ACILI BABA OĞLUNDAN KALAN VATAN SEVGİSİYLE AYAKTA DURUYOR
Konya'da yaşamını sürdüren 74 yaşındaki emekli edebiyat öğretmeni baba İbrahim Can, 42 yaşında toprağa verdiği kahraman evladının acısını aradan geçen zamana rağmen ilk günkü gibi taze bir sızı olarak kalbinde taşıyor. Bu yılki Babalar Günü’nü evladından uzakta, büyük bir buruklukla karşılayan acılı baba, oğlundan geriye kalan kutsal hatıralarla ve onun göğüs kabartan vatan sevgisiyle teselli bulmaya çalışıyor.
Yüreğindeki büyük yangını oğlunun milli başarılara imza attığı projelerle dindirmeye çalışan İbrahim Can, evinin en özel köşesini Muharrem Can'ın hatıralarına ayırdı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii bünyesinde geliştirilen ve ülkenin gökyüzündeki gururu olan yerli uçakların minyatür maketleri, arama kurtarma operasyonlarında hayat kurtarmak için kullandığı teknik ekipmanlar ve kişisel eşyalar bu özel köşede sergileniyor. Evladının karakter analizini yaparken onun insani yönüne dikkat çeken baba Can, Muharrem’in nerede bir felaket, deprem, sel ya da yangın olsa hiçbir zorunluluğu bulunmamasına rağmen en ön safta yardıma koştuğunu, doğadaki her canlıya karşı benzersiz bir merhamet beslediğini ifade ediyor.
KİMSENİN BİLMEDİĞİ SIRRI ŞEHADETİNDEN SONRA ORTAYA ÇIKTI
Çevresinde olağanüstü mütevazı bir insan olarak tanınan Muharrem Can’ın, Türkiye’nin savunma sanayisinde üstlendiği kritik rollerden en yakın operasyon arkadaşlarının bile haberdar olmadığı anlaşıldı. İbrahim Can, oğlunun bu derin alçakgönüllülüğünü anlatırken, AKUT ekibindeki arkadaşlarının Muharrem’in milli hava araçlarının üretim projesinde başmühendis olarak görev yaptığını ancak onun şehadet haberinin ardından öğrenebildiklerini belirtiyor. Enerjisini tamamen ülkesinin kalkınmasına ve yardıma muhtaç insanların hayatını kurtarmaya vakfeden bu vatan evladının acı kaybı, sadece Konya’yı değil tüm Türkiye’yi yasa boğmuştu. Şehadet mertebesine ulaştığı günden beri evlerinin ziyaretçi akınına uğradığını vurgulayan baba, ülkenin dört bir yanından gelen vatandaşların kendilerini bir an olsun yalnız bırakmadığını söylüyor.
Milli teknolojilerin geliştirilmesi sürecinde oğlunun döktüğü alın terinin izlerini televizyon ekranlarında gördükçe gururlandığını ifade eden emekli öğretmen İbrahim Can, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından üretilen milli jet eğitim uçağı HÜRJET'in İspanya'ya ihracına ilişkin gelişmeleri büyük bir gurur ve dikkatle izlediklerini aktarıyor. Ekip arkadaşlarıyla birlikte Türkiye'nin havacılık tarihini değiştiren vizyoner mühendislerden biri olan Muharrem Can’sız bir günlerinin bile geçmediğini belirten baba, evladının yokluğunu onun gökyüzünde süzülen kalıcı eserlerine bakarak hafifletmeye çalışıyor.
BABALAR GÜNÜ’NDE GELEN EN DEĞERLİ HEDİYE ANKA VE HÜRKUŞ’UN KANATLARINDA
Geçmiş yıllardaki Babalar Günü kutlamalarını özlemle yad eden İbrahim Can, oğlunun her yıl bu özel günde kendisini mutlaka aradığını ve tamir işlerine olan merakını bildiği için ona özel bakım aletleri hediye ettiğini dile getiriyor. Bu sene masanın diğer ucunda oğlunun olamayacağını bilmenin getirdiği hüznü paylaşan acılı baba, buna rağmen bir babanın yaşayabileceği en büyük onuru yaşadığını belirtiyor. Şehit Muharrem Can'ın insani yardım faaliyetlerindeki başarılarının ötesinde, savunma sanayisine sunduğu stratejik katkıların kendisi için en büyük teselli kaynağı olduğunu vurguluyor.
Ülkenin savunma kalkanı olan ANKA, HÜRKUŞ ve HÜRJET gibi yüksek teknoloji ürünü milli savunma sanayisi projelerinde oğlunun payının bulunmasının, bu anlamlı günde kendisine verilebilecek en değerli hediye olduğunu söyleyen İbrahim Can, evladının mirasına sahip çıkmanın gururunu yaşıyor. Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde 23 Temmuz tarihinde başlayan ve rüzgarın şiddetiyle Afyonkarahisar sınırlarına kadar ilerleyen o amansız orman yangınında kaybolan yeşil örtüyü kurtarmak isterken şehit olan 5 AKUT gönüllüsü ve 5 orman işçisinin kahramanlık hikayesi, Türk milletinin hafızasındaki yerini koruyor.