KÜÇÜKKÖY MAHALLESİ’NDEN ÇATALHÖYÜK’ÜN YAĞAN HAFIZASINA UZANAN YOL
Tarihe yön veren antik kente sadece 2 kilometre uzaklıkta bulunan Küçükköy Mahallesi'nde dünyaya gözlerini açan 63 yaşındaki Sadrettin Dural, çocukluk yıllarından itibaren bu gizemli tepelerin etrafında vakit geçirdi. Neolitik Çağ'ın en görkemli merkezlerinden biri olan bu tarihi alanla çocuk yaşta kurduğu bağ, 1993 yılında profesyonel bir boyut kazanarak buranın resmi bekçisi olmasıyla pekişti. Göreve başladığı andan itibaren içinde uyuyan tarih merakı adeta alevlenen Dural, dünyanın dört bir yanından kazı çalışmaları için bölgeye gelen yabancı ve yerli bilim insanlarını can kulağıyla dinledi.

Resmi görev süresi 2001 yılında noktalanmış olsa da antik kentten bağını koparmayan 63 yaşındaki Dural, Çatalhöyük kazılarını tam 33 yıldır kesintisiz bir şekilde ve büyük bir tutkuyla takip ediyor. Dönemin ünlü kazı başkanlarından Prof. Dr. Ian Hodder ile yolları kesişen emektar bekçi, hocanın da sunduğu büyük vizyoner destekle yürütülen arkeolojik araştırmaların adeta yürüyen, canlı bir arşivine dönüştü.
AMERİKA’DAKİ BİNGHAMTON ÜNİVERSİTESİ ANTROPOLOJİ BÖLÜMÜNDE OKUTULUYOR
Yıllar içinde biriktirdiği muazzam bilgiyi insanlıkla paylaşmak isteyen Sadrettin Dural, çevresindeki olumsuz tepkilere kulak tıkayarak kalemi eline aldı ve 2007 yılında ilk eserini tamamladı. İlkokul mezunu bir çobanın ya da bir bekçinin kitap yazamayacağını iddia edenlerin önyargılarını yıkan bu eser, Amerika Birleşik Devletleri'nde büyük yankı uyandırarak 'Protecting Çatalhöyük' ismiyle İngilizce olarak raflardaki yerini aldı. Dünyaca ünlü Binghamton Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nde yardımcı ders kitabı olarak müfredata dahil edilen bu çalışma, uluslararası alanda büyük bir başarı yakaladı.
Yazarlık serüvenine hız kesmeden devam eden Dural, "9000 Yıl Önce Çatalhöyük'te Yaşam" başlığıyla Türkçe bir eser daha kaleme aldı ve bu kıymetli kitap da yoğun talep üzerine İngilizce ve Almanca dillerine tercüme edilerek küresel okuyucuyla buluştu. Emeklilik günlerini yaşarken dahi kazı alanını bir an olsun boş bırakmayan Dural, ilerleyen yaşına rağmen 9 bin yıllık bu büyük mirasın etrafında yaşamayı sürdürüyor ve şimdilerde yeni keşiflerin heyecanını yaşarken üçüncü kitabını yazmanın hazırlıklarını yapıyor.

KONUŞMA BOZUKLUĞU YÜZÜNDEN İNSANLARDAN KAÇARKEN TARİHE SIĞINDI
Yaşadığı bu sıra dışı dönüşümün detaylarını paylaşan Sadrettin Dural, çocukluk evresinde ciddi bir konuşma bozukluğuyla mücadele ettiğini ve akranlarının acımasız zorbalıklarına maruz kaldığını dile getirdi. Gençlik yıllarında da insanların sergilediği kötülüklerden dolayı toplumdan uzaklaşarak çobanlık yapmayı seçtiğini anlatan Dural, hayvanlarını otlattığı o tepede resmi işe kabul edildikten sonra kaderinin baştan aşağı yenilendiğini ifade etti.
Kazı alanında mesai harcayan nezaketli arkeologları ve aydın akademisyenleri tanıdıkça insanlığa olan inancını yeniden kazandığını aktaran emektar bekçi, bu bilge insanların kendi eğitimine ve kişisel gelişimine can suyu olduğunu vurguladı. Bilim insanlarına hissettiği minnet borcunu ödemek adına çevresine bilgi aktarmaya başladığını belirten Dural, durumu fark eden kazı başkanı Hodder’ın kendisine bir tercüman vasıtasıyla tam 52 saat boyunca özel tarih dersi verdiğini kaydetti. Bu eğitimle birlikte antik döneme sırılsıklam aşık olduğunu söyleyen Dural, kavgasız, gürültüsüz, sadece sevgi ve barış üzerine kurulu 9 bin yıl önceki o komünal yaşam tarzının kendi hayata bakış açısını tamamen değiştirdiğini dile getirdi. İnsanların kendisini kırdığı dönemlerde Çatalhöyük’ün kendisine bir sığınak olduğunu belirten Dural, imkanı olması halinde tüm modern dünyayı geride bırakıp kötülükten uzak, sadece avlanarak ve ailesiyle huzur içinde yaşayacağı o ilkel ama barışçıl çağda yaşamayı arzulayacağını ifade etti.





