Yıl 1945...

Rus Kızıl Ordusu Almanya sınırlarında...

Rusya Türkiye, üzerinde sosyalist faaliyetlerine ağırlık verdi...

Rus propagandasına karşı Milli Şef İsmet Paşa, harekete geçti...

Neşriyat ve siyasi alanda sosyalist faaliyetler kısıtlanıyor, Amerikancı demokrasi furyası başladı....

Amerikancı gazeteciler, Rus yanlısı gazetecilere saldırıyor...

Bu süreçte Milli Şef döneminin güçlü kalemşörlerinden Hüseyin Cahit Yalçın öne çıktı.

Tanin'deki köşesinden Tan'ın Başyazarı Zekeriya Sertel'e çattı.

Sertel'i komünizm propagandası yapmakla suçladı...

Gençliği harekete geçirmek için son yazısında “Kalkın ey ehli vatan!” çağrısı yaptı...

Çağrıyı duyan üniversiteliler Tan'ın önünde toplandı. Ondan sonra yaşananları biliyorsunuz, gazete binası ve matbaası tahrip edildi...

***

Peki, bu tarihsel olayı niye anlattım?

Hatırlarsanız birkaç hafta önce Hükümet'in getirdiği ve Cumhurbaşkanı'nın onayladığı bir yasa vardı; Teröre Finansman'ın Önlenmesi Hakkındaki Kanun...

Yasa kapsamında BM Güvenlik Konseyi'nin terörist saydığı ülkeler ve kuruluşlar terörist sayılacak.

Yardım yapan STK'ların mal varlıklarına el konulacak...

PKK adı altında İslam direnişlerini hedef alan bu kanuna ise tepkiler cılız kaldı

4 bir kıtada onlarca ülkeye yardım götüren STK'lardan ses çıkmadı. “Görmedim, duymadım, bilmiyorum” ayağına uykuya daldılar...

***

Merhaba Gazetesi işte bu noktada ümmeti uykudan uyandıracak, “Ve ma lekum!” manşetini attı...

“Ne oluyor size?” anlamına gelen Hadid Suresi'nin 10. ayeti...

Sabah gazeteyi okuyan Konya'nın yasaya karşı tepkisini bekledik.

STK'ların arda arda basın toplantıları yapacaklarını sandık. Sandıklarımızın ve beklentilerimizin hiçbiri gerçekleşmedi...

***

1945 yılında üstelik dine baskının uygulandığı bir dönemde Amerikancı ve CHP'li bir yazar muhafazakar-milliyetçi gençliği sokağa dökmüştü....

Merhaba Gazetesi, Kur'an'dan seslendi ama ne gençlikten ne halktan ses çıkmadı!...

Muhafazakar gençlik AK Parti iktidarında ortadan kayboldu. 10 yıl da buhar olup uçtu mu?...

Uçmadı ama maneviyatı yozlaştırıldı, ılımlı islam, dinlerarası diyalogla Amerikancı hale getirildi...

***

Hadi gençlik bu hale getirildi ya STK'lar!

“Şu ülkeye şu kadar yardım götürdüm” diyen, “aman yardımlar artmalı haberi iyi kullanın” tavsiyesinde bulunan STK'lar, tabelalarının arkasına saklandı ve halende saklanıyor...

Saklanmalarının nedeni hükümette AK Parti olduğu için mi?...

“Onlar muhafazakar, İslam'a karşı birşeyler yapmaz” düşüncesi mi gözlerini kör, kulaklarını sağır, dillerini tat ediyor.

Yoksa yerel seçimlerde belediye başkanı adayı mı olacaklar da onun için mi suskunlukları?

Belki de bazıları milletvekili hayalini sürdürüyor...

Ama unutulmasın ki ahirette AK Parti yok!

Makamınızla değil yaptıklarınızla hesaba çekileceksiniz.

Ne kadar acı bir durum. İslam adına yardım götürüp, İslam'a zarar verecek bir yasaya sessiz kalmak ve Allah'ın ayetini görmezden gelmek...

Bu tablo Konya'ya yakışmıyor.

***

Amerikancı ve CHP'li Gazeteci Yalçın, “Kalkın ey ehli vatan!” başlığını Kur'an'dan almamıştı. Ama Merhaba Gazetesi “Ve ma lekum!” ayetiyle sizi uyardı yine gık demediniz!...

Ünlü şair Necip Fazıl Kısakürek'i vefatının 30. yıldönümünde yine anacağız.

Kürsüye çıkanlar, Müslümanlara zarar verecek yasaya tepkisizliklerini unutup, onun İslam'a karşı dik duruşunu haykıracak!

İlmi ile kamil olmayanlar, Necip Fazıl'ın üzerinden ümmetçi olduklarının edebiyatını yapacaklar. Boş keseden atacaklar, coşkuya kapılanlar boş boş alkışlıyacak.

Utanının be utanın...

Utanın ve onun Sakarya Türküsü'ndeki son iki dizeyi hatırlayın

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;

Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..