Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından paylaşılan son piyasa verileri, gayrimenkul ve araç piyasasında fiyat hareketlerinin genel enflasyon oranının altında seyrettiğini ortaya koydu. Son 1 yıllık süreç kapsandığında, otomotiv sektöründeki fiyat artışı %22 seviyesinde kalırken konut tarafında bu oran %23 civarında gerçekleşti. Aynı dönem aralığında manşet enflasyonun %29 bandında bulunması, her iki sektörde de reel anlamda bir gerileme yaşandığını gösterdi. Bakan Bolat, piyasalardaki bu dengelenmenin doğrudan bakanlık bünyesinde hayata geçirilen hukuki ve idari düzenlemelerin bir sonucu olduğunu dile getirdi.

Piyasa uzmanları ve ekonomi yönetimi, son dönemde atılan adımların spekülatif fiyat hareketlerinin önüne geçtiğini değerlendiriyor. Alım gücü artışının enflasyon oranına paralellik gösterdiği senaryolarda, araç ve gayrimenkul sahibi olmak isteyen vatandaşlar için şartların geçmiş döneme nazaran daha elverişli hale geldiği belirtiliyor. Ancak yüksek seyreden finansman maliyetleri ve kredi erişimindeki sınırlandırmalar, vadeli satışlar üzerindeki baskıyı korumaya devam ediyor.

Bakanlık Tarafından Devreye Alınan Sistemler Spekülasyonu Frenledi

Piyasalarda sağlanan güven ortamının arkasında Elektronik İlan Doğrulama Sistemi ile Güvenli Ödeme Sistemi gibi kritik uygulamalar yer alıyor. E-Devlet altyapısıyla entegre çalışan ilan doğrulama mekanizması sayesinde, taşınır veya taşınmaz mülkünü satışa çıkaracak kişilerin sistem üzerinden onay vermesi zorunlu kılındı. Bu adım, internet ortamındaki sahte ilanlar ve manipülatif fiyat tekliflerinin piyasayı olumsuz etkilemesini büyük oranda engellemiş oldu.

Özellikle ikinci el araç alım satım süreçlerinde kullanılan Güvenli Ödeme Sistemi ise noter işlemlerinde alıcının parasını güvence altına alarak dolandırıcılık risklerini ortadan kaldırdı. Son 3,5 yıllık süre zarfında iç ticarete yönelik 100 civarında yönetmeliğin yürürlüğe girdiğini belirten Ticaret Bakanı Ömer Bolat, perakendeden hal ticaretine, kuyumculuktan emlak sektörüne kadar pek çok alanda denetimlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.

Esnafa Yönelik Dev Finansman Desteği Verilmeye Devam Ediyor

İç piyasadaki ticari aktörlerin desteklenmesi amacıyla yürütülen finansal projeler hakkında da ayrıntılı veriler açıklandı. Son 23 yıllık zaman diliminde %50 faiz sübvansiyonlu kredi olanakları kanalıyla esnafa aktarılan toplam kaynak 883,5 milyar lira seviyesine ulaştı. Türkiye genelinde hizmet veren yaklaşık 2.267.000 esnaf ile 2,6 milyon civarındaki şirketin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi adına bu finansman imkanlarının uygun koşullarla devam edeceği aktarıldı.

Sektörel bazdaki ticari desteklerin yanı sıra toplumsal kalkınma odaklı girişimler de fonlanmaya devam ediyor. Bu kapsamda son 5 yıl içerisinde kadın kooperatiflerine yönelik olarak 848 farklı kooperatifin hazırladığı 907 proje bakanlık hibe ve destek programlarına dahil edildi. Üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen bu adımlar, yerel ekonomilerin canlı tutulmasına doğrudan katkı sundu.

Sanayi Üretim Oranlarında Avrupa Pazarına Karşı Pozitif Ayrışma

Makroekonomik göstergeleri değerlendiren Bakan Bolat, Türkiye'nin son yıllarda yaşanan küresel krizler, deprem felaketleri ve bölgesel çatışmalara rağmen büyüme çizgisini koruduğunu ifade etti. 2019 yılı sonu baz alındığında 100 olan sanayi üretim endeksi Avrupa'nın önde gelen ekonomilerinde 97 ile 98 bandına çekilirken, Türkiye'de bu değer 129 seviyesine kadar tırmandı.

Vatandaşın ekonomik beklentisi kötümser düzeyde
Vatandaşın ekonomik beklentisi kötümser düzeyde
İçeriği Görüntüle

Ülke ekonomisinin genel büyüklüğüne dair paylaşılan rakamlara göre milli gelir 238 milyar dolar seviyelerinden 1,7 trilyon dolara kadar yükseliş kaydetti. Buna paralel olarak kişi başına düşen milli gelirin 2025 yılı sonu itibarıyla 18.100 dolar seviyesine ulaştığı bilgisi verildi. Ayrıca son 23 yılda ülkeye giriş yapan doğrudan yabancı yatırım tutarı 294 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Tüketiciler Ve Yatırımcılar İçin Mevcut Tablonun Anlamı

Reel fiyatlardaki gerileme, tasarruf sahipleri ve mülk edinmek isteyenler açısından yeni bir dönem başlatmış durumda. Fiyat artış hızının enflasyonun gerisinde kalması, nakit birikimi olan alıcılar için fiyatların göreceli olarak makul seviyelere geldiğini gösteriyor. Yine de Merkez Bankası tarafından uygulanan para politikaları doğrultusunda yüksek seyreden kredi faizleri, finansman kullanarak alım yapacak kitlenin bekleme pozisyonunu korumasına yol açıyor.

Gelecek dönemde kredi faiz oranlarında yaşanabilecek olası bir aşağı yönlü ayarlama, ertelemeye alınan talebin hızlı bir şekilde piyasaya geri dönmesine neden olabilir. Bu durumun fiyatlar üzerinde yeniden bir yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini öngören uzmanlar, alım kararı verecek olan kişilerin sadece ürün fiyatını değil, toplam kredi maliyetlerini de dikkate alarak hesaplama yapması gerektiğini hatırlatıyor.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım