TOKİ’de Yüzde 25 İndirim Heyecanı: Merak Edilen Şartlar Açıklandı!
TOKİ’de Yüzde 25 İndirim Heyecanı: Merak Edilen Şartlar Açıklandı!
İçeriği Görüntüle

BİLGİ VE İLETİŞİM SEKTÖRÜ BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİ OLDU

Ekonominin çarklarını oluşturan sektörler detaylıca incelendiğinde, yılın ilk çeyreğinde en dikkat çekici performansın teknoloji alanında yaşandığı görülüyor. Bilgi ve iletişim faaliyetleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,5 gibi güçlü bir oranla büyümenin zirvesinde yer aldı. Teknolojiyi yüzde 5,2 ile diğer hizmet faaliyetleri ve sofralarımızın temelini oluşturan, yüzde 4,6 büyüyen tarım sektörü takip etti. Günlük hayatın merkezindeki ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,7 artış gösterirken, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,5, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri ise yüzde 3,0 oranında büyüdü. Devletin topladığı ürün üzerindeki vergilerden sübvansiyonlar çıkarıldığında elde edilen değer yüzde 2,0 artarken, mesleki, idari ve destek hizmetleri yüzde 1,9, kamu yönetimi, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler ise yüzde 1,8'lik bir artış yakaladı. Tüm bu olumlu tablonun aksine, üretimin ana damarlarından biri olan sanayi sektörü ise bu dönemde yüzde 0,8 oranında bir küçülme yaşayarak negatif ayrıştı.

TÜRKİYE'NİN TOPLAM EKONOMİK DEĞERİ 17 TRİLYON LİRAYA YAKLAŞTI

Ülke sınırları içinde üretilen tüm mal ve hizmetlerin parasal değerini ifade eden milli hasılamız, 2026'nın ilk üç ayında cari fiyatlarla tam 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL olarak kayıtlara geçti. Bu devasa rakam, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 35,7'lik bir artışı temsil ediyor. İlk çeyrekte elde edilen bu ekonomik değerin küresel para birimi olan ABD doları bazındaki karşılığı ise 389 milyar 598 milyon dolar olarak gerçekleşti. Öte yandan, dönemsel iniş çıkışları ve takvimdeki gün kaymalarını arındıran hesaplamalara göre de büyüme istikrarını korudu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ekonomi bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 büyürken, sadece takvim etkisinden arındırılmış yıllık büyüme oranı yüzde 2,6 olarak hesaplandı.

VATANDAŞIN TÜKETİMİ ARTTI DIŞ TİCARETTE YAVAŞLAMA YAŞANDI

Ekonominin harcama yönü mercek altına alındığında, halkın tüketim eğiliminin sürdüğü anlaşılıyor. Türkiye'de yerleşik hanehalklarının, yani vatandaşların yaptığı nihai tüketim harcamaları 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,8 oranında artış gösterdi. Aynı dönemde devletin kendi nihai tüketim harcamaları yüzde 2,1 artarken, geleceğe yönelik yatırımların bir göstergesi olan gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 3,0'lık bir yükseliş kaydetti. Dış ticaret cephesinde ise küresel durgunluğun da etkisiyle dikkate değer bir yavaşlama görüldü. Türkiye'nin dış dünyaya yaptığı mal ve hizmet ihracatı yılın ilk çeyreğinde yüzde 12,7 gibi belirgin bir oranda azalırken, dışarıdan aldığımız mal ve hizmetleri içeren ithalatımız da yüzde 2,0 oranında düşüş gösterdi.

ÇALIŞANLARIN MİLLİ GELİRDEN ALDIĞI PAY KORUNDU

Ekonomide üretilen değerin çalışanlar ve işletmeler arasındaki paylaşım dengesi de ilk çeyrek raporunda kendine yer buldu. Ülkede çalışanlara yapılan işgücü ödemeleri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 35,9 oranında artış kaydetti. Şirketlerin ve girişimcilerin elde ettiği net işletme artığı ile karma gelirler ise yüzde 34,4'lük bir yükseliş gösterdi. Bu artışlarla birlikte, çalışanlara yapılan ödemelerin toplam Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı, tıpkı geçen yılın ilk çeyreğinde olduğu gibi bu yıl da yüzde 42,7 seviyesini koruyarak aynı kaldı. Buna karşılık, işverenlerin ve kendi hesabına çalışanların payını temsil eden net işletme artığı ve karma gelirin payı ise geçen yıl yüzde 36,3 iken, 2026 yılının ilk çeyreğinde küçük bir gerilemeyle yüzde 35,8 olarak gerçekleşti.

Kaynak: HABER MERKEZİ