SAĞLIK

Anne adayları dikkat: Sıcak havalarda yapılan bu yanlışlar bebeğin sağlığını tehlikeye atıyor!

Gebelikte yaz sıcaklarına bağlı olarak gelişebilecek riskleri önceden tahmin etmek ve vücudun verdiği sinyalleri doğru okumak hayati bir önem taşıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hekimi Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, yaz aylarında sergilenen hatalı davranışların halsizlikten tansiyon dalgalanmalarına, erken doğum riskinden ciddi enfeksiyon tablolarına kadar geniş bir yelpazede sağlık sorunlarını tetikleyebileceğini belirtiyor.

Abone Ol

ANNE ADAYLARI İÇİN GÜNLÜK HAYATI OLDUKÇA ZORLAŞTIRIYOR

Yaz aylarının kavurucu sıcakları, gebelik sürecindeki hormonal ve fizyolojik değişimlerle birleştiğinde anne adayları için günlük hayatı oldukça zor bir hale getirebiliyor. Mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıklar karşısında farkında olmadan yapılan bazı hatalar, sadece anne adayının konforunu bozmakla kalmayıp anne karnındaki bebeğin gelişimini ve sağlığını da doğrudan olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, yüksek sıcaklıkların yaşandığı bu dönemlerde rutin alışkanlıkların mutlaka hava koşullarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğinin altını çiziyor. Özellikle uzun saatler boyunca güneş altında vakit geçirmek, yetersiz sıvı alımı ve besin hijyenine dikkat etmemek gibi yaygın görülen ihmaller, gebelikte geri dönülemez sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Vücut ısısının kontrolsüz şekilde artmasıyla ortaya çıkan baş dönmesi, mide bulantısı, ani kalp çarpıntıları ve baygınlık hissi gibi durumların sıcak çarpmasının habercisi olabileceğini ifade eden Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, bu tarz semptomlar fark edildiğinde hemen serin bir alanda dinlenmeye geçilmesi ve su tüketilmesi gerektiğini vurguluyor. Uzman isim, şikayetlerin gerilemediği durumlarda ise vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasının kritik olduğunu hatırlatarak, anne adaylarının uzak durması gereken temel hataları ve doğru uygulama yöntemlerini paylaşıyor.

YETERSİZ SU TÜKETİMİ VE DOLAŞIM SİSTEMİNE ETKİLERİ

Yüksek hava sıcaklıkları nedeniyle vücudun terleme yoluyla kaybettiği sıvı miktarı yaz aylarında maksimum seviyeye ulaşıyor. Gebelik döneminde ise sıvı ihtiyacı normal zamanlara göre çok daha belirgin bir hal alıyor. Gün içerisinde yeterli miktarda su içmemek; şiddetli baş ağrılarına, kronik halsizliğe, ani baş dönmelerine ve en önemlisi rahim kasılmalarının erken dönemde tetiklenmesine yol açabiliyor. Sıvı eksikliği aynı zamanda idrar yollarında durgunluğa neden olarak hamilelikte sıkça karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonu riskini de belirgin ölçüde artırıyor. Bu risklerin önüne geçebilmek adına her gün 2-2,5 litre su tüketilmesi yaşamsal bir zorunluluk olarak görülüyor. Gün boyu susama hissinin oluşmasını beklemeden, düzenli aralıklarla su bardağını tazelemek ve özellikle dış mekanlarda geçirilen sürelerde sıvı takviyesini daha da artırmak gerekiyor.

ÖĞLE SAATLERİNDE GÜNEŞE MARUZ KALMANIN DOĞURDUĞU RİSKLER

Güneş ışınlarının yeryüzüne dik açılarla geldiği ve sıcaklığın zirve yaptığı zaman dilimlerinde dışarıda bulunmak, hamile kadınların vücut ısısının hızla yükselmesine sebebiyet veriyor. Gebelikle birlikte zaten normalden çok daha yoğun çalışan dolaşım sistemi, aşırı sıcak havayla karşılaştığında kalp üzerindeki yükü artırıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, bu durumun anne adaylarının enerjisini hızla tükettiğini, sıcak çarpması, ani tansiyon düşüşleri ve buna bağlı bayılma risklerini maksimuma çıkardığını aktarıyor. Bu tehlikelerden korunmak adına özellikle 11.00–16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarıya çıkılmaması öneriliyor. Dışarı çıkılmasının mecburi olduğu durumlarda ise mutlaka gölge alanların tercih edilmesi, başı koruyacak şapkaların kullanılması ve sıvı desteğinin ihmal edilmemesi gerekiyor.

KIYAFET SEÇİMİ VE CİLT SAĞLIĞINDA GÜNEŞ KORUYUCULARIN ROLÜ

Yaz mevsiminde vücudu sıkan, sentetik içerikli ve cildin hava almasını engelleyen kıyafetlerin tercih edilmesi vücut ısısını hapsederek aşırı terlemeye zemin hazırlıyor. Gebelik döneminde hormonal etkilerle hassaslaşan cilt yapısı, bu nemli ve sıcak ortamdan olumsuz etkilenerek mantar enfeksiyonlarına, pişiklere ve şiddetli cilt tahrişlerine açık hale geliyor. Bu sebeple açık renk tonlarında, vücudu sıkmayan bol kesimli ve pamuklu kumaşlardan üretilen giysilerin seçilmesi büyük bir rahatlık sağlıyor. Bunun yanı sıra hamilelik hormonları cildin lekelenme eğilimini de artırıyor. Güneş koruyucu krem kullanmadan güneşe çıkmak, yüzde ve vücutta kalıcı koyu lekelerin oluşmasına ya da mevcut lekelerin daha da belirginleşmesine neden oluyor. Lekelenmelerin ve ultraviyole ışınlarının yarattığı cilt hasarlarının önüne geçmek adına dış mekana çıkmadan önce mutlaka en az 30 SPF koruma faktörlü güneş kremlerinin sürülmesi, şapka kullanımı ve gölgede kalma kuralı büyük önem taşıyor.

YANLIŞ ZAMANDA YAPILAN EGZERSİZLER VE SEYAHAT HATALARI

Gebelikte vücudun harcadığı enerji miktarı yükseldiği için sıcak havalarda ağır fiziksel aktiviteler yapmak vücudu ciddi anlamda zorluyor. Aşırı sıcakta yapılan egzersizlerin vücut sıcaklığını tehlikeli seviyelere ulaştırabileceğini ve dehidrasyonu hızlandıracağını söyleyen Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, bu durumun solunum güçlüğü, baş dönmesi ve aşırı bitkinlik gibi tablolara yol açabileceğini belirtiyor. Yaz döneminde hamileler için en ideal aktiviteler olarak yürüyüş ve yüzme öne çıkarken, bu sporların sadece sabahın erken saatlerinde veya akşamın serinliğinde yapılması gerekiyor. Egzersiz esnasında tempo düşük tutulmalı, öncesinde ve sonrasında bol sıvı alınmalıdır. Diğer taraftan yaz tatili seyahatlerinde uzun süre hareketsiz oturmak da büyük bir risk barındırıyor. Hamilelikte kanın pıhtılaşma eğiliminin artması nedeniyle araba veya uçak yolculuklarında sabit kalmak bacaklarda ödem, şişlik ve damar tıkanıklığı riskini doğuruyor. Yolculuk esnasında her 1-2 saatte bir mola verilmesi, kısa yürüyüşlerle kan dolaşımının canlandırılması hayati önem taşıyor.

GIDA GÜVENLİĞİ İHMALİ VE KONTROLSÜZ KLİMA KULLANIMI

Hamilelik süreci, hücresel bağışıklık sisteminde yaşanan doğal değişimler sebebiyle besin yoluyla bulaşan enfeksiyonlara karşı vücudu daha savunmasız hale getiriyor. Yaz sıcaklarında yiyeceklerin çok daha hızlı bozulması ve bakterilerin üremesi, gıda kaynaklı enfeksiyon riskini katlıyor. Bu enfeksiyonlar anne adayında ağır seyredebildiği gibi düşük yapma, erken doğum veya yenidoğan bebekte ciddi enfeksiyon hastalıklarına yol açabilmektedir. Şarküteri ürünleri, yumuşak yapılı peynirler, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve soğuk tütsülenmiş deniz mahsulleri en yüksek risk grubunu oluşturuyor. Bu süreçte açıkta satılan gıdalardan tamamen uzak durulması, meyve ve sebzelerin çok iyi yıkanması ve tüketilen ürünlerin tazeliğinden emin olunması gerekiyor. Benzer şekilde sıcaktan korunmak amacıyla yaşam alanlarındaki klimaların derecesini aşırı düşürmek, ani sıcaklık değişimlerine bağlı olarak üst solunum yolu enfeksiyonlarını tetikleyebiliyor. Ortam sıcaklığının makul düzeyde tutulması ve yaşanılan odaların günde en az 3 defa 10'ar dakika boyunca doğal yollarla havalandırılması sağlık dengesinin korunmasına yardımcı oluyor.