Türkiye tarım sektörü, hububat üretiminde tarihi bir dönüm noktasına doğru ilerliyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Fenolojik Değerlendirme-Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analizi Raporu" verileri, üreticilerin yüzünü güldürecek cinsten. Rapora göre, ekim-nisan döneminde yağışların genel olarak yeterli ve yer yer mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, bitkilerin çıkış, kardeşlenme, sapa kalkma ve gelişim dönemlerini en üst düzeyde destekledi. Birçok üretim merkezinde geçen yıla göre çok daha iyi bir gelişim görünümü ortaya çıkarken, tarımsal bakım işlemleri de hız kesmeden tamamlandı. Üst gübreleme uygulamalarının büyük ölçüde bitirildiği sahada, yağışların etkisiyle gübrelerin toprakta çözünerek bitki tarafından etkin şekilde alındığı gözlemlendi. Yabancı ot mücadelesinin de tamamlandığı bölgelerde, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'da çiçeklenme ile süt olum dönemleri sürerken, Marmara ve Ege'de ise başaklanma ve çiçeklenme dönemleri yaygınlaştı.
Yoğun Yağış Alan Alanlarda Hastalık Riski Takip Ediliyor
Hububatta genel görünüm oldukça pozitif olsa da yağış ve yüksek nem koşullarına bağlı olarak bazı bölgelerde lokal riskler de baş gösteriyor. Ülke genelinde septorya yaprak lekesi, sarı pas, kök boğazı çürüklüğü ve külleme hastalıklarına yer yer rastlanırken, özellikle yoğun yağış alan alanlarda fungal hastalık riskinin arttığı ve bazı noktalarda lokal düzeyde verim kayıpları riski bulunduğu gözlemleniyor. Hastalıkların dağılımına bakıldığında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kök çürüklüğü ve septorya daha belirgin görülürken, Marmara ve Ege bölgelerinde sarı pas ve kök boğazı hastalıkları ön plana çıkıyor. Akdeniz Bölgesi'nde ise taban suyu yüksek alanlarda, su baskını kaynaklı stres ve hastalıklar dikkat çekiyor. İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yer yer taban suyu yükselmesi, don ve aşırı nem kaynaklı lokal etkiler gözlenirken, Karadeniz Bölgesi'nde de yüksek nem nedeniyle hastalık riski artış gösteriyor.
Bölge Bölge Yeni Sezon Beklentileri
TMO raporunda Türkiye'nin yedi bölgesindeki tarımsal beklentiler detaylı şekilde analiz edildi. Buna göre Marmara ve Ege bölgelerinde, verim ve kalite açısından oldukça olumlu bir sezon bekleniyor. Akdeniz Bölgesi'nde kıraç alanlarda yüksek verim, taban arazilerde ise yer yer su baskını kaynaklı kayıplar öngörülüyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yağışların etkisiyle genel verim potansiyeli artmakla birlikte, hastalık baskısına bağlı lokal düşüşler tahmin ediliyor. İç Anadolu Bölgesi'nde, dengeli yağış rejimi ve yeterli toprak nemi sayesinde geçen yıla göre daha yüksek verim beklentisi artış gösterirken, Doğu Anadolu Bölgesi'nde gerçekleşen aşırı yağış nedeniyle tarımsal işlemlerde gecikmeler yaşanıyor ancak drenajı iyi alanlarda gelişim yine de olumlu seyrediyor.
Son Sözü Mayıs ve Haziran Ayları Söyleyecek
Türkiye genelinde tarihin en yüksek üretim miktarına ulaşma tahmini masada dururken, nihai sonuçlar önümüzdeki iki aylık hava koridoruna bağlı olacak. Hububat gelişimi mevcut iklim koşulları çerçevesinde olumlu bir görünüm sergilese de mayıs ve haziran aylarında gerçekleşecek sıcaklık ve yağış rejiminin dane dolumu, hastalık baskısı ve nihai verim üzerinde doğrudan belirleyici olması öngörülüyor. Hastalık ve zararlılarla etkin mücadelenin sürdürüldüğü, drenaj ve bakım uygulamalarının yeterli seviyede olduğu alanlarda yüksek verim beklentisi güçlü bir şekilde korunurken, su baskını ve yetersiz mücadele bulunan alanlarda lokal kayıplar oluşabileceği değerlendiriliyor. Her şeye rağmen, ülke genelinde üretim sezonunun geçen yıla kıyasla çok daha iyi gerçekleşmesi ve hasat dönemine kadar üretimi etkileyebilecek ekstrem olumsuz bir durum yaşanmaması halinde hububatta tüm zamanların rekorunun kırılması bekleniyor.





