Erişimi güvenlik amacıyla demir kapıyla korunan ve içerisine aydınlatma sistemi kurulan mağaraya beton basamaklar kullanılarak iniliyor. Giriş bölümünün ardından iki ayrı kola ayrılan kayalık yapının duvar diplerinde bidonlar, keçi derisine basılmış tulumlar ve çeşitli muhafaza kapları yer alıyor. Mağaranın sahip olduğu doğal iklimleme yapısı, özellikle keçi derisine basılan geleneksel tulum peynirlerinin ideal kıvama ulaşmasını sağlıyor. Bu alan sadece bir depolama noktası değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel üretim kültürünün yaşatıldığı doğal bir iklimlendirme merkezi olarak dikkat çekiyor.

YAYLALARDAN MAĞARAYA UZANAN ASIRLIK YOLCULUK: MAYIS AYINDA KAPILAR AÇILIYOR
Yöredeki geleneksel üretim sürecine ilişkin detayları paylaşan Gökçeyurt Mahalle Muhtarı Mükremin Özdemir, mağaranın çevre yerleşim yerlerinde de gayet iyi bilindiğini ifade etti. Yaylaya çıkan vatandaşların sağdıkları sütleri evlerinde işleyip tuluma bastığını belirten Mükremin Özdemir, Mayıs ayıyla birlikte mağaranın kapılarının açıldığını ve herkesin ürünlerini buraya getirdiğini aktardı. Ürünlerin mağaradaki bekleme süresinin Kasım ayına kadar sürdüğünü belirten Özdemir, yılın 11'inci ayında duyuru yapılarak tüm ürünlerin 1-2 gün içerisinde toplandığını vurguladı. Kış mevsiminde içeride kalan peynirlerin zarar görebileceğinden dolayı mağaranın tamamen boşaltıldığını kaydeden muhtar, derinliği tam olarak kestirilemeyen yapının yaklaşık 300 metrelik bölümünün aktif olarak kullanıldığını, ancak mağaranın daha da derinlere uzandığını bildirdi.

SIFIR ENERJİ MALİYETİYLE SIRA DIŞI LEZZET: "YÜCE MEVLA'MIN BİR NİMETİ"
Mağaranın hiçbir elektrik enerjisine ihtiyaç duymadan süt ürünlerini ilk günkü tazeliğinde koruduğunu vurgulayan Gökçeyurt Mahalle Muhtarı Mükremin Özdemir, buranın sıfır maliyetli doğal bir soğuk hava deposu işlevi gördüğünü söyledi. Herhangi bir enerji sarfiyatı yaşanmadan devasa miktarda ürünün saklanabildiğini belirten Özdemir, bu doğal yapının bölge insanına sunulmuş büyük bir nimet olduğunu ve burada olgunlaşan peynirlerin aromatik açıdan son derece lezzetli hale geldiğini ifade etti.
MAHALLE SAKİNİ FATMA KOZLU: "KASIM AYINDA PEYNİRLERİ ÇIKARIRKEN BÜYÜK HEYECAN YAŞIYORUZ"
Yöredeki geleneksel üretim kültürünü çocukluğundan bu yana bizzat tecrübe eden mahalle sakinlerinden Fatma Kozlu ise mağaranın aile bütçesine ve gıda lezzetine sunduğu katkıyı anlattı. Çocukluğundan beri süt ürünlerini korumak için bu mağarayı kullandıklarını belirten Kozlu, ürünlerin burada geçirdiği sürenin lezzeti doğrudan artırdığını vurguladı. Kasım ayı geldiğinde peynirleri mağaradan çıkarmak için büyük bir heyecan yaşadıklarını dile getiren Fatma Kozlu, tenekeleri ve tulumları açtıklarında her zaman muazzam bir lezzet ve kaliteyle karşılaştıklarını belirterek geleneksel yöntemin önemine dikkat çekti.




