücadelesiyle çözülemeyecek kadar devasa bir toplumsal meseleye dönüştüğünü ifade etti.

Saha gözlemlerine ve gayrı resmi verilere dayanan tablonun vahametini paylaşan deneyimli sivil toplumcu, kullanım yaşının henüz oyun çağındaki 12 yaş seviyesine kadar gerilediğine dikkat çekti. Çocukların esrar, eroin, kokain, metamfetamin ve sentetik türevlerin pençesine düşmesinin büyük bir kriz olduğuna işaret edilerek, tehlikenin sınıf, statü ya da mahalle ayrımı gözetmediği vurgulandı.
KİMSE GÜVENDE DEĞİL, TANINMIŞ AİLELER VE AKADEMİSYEN ÇOCUKLARI DAHİL!
Toplumda yerleşmiş olan "bu felaket sadece belirli kesimleri vurur" algısının tamamen yıkıldığına dikkat çekilen değerlendirmelerde, uyuşturucu kıskacının kentin en varlıklı ailelerinden akademisyen, eğitimci ve kanaat önderlerinin çocuklarına kadar uzandığı belirtildi. Konya genelinde bağımlılıkla mücadele eden birey sayısının gayrı resmi tahminlere göre 150 bin seviyelerine ulaştığı konuşulurken, bu rakamın orta büyüklükte bir şehir nüfusuna denk geldiği ifade edildi.
Ailelerin genellikle durum kontrolden çıktıktan sonra felaketi fark ettiğini belirten Türk, çocukların ders başarısındaki düşüş, davranış değişiklikleri ya da eve yabancılaşması sonrası hekim kapılarında servet harcandığını ancak bağımlılığın ruhsal ve bedensel etkileri nedeniyle geri dönüşün son derece zorlaştığını dile getirdi.

TALEBİ BİTİRECEK OLAN TOPLUMSAL DİNAMİKLERDİR
Emniyet teşkilatının sokaklarda ve okul çevrelerinde torbacılara karşı kesintisiz operasyonlar yürüttüğünü ve canla başla çalıştığını kaydeden İbrahim Türk, mücadelenin sadece polis eliyle yürütülmesinin eksik kalacağını belirtti. Güvenlik güçleri bir satıcıyı yakalasa dahi pazardaki talep devam ettiği sürece yerinin kısa sürede doldurulduğuna dikkat çekilerek, asıl amacın maddeye olan talebi sıfırlamak olması gerektiği aktarıldı.
Talebin yok edilmesi noktasında sadece ön cephede savaşan kolluk kuvvetlerine güvenmek yerine toplumsal mekanizmaların derhal devreye sokulması gerektiği savunuldu.

SEFERBERLİK ÇAĞRISI: AİLE, OKUL, CAMİ VE MEDYA EL ELE VERMELİ
Bağımlılık salgınına karşı toplumsal arka cephenin tahkim edilmesi amacıyla çok yönlü bir eylem planı sunuldu. Ailelerin çocuklarıyla olan bağlarını güçlendirmesi, gece geç saatlerdeki aktivitelerini takip etmesi ve evdeki iletişim kanallarını açık tutması gerektiği vurgulandı. Evinde huzur ve sohbet bulamayan gençlerin sokaktaki ağların avı haline geldiğine dikkat çekildi.




