İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından yürütülen ve Türkiye’nin karla beslenen en kritik alanlarını kapsayan iki yıllık bilimsel araştırma yayımlandı. Konya Havzası’nın da aralarında bulunduğu 15 ana havzada yürütülen çalışma, 2007 yılı sonrasında kış aylarındaki sıcaklık artışının kar kuraklığı üzerinde belirleyici bir faktör haline geldiğini ortaya koydu. Kar örtüsündeki erimelerin beklenenden çok daha erken gerçekleşmesi, Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinin başında gelen Konya Ovası’nda su kaynaklarının geleceği açısından alarm zillerinin çalmasına neden oldu.

SICAKLIK VE KURAKLIK BİRLEŞTİ: SU DENGESİ BOZULUYOR

Hydrological Sciences Journal dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, geçmişte sadece yağış azlığına bağlı olarak gelişen "kuru kar kuraklığı", yerini sıcaklık artışı ile yağış azlığının bir arada görüldüğü "sıcak-kurak kar kuraklığına" bıraktı. Konya Havzası’nı da doğrudan etkileyen bu yeni kuraklık türü, kışın yağan karın toprakta ve yüksek kesimlerde su olarak depolanmasını engelliyor. Kar örtüsünün erimesiyle oluşan akışın ilkbahar ve yaz aylarına yayılmak yerine çok daha erken dönemde gerçekleşmesi, su arzının en yüksek olduğu tarım sezonunda ciddi sıkıntılar doğurma riski taşıyor.

Konyalı sürücüler için uyarı zilleri çalıyor!
Konyalı sürücüler için uyarı zilleri çalıyor!
İçeriği Görüntüle

2 BİN METRENİN ALTINDAKİ ALANLAR BÜYÜK RİSK ALTINDA

Araştırmada elde edilen veriler, kar su eş değerindeki azalışın yüksekliğe bağlı olarak değişim gösterdiğini kanıtladı. Kar örtüsü hacminin yaklaşık yüzde 70’inin 2 bin metrenin altındaki alanlarda depolandığı dikkate alındığında, sıcaklığa bağlı kar kayıplarının Konya ve çevresinde tarımsal sulama ve yeraltı su beslenmesi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi. Sıcak-kurak kar kuraklığı kış aylarında kar yağışı yerine yağmura dönen yağışların su olarak hızla akıp gitmesine ve doğal rezervlerin tükenmesine yol açıyor.

UZMANLARDAN ÇAĞRI: KONYA’DA SU YÖNETİMİ YENİDEN PLANLANMALI

Çalışmanın detaylarını değerlendiren akademisyenler, artık sadece ne kadar su yağdığının değil, suyun ne zaman kullanılabilir olduğunun önem kazandığını vurguladı. Konya gibi tarımsal su ihtiyacının yüksek olduğu bölgelerde baraj işletmesi, tarımsal sulama ve havza bazlı su yönetiminin acilen bu yeni iklim gerçekliğine göre güncellenmesi gerektiği ifade edildi. Kar örtüsünün anlık izlenmesi, erken uyarı sistemlerinin kurulması ve sulamada maksimum verimliliğe geçilmesi, bölgenin su geleceğini korumak adına en acil adımlar olarak öne çıkıyor.

Kaynak: AA