Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkez binası ve çevresi, mahkemenin kurultay davasına ilişkin iade kararının ardından adeta savaş alanına döndü. Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen bir grubun sabahın erken saatlerinde genel merkeze gelerek içeri girmek istemesiyle başlayan gerginlik, kısa sürede fiziki çatışmaya dönüştü. Genel merkezde bulunanlar ile parti önüne gelen grup arasında bir süre arbede yaşanırken, partiye girmeye çalışan gruba genel merkezin bahçesindeki bazı partililerce taş ve su şişesi fırlatıldı. Bahçedeki CHP'lilerin, "Kayyumlar gidecek, biz kalacağız" şeklinde slogan attığı olaylar nedeniyle giriş ve çıkışlar parti araçlarıyla kapatıldı. Çevik kuvvet ekiplerinin müdahale ettiği ve polis barikatlarının aşılmaya çalışıldığı yerleşke çevresindeki bazı yollar trafiğe kapatılarak geniş güvenlik önlemleri alındı.
"Milletvekillerinin Dahi Genel Merkez İçine Alınmadığı Anlaşılmış Olmakla..."
Yaşanan krizin hukuki boyutunda ise Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik, CHP avukatı sıfatıyla Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne 23 ve 24 Mayıs tarihlerinde iki ayrı dilekçeyle başvurdu. Çelik dilekçesinde, "Cumhuriyet Halk Partisinin temsil yetkisi Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve yönetimine ait olmasına rağmen, ısrarlı bir biçimde önceki parti ilgilileri tarafından genel merkez boşaltılmamıştır." ifadesini kullandı. Mevcut yönetimin kapıları kilitlediğini belirten Çelik, "Tüm yapıcı girişimlere ve milletvekillerinin görüşme çabalarına rağmen milletvekillerinin dahi genel merkez içine alınmadığı, daha ötesi uzunca bir süre yapıcı diyalog kurulmaya çalışılmasına karşın sonuç alınamadığı anlaşılmış olmakla parti genel merkezinin tarafımıza teslimi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz." talebinde bulundu. Bu başvurunun ardından Ankara Valiliği de harekete geçerek, "Mahkeme kararının yerine getirilmesi konusunda Ankara Emniyet Müdürlüğüne talimat verilmiştir." açıklamasını yaptı.
Kılıçdaroğlu’ndan Örgüte "Disiplin" ve "Tedbir" Uyarısı
Genel merkez önündeki olaylar tırmanırken, göreve iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklaması Basın Danışmanı Atakan Sönmez tarafından sosyal medya hesabından paylaşıldı. Kılıçdaroğlu mesajında yasal sürecin uygulanmasını isteyerek, "CHP'nin tüm örgütlerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar uyarınca işlem yapmaya çalışan yargı görevlileri, emniyet personeli ve tüm kamu görevlilerine ve mahkeme kararının gereklerine uymasını rica ederim. Ayrıca, örgüt kültürüne ve disiplinine aykırı hiçbir eylem ve davranışta bulunmamasını da rica ederim. Talimata aykırı hareket edenlerle ilgili gerekli tedbirler alınacaktır." uyarısında bulundu. Kılıçdaroğlu'nun yanında yer alan eski milletvekili Müslim Sarı ise bir gazetecinin, "Kemal Bey, polis eşliğinde girmeyi kabul eder mi?" sorusu üzerine net bir şekilde, "Öyle bir şey yok." yanıtını verdi.
"Anlayamadığımız Bir İnatla Odaları Boşaltmıyorlar"
Kılıçdaroğlu kanadından genel merkez önüne gelen İzmir Milletvekili Mahir Polat ve eski milletvekili Müslim Sarı, kapıdaki inatlaşmaya tepki gösterdi. İstinafın kararıyla görevden uzaklaştırılan CHP yönetiminin suhuletle bir geçiş planlamadığını savunan Polat, en kısa sürede kurultay yapmak istediklerini vurgulayarak, "Arkadaşlarımız, anlayamadığımız bir inatla, partimizin üyelerini ve milletvekillerini alıp Sayın Genel Başkanımızın, parti meclisimizin ve MYK'mizin odalarını boşaltmamakta ısrar ediyorlar. Bir şekilde çözeceğiz herhalde. Israrla vekil arkadaşlarımız temas kurmaya çalışıyor." diye konuştu. Polat ayrıca, görevden uzaklaştırılan yönetimin yetkisiz olduğunu, bu sebeple parti çalışanlarına bayram ikramiyelerinin dahi verilemediğini söyledi. Müslim Sarı ise diyalog zeminini zorladıklarını belirterek, Murat Emir'in kendilerini suçlamasına, "Partimizi birlik beraberlik içinde ortak akılla geleceğe taşıyalım bakış açısıyla CHP Genel Merkezi'nin içine girip konuşmak istedik ama bu mümkün olmadı, içeri davet edilmedik." sözleriyle karşılık verdi. Sarı, karşı tarafın İçişleri Bakanlığına gitme kararını da eleştirerek, "Hiç İçişleri Bakanlığına gitmeye gerek yok, biz buradayız, çözeriz, konunun tarafıyız. Bir araya gelerek hızlı bir şekilde çözeriz." dedi.
"Yine Denerlerse Yine Püskürtürüz"
Buna karşılık genel merkez bahçesinde barikat kuran tarafta yer alan CHP Milletvekili Murat Emir ve beraberindekiler ise sert açıklamalarla geri adım atmayacaklarını duyurdu. Milletvekili Mahmut Tanal’ın eline hortum alarak giriş kapısının üzerindeki alana çıktığı genel merkez bahçesinde konuşan Murat Emir, karşı tarafı zorbalıkla suçladı. Emir, "Her zaman iletişimden yana olduk. Baba ocağımızı korumasını biliriz. Ama 'Baba ocağımızla ilgili önemli kritik görüşmeleri de her zeminde yapmaktan çekinmeyiz.' dedik. Ancak bu sürece uymayıp, sabah saatlerinde bulabildikleri mafyavari insanlarla, CHP'li olmayla hiçbir ilişkisi olmayan insanlarla, meydan okurcasına ve zorbalıkla girmeye çalışıldı. Biz bunu engelledik, püskürttük. Yine denerlerse yine püskürtürüz." ifadelerini kullandı. Görüşme iddialarını yalanlayan Emir, "Buraya diyalog için gelinmiş iddiasını da asla doğru bulmuyoruz." diyerek, partiye yönelik "hukuksuz müdahaleler" karşısında seçimli olağanüstü kurultaya gidilmesi gerektiğini savundu. Emir, yaşanan bu kritik süreçle ilgili olarak, "Sayın İçişleri Bakanı'ndan randevu aldık. Birazdan gideceğiz. Görüşlerimizi, taleplerimizi, bize göre kritik noktaları arz edeceğiz." diyerek İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile görüşmeye gideceklerini açıkladı. Polis ekiplerinin beraberindeki icra memurlarıyla içeri girmek üzere bekleyişi ve taraflar arasındaki gergin müzakereler sürüyor.




