Bölge ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından kritik adımların atılması gerektiğine işaret eden Türker, işletmelerin mevcut koşullar altında varlıklarını korumakta zorlandığını dile getirdi. Konya’nın tek başına sadece yerel ölçekte değil, ülke genelindeki iktisadi çarkların dönmesinde de stratejik bir rol üstlendiğini kaydeden Ahmet Türker, üretim alanındaki gücün zayıflamasının tüm toplumsal tabakaları olumsuz etkileyeceğini savundu. Artan işletme maliyetlerinin sanayi sitelerinden organize sanayi bölgelerine kadar her noktada hissedildiğini aktaran Türker, piyasadaki durgunluk ve yüksek kredi giderlerinin işletme sermayelerini ciddi oranda erittiğini vurguladı.

ÜRETİM GÜCÜNÜN KORUNMASI MESELESİ BÜTÜN TOPLUMU YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR
Küçük esnaftan dev sanayi kuruluşlarına kadar geniş bir kesimin benzer finansal darboğazlardan geçtiğini belirten Ahmet Türker, işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmek, çalışanlarının mali haklarını ödeyebilmek ve borç yükünü yönetebilmek adına yüksek bedelli finansman kaynaklarına yönelmek mecburiyetinde kaldığını ifade etti. Sanayicinin hammadde fiyatları, enerji faturaları ve erişilmesi zor kredi imkânları arasında sıkıştığını kaydeden Türker, durumun tekil bir kriz olmaktan çıkıp kentsel bir üretim meselesine dönüştüğünü vurguladı.
Finansal yüklerin taşınamaz boyuta ulaşmasının üretimin gerilemesine, planlanan yatırımların durdurulmasına ve istihdam olanaklarının daralmasına yol açacağını dile getiren Türker, bu zincirleme reaksiyonun nihai faturasını tüm ülkenin ödeyeceğini hatırlattı. Kamunun temel sorumluluğunun iktisadi zorlukları izlemekle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Türker, katma değer üreten ve istihdam sağlayan kesimlerin desteklenmesi, önlerindeki engellerin kaldırılması gerektiğinin altını çizdi.
EKONOMİ YÖNETİMİNE MASA BAŞI DEĞERLENDİRMELERİNDEN SIYRILMA MESAJI
İktisadi göstergelerin sadece teorik veri tablolarından ibaret görülemeyeceğini ve sahadaki reel durumun çok daha farklı bir tablo sunduğunu ifade eden Ahmet Türker, karar vericilerin doğrudan ticaretin kalbinin attığı alanlarda inceleme yapması gerektiğini belirtti. Rakamların ötesine geçilerek çarşı pazarın, imalathanelerin ve organize sanayi bölgelerinin ziyaret edilmesini öneren Türker, işletmelerin defterlerine, bilançolarına ve gerçek maliyet hesaplarına bakılması çağrısında bulundu.
Konya genelinde istihdam kapılarını açık tutabilmek ve kepenk indirmemek adına büyük bir mücadele veren binlerce girişimcinin sesi olmak için bu çıkışı yaptıklarını söyleyen Türker, ekonomi kurmaylarının masa başındaki raporlar yerine sahada birebir tecrübe edilen gerçeklikleri dikkate alması gerektiğini savundu.
BÖLGE EKONOMİSİNİ RAHATLATACAK KAPSAMLI ÇÖZÜM VE DESTEK BAŞLIKLARI
Konya’nın sınai ve ticari potansiyelini muhafaza edebilmesi adına acil müdahale planının devreye sokulması gerektiğini savunan Anahtar Parti Konya İl Başkanlığı, ekonomi yönetimi tarafından hızla hayata geçirilmesi gereken stratejik başlıkları belirledi.
İşletmelerin sıcak para ihtiyacını karşılayabilmesi için KOBİ odaklı, düşük maliyetli ve kolay erişilebilir finansman kanallarının derhal açılması hedefleniyor. Bununla birlikte sanayi üretimindeki en büyük gider kalemleri arasında yer alan enerji maliyetlerinin geriye çekilmesi ve kredi faizlerinin makul seviyelere indirgenmesi talep ediliyor. Reel sektörün ödeme gücü göz önünde bulundurularak vergi ve SGK prim yüklerinde yeni bir düzenlemeye gidilmesi, işletmelerin nefes alması açısından şart görülüyor.
İhracat odaklı çalışan, mevcut istihdamını koruyan ve imalatını kesintisiz sürdüren firmalara yönelik uzun vadeli teşvik mekanizmaları ile güçlü destek paketlerinin devreye sokulması isteniyor. Ayrıca küçük ve orta ölçekli işletmelerin dev finans kuruluşları ile küresel aktörler karşısındaki pazarlık gücünü artıracak, haksız rekabetin önüne geçecek yasal çerçevenin oluşturulması gerektiği vurgulanıyor.
Üretim eksenli bir iktisat modelinin kararlılıkla savunulduğunu belirten Ahmet Türker, Konya sanayisinin ve esnafının güçlenmesinin doğrudan doğruya Türkiye ekonomisinin güçlenmesi anlamına geldiğini ifade ederek, kentin alın terinin yüksek finansman baskısı altında kaybolmasına izin vermeyeceklerini dile getirdi.





