Sosyal güvenlik sistemindeki yaş takılması sorununa çözüm arayan binlerce çalışan, Ankara'dan gelecek resmi haberlere odaklandı. Emeklilikte Yaş Takılanlar yasasının ardından kapsam dışında kalan 9 Eylül 1999 sonrası sigortalılar, seslerini yetkili makamlara duyurmak adına çalışmalarını yoğunlaştırdı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde gerçekleşen son temaslar, 2000 yılı ve sonrasında iş hayatına atılan vatandaşların umutlarını yeniden yeşertti.
İş hayatına atıldıkları tarih sebebiyle yaş şartında büyük bir uçurumla karşılaşan çalışanlar, adaletin sağlanması adına hazırladıkları taslakları yönetime sundu. Bakan yardımcılığı düzeyinde gerçekleşen kabullerde, sigorta başlangıç tarihlerine göre oluşturulacak aşamalı geçiş modelleri masaya yatırıldı. Kamuoyunda geniş yankı bulan bu temaslar, çalışma hayatının en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.
Bakanlık Temasları Ve Oluşturulan Yeni Model
Emeklilikte Adalet Derneği yetkililerinin kamu yetkilileriyle gerçekleştirdiği kritik görüşme, milyonlarca işçinin beklentisini üst seviyeye çıkardı. Dernek temsilcileri, sadece 1 günlük farkla yıllarca daha fazla çalışmak zorunda kalan kesimin mağduriyetini dile getirdi. Sunulan kapsamlı raporda, anayasal eşitlik ilkesi çerçevesinde adil bir emeklilik takviminin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
Yetkililere aktarılan dosyalarda, 1999 sonrası sigorta girişi bulunan çalışanlar için aşamalı bir emeklilik cetveli yer aldı. Hazırlanan raporda işçilerin çalışma süreleri ve ödedikleri prim miktarları dikkate alınarak adil bir formül geliştirildi. Yapılan görüşmelerin ardından bakanlık cephesinin konuyu hassasiyetle incelediği ve sunulan verileri değerlendirmeye aldığı kaydedildi.
İlk Yıllar İçin Öngörülen Aşamalı Şartlar
Önerilen yeni sisteme göre 1999 yılının Eylül ayından itibaren işe başlayanlar için ilk kademe oluşturuldu. Bu dönemde işe giren kadın çalışanlar için 43 yaş ve 6400 prim günü Hedeflenirken erkek çalışanlar için ise 45 yaş ve aynı prim şartı öngörüldü. İlerleyen her yıl için yaş ve prim gün sayısında kademeli bir artış hedeflendi.
Takip eden süreçte 2001 yılında sisteme dahil olan kadınlarda 44 yaş ile 6475 gün, erkeklerde 46 yaş ile aynı prim şartı arandı. 2002 ile 2004 yılları arasında iş hayatına başlayan çalışanlar için ise yaş şartı kadınlarda 45 ile 47 arasına, erkeklerde ise 47 ile 49 arasına yükseltildi. Prim gün süreleri de her yıl için 75 gün artırılarak 6700 gün seviyesine kadar çekildi.
İlerleyen İşe Giriş Tarihlerindeki Yaş Sınırları
Sistemin ikinci evresini oluşturan 2005 ve 2008 yılları arası için daha farklı parametreler devreye sokuldu. 2005 yılında sigorta kartını alan bir kadın çalışanın 48 yaşında ve 6775 prim günüyle emekli olması planlanırken, erkek çalışanın 50 yaşını tamamlaması ve aynı primi ödemesi şart koşuldu. Yıllar ilerledikçe şartların kademeli olarak ağırlaştığı gözlemlendi.
2008 yılına gelindiğinde ise kadın çalışanlar için 51 yaş ve 7000 prim günü barajı getirilirken, erkek çalışanlar için 53 yaş ve 7000 prim günü hedefi koyuldu. Dernek tarafından hazırlanan bu çalışma, aniden yükselen emeklilik yaşını daha makul bir çizgiye çekmeyi hedefliyor. Çalışanlar bu sayede sisteme olan güvenlerinin tazelediğini ifade ediyor.
Yasal Süreç Ve Meclis Boyutu
Sosyal medyada ve kamuoyunda büyük heyecan yaratan bu tablonun henüz bağlayıcı bir yasa niteliği taşımadığı belirtildi. Paylaşılan verilerin tamamen sivil toplum kuruluşları tarafından hazırlanan bir öneri paketi olduğu altı çizilerek vurgulandı. Çalışma hayatını düzenleyen yasaların değişmesi için resmi bir kanun teklifinin hazırlanması şart koşuluyor.
Söz konusu modelin uygulamaya geçebilmesi adına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın kendi teknik çalışmasını tamamlaması gerekiyor. Ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelecek olan tasarının komisyonlardan geçerek genel kurulda oylanması zorunlu görülüyor. Tüm bu süreçler tamamlanmadan ve Resmi Gazete üzerinden yayımlanmadan kademeli emekliliğin yürürlüğe girmesi mümkün görünmüyor.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım






