KONYA OVASI’NDA YAĞIŞ BEREKETİ VE 20 MİLYAR LİRALIK DEV TASARRUF
Geçen yıl yaşanan şiddetli kuraklığın ardından, bu sezon mayıs ayı sonuna kadar kaydedilen yüzde 90’lık yağış artışı ve barajlardaki doluluk oranının yüzde 75’e yükselmesi, tarımsal verimliliği zirveye taşıdı. Bu iklimsel toparlanma, sulama ve enerji maliyetlerinde devasa bir hafifleme sağladı. Doğal yağışların ideal zamanlaması sayesinde Türkiye genelinde 200 milyar TL’lik bir finansal yük çiftçinin sırtından kalkarken; bu stratejik avantajın en büyük hissedarı, sulu tarım yapılan 600 bin hektarlık alanıyla 20 milyar TL enerji tasarrufu sağlayan Konya Ovası oldu. TÜİK verileri ışığında, ülke genelindeki buğday üretiminin bu yıl 23-24 milyon tona ulaşarak tarihi bir rekor kırması bekleniyor.

AÇIKLANAN FİYATLAR KONYA ÇİFTÇİSİNİN BEKLENTİSİNİN ALTINDA KALDI
2 Haziran 2026 günü Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan müdahil alım fiyatları, Konya’da üretim yapan çiftçiler ve piyasa aktörleri tarafından yetersiz bulundu. İkinci grup buğday alım fiyatı ton başına 16.500 TL (yüzde 22 artış) olarak belirlenirken, şu an serbest piyasada fiyatların 17.000 TL seviyelerinde olması açıklanan rakamı kadük bıraktı. Arpa alım fiyatı ise ton başına 12.750 TL (yüzde 15 artış) olarak açıklanarak, tonu 15.000 TL’yi bulan serbest piyasa fiyatlarının çok altında kaldı. Belirlenen bu fiyatlar, devletin ortaya koyduğu yıllık enflasyon hedefinin altında kalarak sürdürülebilir tarımsal üretimi riske attı.
"TEK FİYAT" MODELİ MUTFAKTAKİ ENFLASYONU VE KAYIT DIŞILIĞI TETİKLİYOR
Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, 2024 yılındaki "fiyat + prim" sisteminden vazgeçilip 2025 ve 2026 yıllarında tüm mali yükün hammadde alıcısına yıkıldığı "tek fiyat" modeline geçilmesinin ağır sonuçları olacağını belirtti. Devletin bütçeden karşıladığı fark ödemesini (primini) sıfırlaması; un sanayisinde ekmek ve makarna maliyetlerini, yem sanayisinde ise et ve süt fiyatlarını artırarak doğrudan tüketiciye gıda enflasyonu olarak yansıyor.
![]()
Ayrıca geçmişte çiftçinin primi alabilmek için müstahsil makbuzu ibraz etme zorunluluğu bulunuyordu ve bu durum tarımsal ticareti kayıt altında tutuyordu. Yeni sistemde bu motivasyonun ortadan kalkması, sanayiden perakendeye uzanan zincirleme bir kayıt dışılık dalgası yaratma ve devleti ciddi bir stopaj/vergi kaybı tehlikesiyle karşı karşıya bırakma riski taşıyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM İÇİN KONYA’DAN ÇAĞRI: EK DESTEK ŞART
Konya Ovası'ndaki bu büyük üretim potansiyelinin kalıcı bir ekonomik ve diplomatik güce dönüşmesi için acil adımlar atılması gerekiyor. Tarımsal desteklerin masrafların yapıldığı üretim sezonu içerisinde ödenmesi, TİGEM’in özel sektörü ezen fiyat politikasından vazgeçmesi ve yüzde 20 stratejik stok kuralının yasallaşması elzem olarak görülüyor. Açıklanan fiyatların yarattığı hayal kırıklığını gidermek ve üretimi sürdürülebilir kılmak adına, belirlenen fiyatlara ek olarak buğdayda kilogram başına 2 TL, arpada ise 4 TL fark desteği (prim) verilmesi piyasanın tek çözüm beklentisi olarak öne çıkıyor.



