Sosyal güvenlik sisteminde çalışanların gelecekteki emeklilik haklarını belirleyen en kritik unsurlardan biri Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan kazanç bildirimleridir. Türkiye'deki mevcut emeklilik mevzuatı uyarınca bireylerin alacakları emekli maaşının miktarı yalnızca çalışılan gün sayısına bağlı olarak şekillenmemektedir. Çalışma hayatı boyunca işveren tarafından SGK'ya beyan edilen ve Prime Esas Kazanç olarak adlandırılan toplam tutar emekli aylığı hesaplamasında ana parametre konumundadır. Bu durum çalışanların bordrolarında yer alan tüm kalemlerin kuruma doğru ve eksiksiz yansıtılmasını son derece vital kılmaktadır.
Piyasada sıklıkla karşılaşılan maaşın asgari ücretten gösterilmesi veya prim ile ikramiye gibi ek ödemelerin kayıt dışı tutulması durumu emeklilik döneminde ciddi gelir kayıplarına zemin hazırlamaktadır. Çalışanın eline geçen reel ücret ile resmi kayıtlarda yer alan rakamlar arasındaki fark büyüdükçe ileride bağlanacak emekli aylığı da aynı oranda düşmektedir. Sadece taban ücretin değil mesai ücretleri ve ikramiyelerin de prime dahil edilmesi gelecek yatırımı açısından büyük değer taşımaktadır. Dolayısıyla çalışanların emeklilik birikimlerinin erimemesi adına çalışma dönemi boyunca SGK bildirimlerini düzenli kontrol etmeleri gerekmektedir.
Prime Esas Kazanç Tutarı Emekli Maaşı Belirlemede En Önemli Etkendir
Emeklilik planlaması yapan sigortalıların büyük bölümü sadece prim gün sayısını doldurmaya odaklanmaktadır. Oysa Sosyal Güvenlik Kurumu sisteminde prim gün sayısının yanı sıra yatırılan primlerin miktarı yani kazanç seviyesi çok daha belirleyici bir fonksiyona sahiptir. Çalışma süresi boyunca kuruma bildirilen toplam kazanç tutarı ne kadar yüksek olursa emekli olunduğunda bağlanacak aylık da o derece tatmin edici seviyelere ulaşmaktadır. Düşük kazanç bildirimi yapıldığı takdirde uzun yıllar çalışılmış olsa dahi emekli maaşı beklenenin çok altında kalmaktadır.
İşverenlerin maliyetleri azaltmak amacıyla gerçek ücret yerine daha düşük tutarlar üzerinden bildirim yapması sigortalıların gelecekteki yaşam standartlarını doğrudan tehdit etmektedir. Özellikle yüksek maaş alan çalışanların brüt ücretlerinin sisteme eksik yansıtılması ilerleyen yıllarda telafisi son derece güç olan finansal kayıplar oluşturmaktadır. Bu nedenle çalışanların emeklilik hayallerini gerçeğe dönüştürebilmeleri için Prime Esas Kazanç rakamlarının doğruluğuna azami dikkat göstermeleri hayati önem taşımaktadır. Sigortalılar her ay e-Devlet platformu üzerinden hizmet dökümlerini inceleyerek kazançlarının tam yatıp yatmadığını denetleyebilmektedir.
Fazla Mesai Ve Ek Ödemelerin Bordroda Gösterilmesi Gerekmektedir
İş Kanunu hükümleri doğrultusunda haftalık 45 saati aşan her türlü çalışma fazla mesai olarak tanımlanmakta ve özel bir ücretlendirmeye tabi tutulmaktadır. İşçinin alın teri karşılığı hak ettiği bu fazla çalışma ücretlerinin yalnızca elden ödenmesi veya bordroya dahil edilmemesi büyük bir hak kaybına yol açmaktadır. Meblağ ne olursa olsun fazla mesai ücretleri, performans primleri, ikramiyeler ve prime esas diğer tüm ek ödemelerin resmi bordroya eklenerek Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi kanuni bir zorunluluktur.
Ek ödemelerin SGK bildirimine dahil edilmesi çalışanın emeklilik hesabındaki ortalama kazancını doğrudan yükselten bir etkendir. İşverenlerin ek ödemeleri kayıt dışı bırakması durumunda sigortalılar hem kısa vadede kıdem tazminatı haklarında kayba uğramakta hem de uzun vadede emekli maaşlarının düşmesine razı olmak zorunda kalmaktadır. İşçilerin her ay yayınlanan ücret pusulalarını detaylıca kontrol ederek mesai saatleri ile ödenen tutarların birbiriyle örtüşüp örtüşmediğini denetlemesi gerekmektedir. Eksik bildirilen her bir fazla mesai kalemi emeklilik döneminde aylıktan kesilen bir miktar para anlamına gelmektedir.
Hak Kaybı Yaşayan Çalışanlar İçin Yasal Başvuru Yolları Açıktır
Çalıştığı iş yerinde ücreti eksik gösterilen veya fazla mesai ödemeleri Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen çalışanlar için mevzuatta çeşitli hak arama mekanizmaları bulunmaktadır. İşverenin kanuna aykırı uygulamalarını tespit eden sigortalılar öncelikli olarak ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi üzerinden durumu bildirebilmektedir. Yapılan ihbarlar doğrultusunda Sosyal Güvenlik Kurumu denetmenleri iş yerinde inceleme başlatarak geriye dönük kazanç tespitleri gerçekleştirebilmektedir.
Bunun yanı sıra çalışanlar doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu il veya ilçe müdürlüklerine başvuruda bulunabileceği gibi Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine de yazılı dilekçe verebilmektedir. Anlaşmazlığın idari yollarla çözülemediği durumlarda ise iş mahkemelerinde hizmet tespiti davaları açılabilmektedir. Hizmet tespiti davaları sayesinde geçmişe dönük eksik bildirilen kazançlar yargı kararıyla tamamlatılabilmekte ve emekli aylığı hesaplamaları yeniden güncellenebilmektedir. Çalışanların bu süreçte ellerindeki bordro, banka dekontu veya puantaj cetveli gibi belgeleri muhafaza etmeleri büyük avantaj sağlamaktadır.
Bilinçli Takip Emeklilikte Gelir Güvencesi Sağlamaktadır
Çalışma hayatı devam ederken yapılan küçük ihmaller emeklilik döneminde telafisi imkansız ekonomik zorluklara dönüşebilmektedir. Sigortalıların Sosyal Güvenlik Kurumu sistemindeki kayıtlarını rutin aralıklarla takip etmesi gelecekteki emekli aylıklarının güvencesidir. Her ay düzenli olarak kontrol edilen e-Devlet hizmet dökümleri sayesinde işverenlerin olası usulsüzlükleri erkenden fark edilerek gerekli yasal süreçler zaman kaybetmeden başlatılabilmektedir.
Gelecekte rahat bir emeklilik dönemi geçirmek isteyen bireylerin bugünden haklarına sahip çıkması şarttır. Maaşın brüt tutarı, prim ödemeleri, ek tazminatlar ve fazla mesai kazançlarının tamamının sisteme %100 oranında doğru yansıtılması gerekmektedir. İşverenlerin vergi ve prim yükünü hafifletme amacıyla sunduğu kayıt dışı tekliflere karşı durmak çalışanların kendi geleceklerini korumaları adına en kritik adımdır.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




