Bölgedeki çatışmaların sadece askeri bir operasyon değil, aynı zamanda bölge halkları arasında uzun yıllar sürecek bir kan davası oluşturma çabası olduğunu ifade eden Kalın, şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:
"Türkiye olarak hiçbir zaman fitne ateşine odun taşıyan taraf olmadık, olmayacağız. Gerekirse ateş topunu elimize alacağız, göğsümüzde soğutacağız ama onu hiçbir zaman fitne ateşine atmayacağız."
BÖLGESEL SAVAŞ VE KÜRESEL KRİZ RİSKİ
İbrahim Kalın, 28 Şubat'ta başlayan ve İsrail-ABD-İran üçgeninde devam eden çatışmaların tüm bölgeye yayılmaması için Türkiye'nin yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü belirtti. İsrail'in hamlelerinin sadece İran'ın nükleer kapasitesini değil; Lübnan, Suriye ve Filistin'de yeni işgal ve ilhak politikalarını hedeflediğini dile getirdi. Kalın, bu durumun 8 milyar insanın bedelini ödeyeceği bir küresel krize dönüşme riskine dikkat çekti.
MÜZAKERE MASASI VE SABOTAJ UYARILARI
Savaşın sona ermesi için bir müzakere zemini oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden MİT Başkanı, Pakistan’ın bu konudaki arabuluculuk girişimlerini desteklediklerini açıkladı. Ancak İsrail'in son iki günde gerçekleştirdiği saldırılarla her türlü diyalog kanalını sabote etmeye çalıştığını belirterek, "Savaşı başlatan ana aktörün kim olduğunu unutmamalıyız" dedi.
TÜRKİYE'NİN STRATEJİK HEDEFLERİ
Kalın, Türkiye'nin önceliğinin iki temel noktada toplandığını belirtti:
- Savaşın bir an önce sona erdirilmesi.
- Türkiye'nin bu sıcak çatışma ortamının dışında tutulması.
MİT Başkanı Kalın, Türkiye'nin dostunu ve düşmanını bilerek, kendi dinamikleri ve liderliğiyle bu istikamette yürümeye devam edeceğini belirterek sözlerini tamamladı.



