Çocukların sanal dünya yerine doğayla temas kurduğu, hareket ettiği ve ailece kaliteli zaman geçirdiği bir tatil modeli öneriliyor. Çocukların zamanı sadece tüketmek yerine üreterek ve oynayarak geçirmelerinin gelişim süreçlerine paha biçilemez katkılar sunduğunu ifade eden Psikolog Emine Fener, dijital cihazların tamamen hayattan çıkarılmasının gerçekçi bir yaklaşım olmadığını dile getirdi. Yaz tatilinin çocuk gelişiminde farklı alanları beslemek için fırsat kapısı olduğunu belirten Psikolog Emine Fener, kontrolsüz ekran kullanımının odaklanma sorunlarından duygu durum bozukluklarına kadar pek çok olumsuzluğa yol açabileceğini vurguladı. Fener, çocukların gereksinim duyduğu temel unsurun sınırsız ekran süresi değil; daha fazla oyun, canlı sohbet, fiziksel temas ve aileyle biriktirilecek güzel anılar olduğunu kaydetti.

OKUL ÖNCESİ UYUM İÇİN "SAAT 22.00" SINIRI VE DÜZENLİ UYKU ÖNERİSİ
Yaz tatilinin son kulvarına girilirken ailelerin atması gereken adımlara dikkat çeken Psikolog Emine Fener, tatilin bitmesine yaklaşık bir ay kaldığını hatırlatarak ebeveynlere rehberlik edecek tavsiyelerde bulundu. Yaklaşan eğitim-öğretim dönemine uyum sürecini kolaylaştırmak adına uyku saatlerinin kademeli olarak düzene sokulması gerektiğini belirten Fener, çocukların sabah saat 09.00 civarında uyandırılmasıyla sağlıklı bir biyolojik ritmin yeniden yakalanabileceğini aktardı. Geç saatlere kadar uyanık kalıp gün ortasında uyanmanın okul dönemi başladığında adaptasyon krizlerine yol açtığını ifade etti.

Gündüz saatlerinde çocuklarla ortak hobiler geliştirilmesi ve ders tekrarı ya da okuma saatlerinin planlanması gerektiğini vurgulayan psikolog, ihtiyaç halinde yardımcı eğitmenlerden veya ablalandan destek alınabileceğini belirtti. Ekran kullanımı konusunda ise net sınırlamaların şart olduğunun altını çizen Emine Fener, gece yatış sürecinde saat 22.00 itibarıyla dijital cihaz kullanımının tamamen noktalanması gerektiğini söyledi. Bu kuralın hem uyku kalitesini koruyacağını hem de beynin dinlenmesine olanak tanıyacağını dile getirdi.
KISA VİDEOLAR ODAKLANMA SÜRESİNİ YERLE BİR EDİYOR: REELS UYARISI
Sosyal medya platformlarında popüler olan kısa içeriklerin zihinsel süreçler üzerindeki yıkıcı etkilerine değinen Psikolog Emine Fener, özellikle birkaç saniyelik Reels videolarının beyindeki odaklanma mekanizmasını tahrip ettiğine vurgu yaptı. Yetişkinler dahil herkesin bu tür içerikleri izlemekten keyif aldığını ancak öğrencilerde bu durumun akademik hayatı doğrudan tehdit ettiğini belirten Fener, sürekli kısa içerik tüketmenin dikkat süresini ciddi oranda kısalttığını ifade etti.
Yoğun şekilde kısa video izleyen öğrencilerin sınıfta sırada oturmakta zorlandığını, öğretmeni dinleme kapasitelerinin düştüğünü ve sınavlar ile ödevlerde derin odaklanma yakalayamadıklarını kaydeden Emine Fener, gençlere ve çocuklara çağrıda bulundu. Teknolojiyi tamamen hayatın dışına itmenin imkansız olduğunu kabul etmekle birlikte, Reels ve benzeri kısa video formatlarından mümkün olduğunca uzak durulmasının zihinsel sağlık ve ders başarısı açısından en doğru tercih olacağını vurguladı.




