Yenigün Gazetesi olarak vefa sayfamıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu vefa sayımızda ise Çumra Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Alagöz, merhum Kadir Özdemir Hoca’yı kaleme aldı. Bozkır merkez Büyük Camii İmam Hatibi Kadir Özdemir, kısa bir süre önce hakkın rahmetine kavuşmuştu. Alagöz, Kadir Hoca ile önemli dostluklarının olduğuna işaret etti. 1980 yılından beri tanıştıklarımı kaydeden Alagöz, “Kadir Özdemir Hocam ile 1980 yılında başlayan dostluğumuzun 43 yılı ruhumuz bedenimizde iken sürdü. Nihayet 19 Eylül 2023 günü, elim bir hastalığa yakalanmasıyla birlikte 3 ayın neticesinde ruhu bedeninden ayrılıp rabbine kavuştu. Kadir Özdemir hocam 1968'de başlayan dünya hayatı serüveni 55 yıl sonra bu şekilde değişmiş oldu. 1980-87 yıllarında Çumra İmam Hatip lisesinde aynı sınıfta okuduk. Mezun olduktan sonra, 1988'lerde ilk olarak kendi köyü olan Bozkır Kınık'ta 7 yıl, sonra bozkır ilçe merkezinde Tepecik Camii'nde 2 yıl ve tam kocaman bir 25 yıl ise Bozkır Merkez Camii'nde imam ve hatiplik görevini icra etti. Her Anadolu insanının özünde olan düşünce olan "evladım okusun devletine ve milletine hizmet etsin dinini ve diyanetini bilsin ve Anadolu'nun vatanperver dinine düşkün bağrı yanık insanlarına öğretir aşk ve heyecanıyla, 6 oğlundan biri olan Kadir hocamın babası Anadolu irfanını özünde bulunduran Ahmet Ziya amcamız hocamı Çumra İmam Hatip lisesine yazdırır. Yedi yıllık bir eğitim sürecinde Kadir hocam, sınıfta bir talebe gibi olmaktan daha çok, fiziğiyle, konuşmasıyla ve etkisiyle bir hoca gibiydi” dedi.

İŞİN EHLİ BİRİYDİ
Merhum Kadir Özdemir’in mert bir insan olduğunu kaydeden Alagöz, “Kadir hocam herhangi bir hususta taraf olmuş ise mesele o taraftan neticeye bağlanırdı Mert duruşu gözünü budaktan sakınmayan cesareti ve güzel Kur’an-ı Kerim tilaveti ve de bir hakkın temsil kabiliyeti ile temayüz etmiş olan bir talebe arkadaşımızdı. Bozkır kuşça köyünden olmam nedeniyle, Çumra da ikamet ettiğim için sık sık bozkırımızın havasını teneffüs etmek, özümüzdeki vatan duygusunu tatmak için gider gelirdik. Her gidişimde mutlaka bozkırın taşıyla toprağıyla havasıyla suyuyla özdeşleşmiş olan Kadir hocamın genellikle ikindi namazında camisinde namaz kılarız. Namaz çıkışında hocamın o dik duruşu ve net konuşma sıcak samimi sohbetiyle şöyle ayaküstü bir fasıl geçeriz. Daha sonra ağır ağır çayın kenarında bir yerde çay içmek için ayaklanmaya başlarız. Bu arada benim hayran olduğum ve son derece de takdir ettiğim işte İmam böyle olmalı dediğim bir davranışına şahit olurum ki, bunu uygun zaman ve mekanlarda Onur duyarak anlatmışımdır. O da şudur; Kadir hocam yürürken bir taraftan gözü esnafın dükkanının önünde kaldırımdadır. Görmüş olduğu bir engeli oğlum Ali gel buraya! hocam buyur! Şunları çek insanlara mâni olmasın. Derhal hocam! Bir başkasına şu masayı biraz şöyle kaydırıver yavrum! Tamam hocam! gibi diyaloglar hocamızın son derece etkili ve sevilen bir kişi olduğunun da işareti olsa gerek. Cenaze merasiminde cami ile kabristan arasındaki o uzun yolun mahşeri bir kalabalığın omuzlarında kabristana kadar ulaştırılması da bunun ispatıdır çok şükür elhamdülillah. Kadir hocam sevilen itibar edilen sözü dinlenilen, işin ehli, mesleğini severek yapan örnek teşkil eden görevinin sevdalısı değerli bir şahsiyetti kısacası. Rabbim rahmet eylesin mekanını cennet eylesin sevenlerine sabrı Cemil ihsan eylesin inşallah. (Ruhu için el-Fatiha)






HACER CEYLAN




