Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Konya Şubesi, yüz binlerce öğretmen adayını mağdur eden krizle ilgili sert bir açıklama yaparak, sınav sürecinde ve sonrasında sergilenen kurumsal ciddiyetsizliği sert bir dille eleştirdi. Sınav binalarına saniyelerle geç kalan adaylara karşı tavizsiz yaklaşan kurumun, soru ağırlıklarını yanlış yılın verileriyle hesaplayıp sonuçları denetlemeden ilan etmesini kabul edilemez olarak niteleyen sendika yönetimi, öğretmenlerin hakkını sonuna kadar savunacaklarını ilan etti. ÖSYM'nin sonuç belgelerindeki hatayı ancak öğretmen adaylarının itirazları sonrasında fark edip sistemi erişime kapatması, sürecin ne denli denetimsiz yürütüldüğünü gözler önüne serdi. Yapılan açıklamada, geçiştirilmeye çalışılan teknik hatanın aslında adayların başarı sıralamalarını doğrudan etkileyen vahim bir skandal olduğu vurgulandı. Eğitim-İş Konya Şubesi, mağduriyetin sadece sınavı yapan kurumla sınırlı olmadığını, öğretmen yetiştirme ve istihdam modelini Akademi sistemine devreden Milli Eğitim Bakanlığı’nın da bu tablonun doğrudan sorumlusu olduğunu ifade etti.

Konya’da eğitime "Bizim Okulumuz" imzası!
Konya’da eğitime "Bizim Okulumuz" imzası!
İçeriği Görüntüle

6A8Ecb767Da1D178774309445

YANLIŞ YILIN SORU DAĞILIMI YÜZ BİNLERCE ADAYIN PUANINI ALTÜST ETTİ

Skandalın detaylarına dikkat çekilen açıklamada, 26 Temmuz 2026 tarihinde düzenlenen MEB-AGS'de 2026 yılı yerine 2025 yılının soru ağırlıklarının baz alındığı belirtildi. Bir önceki yılın sınavında 10 tarih, 8 coğrafya ve 24 eğitim bilimleri sorusu yer alırken; 2026 sınavında bu dağılım değiştirilerek tarih ve coğrafya altışar soruya düşürülmüş, eğitim bilimleri ve Türk milli eğitim sistemi alanı ise 30 soruya çıkarılmıştı. Ancak ÖSYM'nin değerlendirme aşamasında eski sistemi esas alması nedeniyle, adayların coğrafya cevapları tarih, eğitim bilimleri cevapları ise coğrafya hanesinde işleme alındı.

Bu skandal hata sonucu 6 soruluk tarih testinde toplam doğru ve yanlış sayısı 6'yı aşan garip sonuç belgeleri ortaya çıktı. Her ne kadar ÖSYM toplam doğru ve yanlış sayılarının değişmediğini iddia etse de, sınavdaki altı farklı bölümün standart puanlarının ve katsayılarının farklı olması sebebiyle adayların nihai puanları ve başarı sıralamaları tamamen altüst oldu. Birkaç saat içinde alelacele hazırlanan yeni sonuçların hangi denetimden geçtiğini sorgulayan sendika yetkilileri, eski ve yeni puanlar arasındaki farkların şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini dile getirdi.

"MİLLÎ EĞİTİM AKADEMİSİ ÖĞRETMENLERİ BELİRSİZLİĞE VE GÜVENCESİZLİĞE MAHKÛM EDİYOR"

Eğitim-İş Konya Şubesi, krizin temelinde yatan Milli Eğitim Akademisi modeline yönelik itirazlarını da yineledi. Üniversitelerin eğitim fakültelerinden mezun olan öğretmenleri yeniden bir eleme ve bekleme sürecine sokan bu yapının, diplomayı değersizleştirdiğini ve istihdamı siyasi denetim altına aldığını vurguladı. Akademinin kamu kaynaklarını israf eden bürokratik bir yük haline geldiğini belirten sendika yönetimi, kaynakların yeni bürokratik engeller oluşturmak yerine eğitim fakültelerinin niteliğini artırmak ve kadrolu atamaları sağlamak için kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

Sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi için taleplerini sıralayan Eğitim-İş Konya Şubesi; sınav sonuçlarının bağımsız kurumlarca denetlenmesini, hiçbir öğretmenden itiraz ücreti alınmamasını ve doğruluk kesinleşene kadar Akademiye başvuru ve yerleştirme işlemlerinin durdurulmasını talep etti. Tek bir öğretmen adayının dahi hakkının gasp edilmesine izin vermeyeceklerini belirten sendika temsilcileri, öğretmenlerin iktidarın eğitim politikalarında deneme tahtası yapılamayacağını söyleyerek hukuki ve örgütsel mücadaleyi sürdüreceklerini kamuoyuna duyurdu.

Muhabir: SERHAT YALDIZ