Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, ülke gündemine ilişkin yaptığı haftalık değerlendirme toplantısında Türkiye’deki çocuk işçiliği krizini sert bir dille eleştirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin güncel verilerini paylaşan Demirel, 1 Eylül 2025 ile 31 Ağustos 2026 tarihleri kapsayan bir yıllık süreçte 95 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini açıkladı. Bir önceki yıl aynı dönemde bu sayının 72 olduğunu hatırlatan İl Başkanı, tablonun giderek ağırlaştığını ve çocuk işçiliğinin artık görmezden gelinemez acı bir toplumsal gerçeklik haline geldiğini vurguladı.
YOKSULLUK VE GELİR ADALETSİZLİĞİ ÇOCUKLARI AĞIR İŞLERE İTİYOR
Bir çocuğun ailesinin geçimine destek olabilmek amacıyla tehlikeli koşullarda çalışmak zorunda kalmasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Mehmet Demirel, problemin temelinde yatan ekonomik dinamiklere dikkat çekti. Çocuk işçiliğinin derininde yoksulluk, hayat pahalılığı, eğitimden kopuş ve kayıt dışı istihdamın yer aldığını söyleyen Demirel, konunun sadece iş yeri denetimleriyle çözülemeyeceğini belirtti. Aileleri çocuklarının getireceği gelire muhtaç bırakan ekonomik şartların kökten değiştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
EKONOMİ İNSAN İÇİNDİR ANLAYIŞI HAKİM OLMALI
"Önce Ahlak ve Maneviyat" ilkeleri gereğince insanın tüm ekonomik çıkarların üstünde tutulması gerektiğini savunan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Demirel, ekonominin insan için var olduğunu hatırlattı. Ülkenin gerçek kalkınmasının sadece büyüme rakamlarıyla ölçülemeyeceğini belirten Demirel, asıl kriterin çocukların ne kadar güvenli, huzurlu ve umutlu bir geleceğe sahip olduğuyla ilgili olduğunu dile getirdi. Bu noktada sosyal devlet anlayışının gereği olarak yoksul ailelerin doğrudan desteklenerek ayağa kaldırılması çağrısında bulundu.
ÇOCUKLARIMIZIN YERİ İŞ YERLERİ DEĞİL OKULLAR VE PARKLARDIR
Çocukların geleceğin teminatı ve topluma birer emanet olduğunu ifade eden Mehmet Demirel, kayıt dışı çocuk işçiliği denetimlerinin sıklaştırılmasını ve mesleki eğitim uygulamalarında çocukların üstün yararının öncelenmesini istedi. Hiçbir ekonomik gerekçenin bir çocuğun eğitiminden, sağlığından ve canından daha kıymetli olamayacağını belirten Demirel, tüm çocukların iş yerlerinde değil okullarda, kütüphanelerde ve parklarda güvenle büyüdüğü bir Türkiye mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.




