Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamında prim ödeyen milyonlarca çalışan ve emekli ile Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında görev yapan veya emekli olan milletvekillerine sağlanan cenaze yardımı tutarları arasındaki devasa fark kamuoyunda büyük tepki çekiyor. Hayatın her alanında hissedilen ekonomik adaletsizlik, ölüm sonrasında verilen devlet desteklerinde de kendisini belirgin bir biçimde gösteriyor. Mevcut mevzuat ve güncel ödeme tarifeleri incelendiğinde, halkın temsilcisi konumundaki milletvekilleri ile onları seçen "asil" vatandaşlar arasındaki gelir ve imtiyaz dengesizliği dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Vefat eden sigortalının ailesine acılı gününde destek olmak amacıyla ödenen cenaze yardımı kaleminde, milletvekillerine ayrılan bütçe ile sıradan bir işçi ya da esnafa ayrılan bütçe arasındaki makas adeta uçuruma dönüşmüş durumda.
MİLLETVEKİLLERİNE YÜZ BİNLERCE LİRA DESTEK SAĞLANIYOR
Devletin vefat halinde ödediği cenaze ödeneği tutarları, unvana ve tabi olunan sosyal güvenlik statüsüne göre radikal bir şekilde değişiyor. Mevzuat gereği, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde aktif olarak milletvekilliği görevini sürdürürken hayatını kaybeden bir vekilin ailesine ödenen cenaze yardımı tutarı 179 bin 608 TL seviyesinde bulunuyor. Görev süresini tamamlamış ve emeklilik hakkı kazanmış bir milletvekilinin vefatı halinde ise yakınlarına 89 bin 804 TL tutarında bir ödeme yapılıyor. Milletvekillerinin vefatı durumunda hak sahiplerine aktarılan bu yüksek tutarlar, vefata bağlı masrafların karşılanması adıyla devlet bütçesinden doğrudan tahsis ediliyor.
SGK VE BAĞ-KUR EMEKLİSİNİN PAYINA DÜŞEN MİKTAR DEVEDE KULAK KALIYOR
Buna karşılık, ömrü boyunca prim ödeyerek ülke ekonomisine katkı sağlayan işçi, memur, esnaf ve çiftçilerin yer aldığı SGK ile BAĞ-KUR mensuplarına biçilen değer son derece kısıtlı bir miktarla sınırlı kalıyor. Sosyal güvenlik sistemine bağlı olan standart bir sigortalının veya emeklinin yaşamını yitirmesi durumunda, ailesine verilen cenaze yardımı yalnızca 6 bin 398 TL olarak uygulanıyor. Bir yanda vefat eden aktif bir vekil için ödenen 179 bin 608 TL, diğer yanda ise yıllarca prim ödemiş bir SGK ya da BAĞ-KUR’lu vatandaşın ailesine layık görülen 6 bin 398 TL. İki ödenek kıyaslandığında, asil olarak kabul edilen vatandaş ile vekil tayin edilen siyasetçi arasında tam 28 katlık bir fark ortaya çıkıyor. Sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilen bu durum, vefat anında bile eşitliğin sağlanamadığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.




