Yüzyıllar boyunca milyonlarca insanın hayatını karartan, özgürlüklerini ellerinden alan ve onları birer nesne gibi gören zihniyetin hukuki dayanağı, parlamento çatısı altında yapılan tarihi bir oylamayla tamamen ortadan kaldırıldı. Uluslararası kamuoyunun ve insan hakları savunucularının yakından takip ettiği bu hamle, sömürgecilik mirasının sosyopolitik etkilerinin hala tartışıldığı günümüzde çok önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.
Parlamento Çatısı Altında Oy Birliğiyle Tarihi Karar
Fransız demokrasisinin merkezi konumundaki yasama organı, sömürgecilik tarihinin en utanç verici yasal düzenlemesini tamamen ortadan kaldırmak üzere tarihi bir oturuma imza attı. Gerçekleştirilen genel kurulda yapılan oylamada, sömürgecilik dönemine ait olan ve Fransız kolonilerindeki kölelere yönelik insanlık dışı düzenlemeleri içeren "Kara Kanun"u oy birliğiyle kaldırdı. Meclisteki tüm siyasi partilerin ve milletvekillerinin ortak bir irade sergileyerek bu karara imza atması, ülkenin hukuki geçmişindeki büyük bir ayıbın temizlenmesi adına sembolik açıdan büyük bir önem taşıyor. Alınan bu radikal karar, sömürge geçmişine sahip diğer Avrupa ülkeleri için de benzer adımların atılması yönünde bir emsal teşkil edebilir.
Ulusal Meclis Başkanı Sosyal Medyadan Duyurdu
Tarihi oylamanın hemen ardından, alınan kararın dünyaya duyurulması sürecinde üst düzey diplomatik açıklamalar gecikmedi. Süreci yakından yöneten Fransa Ulusal Meclis Başkanı Yael Braun-Pivet, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada parlamentonun iradesini net sözlerle özetledi. Braun-Pivet, yaptığı kurumsal bilgilendirmede, Ulusal Meclis'in insanlık, eşitlik ve evrensellik adına hukuki olarak insanlık dışı olan "Kara Kanun"u oy birliğiyle kaldırdığını ilan etti. Fransız devletinin geçmiş hatalarıyla yüzleşme politikasının altını çizen Braun-Pivet, Fransa'nın "şeffaflık içinde" geçmişiyle yüzleşmeye devam ettiğini savundu. Ancak bu açıklama, sömürge mağduru olan coğrafyalarda farklı tartışmaların da fitilini ateşledi.
Sömürge Topraklarında Geçmişin İzleri Hala Silinmedi
Parlamentodaki oylama sadece sembolik bir kabule değil, aynı zamanda sömürgecilik mirasının günümüzdeki uzantılarına dair sert eleştirilere de sahne oldu. Fransız kolonilerinden Guadeloupe'un milletvekili Max Matiasin ise oylama sırasında Ulusal Meclis'te yaptığı konuşmada, tarihi adaletsizliklerin bugünkü toplumsal yapı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Matiasin, hala sömürge topraklarında "Kara Kanun"un etkilerinin hissedildiğini vurgulayarak, bu düzenlemelerin bugüne kadar resmen yürürlükten kaldırılmamasını eleştirdi. Bölge halkının hala ekonomik ve sosyal anlamda geçmişin travmalarıyla mücadele ettiğini belirten milletvekilinin bu çıkışı, genel kurul salonunda derin bir sessizliğe neden oldu.
Köleliği Taşınabilir Mülk Sayan 1685 Tarihli Mevzuat
Tarihsel sürece bakıldığında, ortadan kaldırılan bu metnin ne kadar dehşet verici bir içeriğe sahip olduğu çok net bir şekilde görülüyor. Dünyanın önde gelen sömürgeci güçlerinden olan Fransa'nın 1685'te yürürlüğe koyduğu "Kara Kanun", kolonilerde köleleştirilen yerlilerin hayat tarzlarına ve dinlerine yönelik müdahaleleri düzenliyordu. İnsan onurunu tamamen ayaklar altına alan bu yasa, köleleri taşınabilir mülk olarak gösteren kanun maddeleriyle köle ticaretine dayanak sağlıyordu. İnsanların alınıp satılabilen, miras bırakılabilen birer eşya olarak konumlandırılması, dönemin küresel ticaret ağlarının da temelini oluşturuyordu.
Fransa'nın 1848'de köleliği kaldırmasıyla "Kara Kanun" yasal olarak geçerliliğini yitirse de o tarihten bu yana resmen yürürlükten kaldırılmamıştı. Yaklaşık iki asır boyunca kağıt üzerinde de olsa varlığını sürdüren bu mevzuatın nihayet tamamen silinmesi, Fransa'nın küresel insan hakları arenasındaki imajını tazeleme çabası olarak değerlendiriliyor.




