Hayatın özü, insân'dır.
Bu dünyâ hayatını, anlamaya çalışan ve anlamlandıran, akıl ve irâde sâhibi olarak yaratılan insân, herşeyden önce, kendi hakikatini aramak, bulmak ve kavramak durumundadır.
Kendi dışındaki âlemleri, uzayı ve galaksileri gözetleyen insân, maddenin en küçük yapıtaşı olan atomun derinliklerine inip, quark'ların arasında dolaşan insân, kendi yapısını ve işleyişini de aramak, anlamak ve çözmek sorumluluğundadır.
İnsân; kendini aramak, bulmak, anlamak ve bilmek suretiyle, yaratıcısı olan Allah-cc'ı bulmak ve bilmek seviyesine yükselebilecektir. Böylelikle, "Kendini bilen, Rabbini bilir" sırrına vâkıf, bir insân olabilecektir.
Batı, son 300 yıldır,
kendi bilim metodunu,
mutlak doğru kabul edip, bunu tüm dünyaya da zorla dikte ederek, insân tanımını da hayvânî seviyeye hapsetmiştir.
İnsânı sâdece maddi yönleriyle târif eden Pozitif Batı Bilimi, ciddi bir eksiklikle mâlüldür. İnsanı hayvandan ayırıp, hakîkî mânâda insân yapan, mânevi özelliklerinin inkârı, Batı'nın bu eksik ve yanlış insan algısına, sebep olmuştur.
Batı anlayışında, maddî dünyâda insân'ın, diğer eşyalardan pek bir farkı yoktur. Batı, insânı; sayılabilir, değer biçilebilir, metalaştırılal bir seviyeye indirmiştir. Seküler zihniyette insân; hep dışarıya bakar, kendi içine bakmaz, kendini aramaz ve tabiiki bulamaz. Maddî ölçülerle, ölçer, biçer ve kenara koyar !
İslâmî anlayışta ise insân; kainâtın özüdür, emâneti üstlenen'dir, Akıl ve İrâde sahibidir.
Allah-cc tarafından yaratılmış olan, bütün âlemler içinde, öz mesâbesindeki insân, bu durumunun farkına varmak sorumluluğundadır.
İnsân, bu dünyâya
niçin gelir ?
Kendisinin en olgun hâlini, aramaya gelir. Bulursa da, alıp gidebilir. Bulursa, nereye gider ?
Cennete tabiiki.
Bulamazsa,
Cehenneme mealesef.
Bu dünyâ,
kalma yeri değildir.
Arama yeridir. Aramak, olmak ve bulmak için, geçilen bir yol'dur.
Neyi arar insan ?
Kendini arar, yâni
Kendi en iyi, en olgun hâlini arar. Başka bir şey değildir, aradığı ve bulabileceği. Cennete girebilecek vasıftaki kendini, aramaktadır aslında insân.
Bunu bir anlayabilsek :
"İnsân bu dünyâya, kendini aramaya gelir. Bulursa da, alıp gidebilir."
Vesselâm.