Seyit Ali Coplan, "Amaç para kazanıp zengin olmak değil. Memlekete bir vefa borcumuz var. Mesele memlekete bir katma değer katmak. Bugün 45 kişi istihdam edebiliyorsam, memlekete katma değer kazandırıyorsam ne mutlu bana" dedi

Konya'nın önemli makine üreticilerinden olan Hilalsan kapılarını Yenigün'e açtı. Sac işleme makinelerinde dünyanın önde gelen kuruluşlarından olan Hilalsan'ın Yönetim Kurulu Başkan Seyit Ali Coplan, geçmişten günümüze kadar uzanan ticari geçmişini ve bilinmeyen yönlerini gazetemize anlattı. Çocuklarının, şehrin ve ülkesinin başını yere eğdirmemek için mücadele ettiğini dile getiren Coplan, "Benim bu memlekete vefa borcum var. Öyle sokaklara çıkıp pankart açma ile milliyetçi olunmuyor. Milliyetçilik, vatanseverlik bu memlekete hizmet etmek ile olur. Önemli olan hizmet etmek. Ben bu yaştan sonra Organize'ye gelmişim, yatırım yapmışım. Parayı mezara götürmek için mi çalışıyoruz? Hayır. Mesele o değil. Mesele memlekete bir katma değer katmak. Bugün 45 kişi istihdam edebiliyorsam, memlekete katma değer kazandırıyorsam ne mutlu bana" diyor…

SEYİT ALİ COPLAN KİMDİR?

 

1958 yılında Sarayönü'nde dünyaya geldim. 1966 yılında Konya'ya göç ettik. Dar gelirli bir ailede yetiştim. İlk, orta ve lise tahsilimi Konya'da tamamladım. Üniversiteyi maddi durumumuz olmadığı için okuyamadım. Eğitim enstitüsünü kazanmıştım. Ama okuyamadım. Çünkü gerçekten fakir bir aileydik. Ben ayakkabımın olmadığını bilirim. Zeytinle peynir aynı anda soframızda olmadı. Ama sonsun şükürler olsun ki babam bize hiç haram lokma yedirmedi, bize dürüstlüğü miras bıraktı. Annem ve babam bize dürüstlük ve doğruluk olarak çok büyük miras bıraktı.

İŞ YERİNİ AÇTIĞIM SENE İHRACAT YAPTIM

Ticarete ne zaman başladınız?

Askerden geldikten sonra çay ocağı işletmeye başladım. İşler iyi gitmedi orayı sattım. Dayımgil, sac kesim işleri yaparlardı oraya girdim. 1,5 yıl orada çalıştım. 1,5 yıl sonra bıraktım hep aklımda olan ticaretle uğraşmaya başladım. Bir ortakla manuel sac makasları üretmeye başladık. Azmettik, çalıştık. Cenab-ı Allah yardım etti. Sonra ortağımla ayrıldık. 1984 yılında tam anlamıyla başladık işe. 2000 yılında da makine sektörüne girdik. Ben, hiçbir zaman 'şunu yapacağım, şöyle başardım, şunu yaptım' diye kelime kullanmadım. Ama çok çalıştım. Elhamdülillah dosdoğru olmaya çalıştım. Hiçbir zaman eğilmedim. Para, çıkar, menfaat için duruşumu değiştirmedim. 1984 yılında dükkanı açtım, ilk ihracatımı aynı sene yaptım. O zaman memlekette ihracatını kimse bilmezdi. Ben Suudi Arabistan'a ihracat yaptım. Gösteriş ve riyadan Allah'a sığınırım, mütevazi olmaya gayret gösteririm. Ama sektörümde en iyi olmak için çalışırım. Herkes aynı şeyi söyler ama ben hakikaten A sınıfı makine yaparım.

Hangi makineleri üretiyorsunuz?

Biz şu an sac işleme makineleri üretiyoruz. Hidrolik sıvama presleri, hidrolik kombine makaslar, hidrolik C tipi bükme presi, hidrolik CNC abkant presler, hidrolik açı ayarlı CNC giyotin makaslar ve özel amaçlı presler üretiyoruz. Tamamen sac işleme sektöründeyiz. Yaptığım işin en iyisini yapmaya çalışırım.

Hilalsan ismi nereden geliyor?

Onun çok enterasan bir geçmişi var. Biz eski sanayide kiralık bir dükkanda çalışıyorduk. 4 tane dükkan yan yanaydı. Orada bir ağabeyin, Hilal Motor Rektefe diye iş yerleri varmış. Hilal'ın yazdığı dükkan da bize denk geldi. Çay söylerken filan Hilal'a iki çay diye seslenirdik. Öyle olunca ismi değiştirmedik. 1993 yılında da firmalaştık. Hilal ismiyle birçok firma vardı. Biz de sonuna 'San' ekledik. Hilalsan oldu. Tesadüf gelişen bir isim oldu.

İhracatınız var mı?

Ağırlıklı ihracat yapıyoruz. Şu an 40 ülkeye ihracat yapıyoruz. Ağırlıklı Avrupa ülkelerine çalışıyoruz. Fuarlara katılıyoruz. Almanya Hannover Fuarı'na katılan Konya'dan ilk firma benim. İngiltere, Almanya, Kanada gibi birçok ülkeye ihracatımız var. Tabi Ortadoğu ve Rusya'da da makinelerimiz var.

Ne zamandır OSB'de üretim yapıyorsunuz?

Yaklaşık bir yıl oldu. Önceden Büsan Organize Sanayi'nde üretim yapıyorduk.

Kaç personel ile hizmet veriyorsunuz?

ŞU an 45 personelimiz ile üretim yapıyoruz.

Hayırsever kişiliğiniz de var, bir camii ve Kur'an Kursu yaptırdığınız biraz bahsedebilir misiniz?

Elhamdülillah ama biz yaptık demeyelim. Cenab-ı Allah izin verdi, vesile olduk diyelim. Babam ve rahmetli oğlumun adı olan Şükrü Coplan isminde bir Camii ve Kur'an Kursu'na vesile olduk.Allah kısmet ederse Kur'an Kursu'nu büyüteceğiz. Biz şunu yaptık, bunu yaptık demeyelim. Hepsi Allah'ın lütfu. Ben bu memlekete hizmet edebiliyorsam ne mutlu bana.

Çocuklarınız da firmada mı?

Evet. Benim 4 çocuğum var. Cenab-ı Allah emanetinin bir tanesini aldı. 3 çocuğum kaldı. Kızım burada. Kendisi benim sağ kolum. Bizim dış ticaretimiz ile uğraşıyor. 50'ye yakın ülke gezdi. Gerçekten profesyonel bir dış ticaret uzmanı. Ben üretimle ilgileniyorum. Oğlumun bir tanesi de bu yıl üniversiteye başladı. Her insanın hayattaki beklentileri farklıdır. Benim beklentim hiçbir zaman maddiyat üzerine olmamıştır. Benim ticaretimden dolayı kimse benim çocuklarıma laf etmesinler. Yarın ben öldüğüm zaman çocuklarıma, 'biz bunların babasını biliyoruz, adam gibi adamdı' desinler başka hiçbir isteğim yok.

Çiftçilik de yapıyorsunuz galiba.

Evet. Aynı zamanda biz de çiftçilikte var. Hanım da çiftçilikle uğraşıyor. Profesyonel de bir çiftçiyiz. Hanımı Sarayönü'ne gider ekim filan yapar, ilgilenir. Allah razı olsun, eşimin benim üzerinde hakkı çoktur. Cenab-ı Allah her erkek çocuğuna 'Saliha' bir eş nasip etsin. İş yapılır, para kazanılır ama önemli olan 'Saliha' bir eş.

İŞLE ALAKALI 3 KRİTERİM VAR

Hedefleriniz neler ileriye dönük?

Ben 55 yaşındayım. Kefenin cebi mi var? Yok. Benim bu memlekete vefa borcum var. Öyle sokaklara çıkıp pankart açma ile milliyetçi olunmuyor. Milliyetçilik, vatanseverlik bu memlekete hizmet etmek ile olur. Önemli olan hizmet etmek. Ben bu yaştan sonra Organize'ye gelmişim, yatırım yapmışım. Parayı mezara götürmek için mi çalışıyoruz? Hayır. Mesele o değil. Mesele memlekete bir katma değer katmak. Bugün 45 kişi istihdam edebiliyorsam, memlekete katma değer kazandırıyorsam ne mutlu bana. Allah şahit, en büyük hedefim, hayatım boyunca, ailemi çocuklarımı, şehrimi, ülkemi yere baktırmayacak işler yapmak. Şerefimle ailem ve şehrimi temsil edebilirsem ne mutlu bana. Bu şehir ve bu ülke benden dolayı zarar görmesin. Bugün gönderdiğim bir makineden dolayı ismim, şehrim ve ülkem takdir topluyorsa ne mutlu bana. İşle alakalı da çok dikkat ettiğim 3 kriterim var. Çalışanlarımız benden razı olsun, müşterilerim benden razı olsun bir de malzeme aldığım tedarikçilerim benden razı olsun. Benim işle alakalı en büyük isteğim budur. Bunlar olursa gerisi gelir.

 Bir sanayici olarak Konya sanayisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yeni nesil çok akıllı ve bilinçli maşallah. Bizim sanayimize 'Konçin' diyorlar. Ben bundan utanıyorum. Niye bu lafı dediler, çünkü biz dedirttik. İnsanlar bize 'Konçin' gözüyle bakmasınlar. Ama şimdiki nesil, eğitimli, kültürlü, zeki, kurumsallaşan bir nesil. Onlar çok daha başarılı olacaklardır. Düşüncem bu.

Yeni ürünler ile çalışmanız var mı?

Şu anda biz yeni bir yatırım yaptık. Hedefte şunu yapalım bunu yapalım diye bir düşüncemiz yok. Amacımız, kaliteyi artırıp, üretimi hızlandırmak. Yarın Allah ne gösterir bilemiyoruz.

Aylık ne kadar makine üretiyorsunuz?

Bizde çeşit fazla. Bunun küçüğü var büyüğü var. Ama ortalama 15-16 makine üretebiliyoruz çok şükür.

Sipariş üzerine mi üretim yapıyorsunuz?

Sipariş üzerine ağırlıklı çalışıyoruz. Fakat stoklarımız da var. 'Bir tane sipariş var onu yapıyım' deme şansın yok. O yüzden stok yapıyoruz.

Sektörde karşılaştığınız sorunlar var mı?

Bazen zaman zaman görüyoruz, 'adam devlet bize ne yaptı' diye ahkam kesiyor. Bunlara çok kızıyorum. Devlet bir babadır, ben hayırlı bir evlat olursam hayırlı bir baba olur. Her şeyi devletten bekliyoruz. Biz ne kadar evlatlık yaptık ta devletten ne bekleyeceğiz? Bugün Allah'a şükür ben devletten hiçbir zorluk çekmedim. Kimse de bana sorun çıkarmadı. Biz önce kendimize bakalım. Devlet bize verebileceğini veriyor.

Boş zamanlarınız da neler yaparsınız, spor yapmayı sever misiniz, bir hobiniz var mı?

Gençliğimde jimnastikçiydim. Madalyalarım filan var. Askerden önce de futbol oydanım. Ama şimdi maalesef yapamıyorum. Arkadaşlarım var birkaç tane çok sevdiğim, onlarla oturur sohbet ederiz. Öyle özel bir hobim yok.

Ailenizle beraber vakit geçirir misiniz?

Evet. O olmazsa olmazdır. Çocuklarım ve eşimle vakit geçirmekten çok keyif alırım.

Teşekkür ediyoruz…

 

RÖPORTAJ: İBRAHİM ÇİÇEKÇİ

Muhabir: Sibel Candan