Sürdürülebilir Kalkınma, Karbon Piyasaları ve İleri Teknolojiler Uzmanı Dr. Gözde Koygun, Avrupa Birliği’nin (AB) iklim politikasının en temel sacayaklarından biri olan Emisyon Ticaret Sistemi’nde (EU ETS) başlattığı yeni düzenleme sürecini mercek altına aldı. 23 Eylül 2026 tarihinde AB Konseyi Daimi Temsilciler Komitesi, Piyasa İstikrar Rezervi (MSR) kapsamında tutulan emisyon tahsisatlarının geçersiz kılınmasına dair kuralların esnetilmesi ve yeniden yapılandırılması amacıyla Avrupa Parlamentosu ile yürütülecek müzakere pozisyonunu onayladı. Yapısal adımların küresel ticaretteki tüm aktörleri etkileyeceğini belirten Koygun, MSR mekanizmasının arz ve talep arasındaki dengesizlik riskini düşürmek ve sistemi iktisadi dalgalanmalara karşı korumak için tasarlanmış ana mekanizma olduğunu aktardı.

Dr Koygun

"KARBON FİYATINDAKİ OYNAKLIĞIN ETKİLERİNİN AZALTILMASI AMAÇLANIYOR"

Konsey tarafından kabul edilen metinde yer alan detaylara değinen Dr. Gözde Koygun, rezervdeki tahsisatların geçersiz kılınma şartlarında yeni eşiklerin belirlendiğini ifade etti. Taslağa göre rezervde 400 milyonun üzerinde bulunan tahsisatların 31 Aralık 2030 tarihine kadar geçerliliğini korumasının planlandığını aktaran Koygun, 1 Ocak 2031 itibarıyla ise 800 milyonun üzerindeki rezervlerin geçerliliğini yitireceği yeni bir sistem tasarlandığını vurguladı. Süreçte en kritik kavramın öngörülebilirlik olduğunu dile getiren Koygun, düzenlemenin arka planını şu sözlerle aktardı:

"AB'nin yayımladığı metin, düzenlemeyi daha geniş ETS reformunun bir parçası olarak tanımlıyor. Amaç; karbon fiyatındaki oynaklığın ve bunun elektrik fiyatları, tedarik zinciri maliyetleri ve faaliyetlerin başka bölgelere kayması üzerindeki etkilerinin azaltılması. Bununla birlikte ETS'nin iklim ve enerji dönüşümündeki temel işlevi olan karbon fiyat sinyalinin yatırım ve inovasyonu yönlendirme kapasitesinin korunması özellikle vurgulanıyor."

Gözde Koygun-2

"TÜRK SANAYİSİNİN YALNIZCA EMİSYONLARINI ÖLÇMESİ YETERLİ OLMAYACAK"

Açıklanan yeni kuralların Türkiye tarafından neden pürdikkat izlenmesi gerektiğini açıklayan Dr. Gözde Koygun, konunun sadece Avrupa içi karbon fiyatlamasından ibaret kalmadığının altını çizdi. Türkiye'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) ve ulusal ETS altyapı çalışmaları nedeniyle doğrudan etkileşim sahasında yer aldığını belirten Koygun, sanayicilerin yeni döneme finansal planlamalarını yenileyerek girmeleri gerektiğini belirtti. Birlik içerisindeki her parametre değişiminin ihracat maliyetlerini doğrudan etkilediğini vurgulayan uzman isim, şirketlerin atması gereken somut adımları şu ifadelerle açıkladı:

"Önümüzdeki dönemde Türk sanayisinin yalnızca emisyonlarını ölçmesi yeterli olmayacak. Şirketlerin karbon fiyatını finansal planlamalarına dahil etmeleri, farklı karbon fiyat senaryoları altında yatırım fizibilitelerini değerlendirmeleri ve enerji verimliliği, elektrifikasyon, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi ve düşük karbon teknolojilerinin sağlayacağı emisyon azaltımını ekonomik değerle birlikte hesaplamaları gerekecek."

Whatsapp Image 2026 09 25 At 15.44.09 (2)

"KARBON ARTIK AYNI ZAMANDA ULUSLARARASI REKABETÇİLİK DEĞİŞKENİDİR"

Gelinen noktada karbon yönetiminin şekil değiştirdiğini belirten Koygun, ETS'yi basit bir çevre mevzuatı gibi değerlendirmenin büyük bir eksiklik olacağını söyledi. Karbonun üretim maliyetinden finansman imkânlarına kadar ticari varlığın odağı haline geldiğini ifade eden Koygun, şu değerlendirmede bulundu:

Konya’da sabahın erken saati başlayan sıra dışı buluşma: Hatmi koşarak yaptılar
Konya’da sabahın erken saati başlayan sıra dışı buluşma: Hatmi koşarak yaptılar
İçeriği Görüntüle

"Bu nedenle ETS'yi yalnızca çevre mevzuatı olarak görmek eksik bir yaklaşım olacaktır. Karbon artık aynı zamanda üretim maliyeti, yatırım kriteri, finansman parametresi ve uluslararası rekabetçilik değişkenidir."

Türkiye'nin kendi ETS altyapısını kurgularken Avrupa’nın yıllara dayanan deneyiminden faydalanabileceğini ifade eden Koygun, yerli sanayinin yapısına uygun bir model tasarlanması gerektiğini belirtti. Sürecin henüz tamamlanmadığını ve müzakerelerin devam ettiğini hatırlatan Koygun, Türkiye’nin yanıtlaması gereken temel soruyu işaret ederek sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye açısından önümüzdeki dönemin sorusu da benzer olacak: Karbonu yalnızca yeni bir maliyet kalemi olarak mı yöneteceğiz, yoksa sanayinin teknolojik dönüşümünü, yeşil finansmanı ve yüksek katma değerli üretimi destekleyen bir piyasa aracına mı dönüştüreceğiz? Bu soruya verilecek cevap, Türkiye'nin yeni küresel düşük karbon ekonomisindeki konumunu da şekillendirecek."

Muhabir: Tülin Şeker