Şehrin tarihi dokusunu ve kültürel mirasını geleceğe taşımayı amaçlayan çok ortaklı ve devasa bir akademik organizasyon dizisinin ilk halkası, görkemli bir buluşmayla start aldı. Yerel yönetimlerin vizyoner liderliği ve Türkiye’nin köklü üniversitelerinin bilimsel iş birliğiyle hayata geçirilen bu büyük buluşma, Selçuklu mirasını uluslararası arenada yeniden konumlandırmayı hedefliyor. Şehrin sembol yapılarından birinde gerçekleştirilen açılış programı, bürokrasiden akademiye kadar çok sayıda saygın ismi bir araya getirirken, ortaya konan vizyonun büyüklüğü kültür sanat camiasında geniş yankı uyandırdı.
YİRMİ YILLIK BÜYÜK MEDENİYET PROJESİNİN İLK DURAĞI KONYA OLDU
Anadolu topraklarında Türk-İslam kültürünün köklerini salan Selçuklu Devleti’ni; askeri yapısından sosyal dokusuna, edebiyatından bilimsel hamlelerine kadar her alanda derinlemesine inceleyecek uzun soluklu bir akademik takvim planlandı. Toplamda yirmi yıla yayılması öngörülen ve her iki yılda bir farklı bir tematik odakla gerçekleştirilecek olan uluslararası sempozyum serisinin ilk organizasyonuna Konya ev sahipliği yapıyor. Bu ilk buluşmanın ana eksenini ise devletlerin varoluşsal reflekslerini oluşturan siyaset, diplomasi ve istihbarat mekanizmaları oluşturuyor. Ulusal ve uluslararası ölçekte yüzlerce bilim insanının tebliğleriyle katkı sunacağı bu uzun soluklu bilimsel seferberlik, geçmişin köklü yönetim tecrübesini modern çağın dinamikleriyle yeniden yorumlamayı amaçlıyor.

SOKAKLARINDA 1200'LÜ YILLARIN YAŞADIĞI PAYİTAHTTA BİLİMSEL HEYECAN
Akademik kurul temsilcileri, Konya'nın coğrafi ve tarihi olarak bu tarz bir sempozyuma ev sahipliği yapmasının tesadüf olmadığını, şehrin her bir caddesinde bu büyük mirasın izlerinin canlı olarak görülebildiğini ifade ediyor. Kent merkezinde atılacak küçük bir turun bile insanı bir anda yüzlerce yıl öncesinin Selçuklu atmosferine götürebildiğini belirten tarihçiler, bu durumun hem araştırmacılar hem de şehirde yaşayanlar için çok büyük bir kültürel şans olduğunu vurguluyor. Sempozyum kapsamında sunulacak özgün bildirilerin ve yapılacak bilimsel tartışmaların, sadece kütüphane raflarında kalmayıp günümüz idari ve sosyal yapısına da rehberlik edecek nitelikte yapılandırılması hedefleniyor.
SELÇUKLU DEVLET AKLI GÜNÜMÜZ DÜNYASINA IŞIK TUTUYOR
Uzmanlar, Selçuklu medeniyetinin sadece askeri zaferlerle sınırlandırılamayacak kadar derinlikli bir adalet, estetik ve idari yönetim aklına sahip olduğunu hatırlatıyor. Tarihin sadece geçmiş kronolojileri aktaran kuru bir bilgi yığını olmadığı, aksine bugünün küresel sorunlarına çözüm üretebilecek köklü bir hafıza sunduğu sempozyumun temel mottolarından birini oluşturuyor. Türkistan'dan başlayıp Anadolu'nun içlerine kadar uzanan bu köklü tarih yolculuğunun kalbinin attığı bu topraklarda, istihbarat ve diplomasi gibi devletler arası hassas dengelerin nasıl yönetildiğinin anlaşılması, Selçuklu devlet aklının sırlarını da gün yüzüne çıkarıyor.

GEÇMİŞ VE GELECEK ARASINDA KURULAN AKADEMİK KÖPRÜ
Konuşmaların hemen ardından başlayan oturumlarda, alanında otorite kabul edilen yerli ve yabancı profesörler, Selçuklu'nun dış politika stratejileri, elçi kabulleri ve gizli haber alma ağları üzerine hazırladıkları en güncel araştırmaları meslektaşlarıyla paylaştı. Bu sempozyum dizisi, Selçuklu araştırmalarına tamamen yeni ve taze bir ufuk kazandırırken, aynı zamanda gelecek nesillerin kendi kökleriyle kuracağı bağın bilimsel zeminini inşa ediyor. Katılımcı üniversitelerin ve akademisyenlerin ortak kararlılığıyla, yirmi yıl boyunca devam edecek olan bu kültür ve bilim hareketi, Türkiye'nin uluslararası akademik prestijine de çok ciddi bir katma değer sunmaya kararlı görünüyor.






