Amerika Birleşik Devletleri’nde izi bulunan ve orijinal bütünün ayrılmaz bir parçası olduğu bilimsel verilerle kanıtlanan tarihi eser, yürütülen çok yönlü diplomatik hamleler neticesinde yeniden Türkiye topraklarına kazandırıldı.
Geçmiş dönemlerde yürütülen başarılı operasyonlarla Türkiye'ye iadesi gerçekleştirilen 12 panelin ardından, büyük taban mozaiğinin yapbozunu tamamlayacak 13’üncü parça da nihayet ait olduğu coğrafyaya ulaştı. Kültür ve Turizm Bakanlığının uzun süredir büyük bir gizlilik ve titizlikle yönettiği iade operasyonunun başarıyla sonuçlanmasının ardından müjdeli haber devletin zirvesinden geldi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Çingene Kızı mozaiğinin kayıp parçalarından birini daha ülkeye kazandırmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirterek, tarihi eserin kurtarılma sürecine dair önemli detayları kamuoyuyla paylaştı.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY MÜJDEYİ SOSYAL MEDYADAN DUYURDU
Göreve geldiği günden bu yana yurt dışına kaçırılan tarihi eserlerin iadesi konusunda agresif ve tavizsiz bir politika izleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bu stratejik başarının detaylarını resmi kanalları aracılığıyla ilan etti. Kültürel diplomasi alanında Türkiye'nin elini güçlendiren bu hamle, Zeugma Mozaik Müzesi’ndeki mevcut koleksiyonun sanatsal bütünlüğünü koruması açısından da tarihi bir eşik olarak kabul ediliyor. Bakan Ersoy, elde edilen bu büyük kazanımın arkasında uluslararası hukuk kurallarının ve bilimsel tespitlerin gücü olduğunu vurguladı.

Sosyal medya platformları üzerinden yaptığı açıklamada mutluluğunu dile getiren Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Gaziantep'in gözbebeği olan bu eserin ait olduğu topraklara dönmesinin önemine dikkat çekti. Bakan Ersoy, Amerika Birleşik Devletleri’nden getirilen panelin Zeugma'daki diğer şaheserlerle üslup, yapım tekniği ve sanatsal kompozisyon açısından kusursuz bir uyum içinde olduğunu belirtti. Dünyanın neresinde olursa olsun kaçırılan her bir kültür varlığının izini sürmeye kararlılıkla devam edeceklerini ifade eden Ersoy, bu zorlu süreçte emeği geçen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü çalışanlarına, Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimine, Chicago Başkonsolosluğuna, yerli ve yabancı bilim insanlarına, ayrıca lojistik desteği sağlayan Türk Hava Yolları ve Turkish Cargo ekiplerine teşekkürlerini iletti.
ÇİNGENE KIZI TASVİRİNİN ÇEYREK ASIRLIK KAZI GEÇMİŞİ
Anadolu topraklarının ne denli zengin bir medeniyet beşiği olduğunu kanıtlayan bu büyük kompozisyonun keşfi, esasen yakın geçmişteki büyük bir arkeolojik seferberliğe dayanıyor. Gaziantep’in Nizip ilçesi sınırlarında yer alan ve Fırat Nehri'nin kıyısında konumlanan Zeugma Antik Kenti’nde 1998 yılında gerçekleştirilen acil kurtarma kazıları, dünya çapında bir keşfe zemin hazırlamıştı. O dönem yapılan çalışmalarda, yaklaşık 9,25 x 13,50 metre gibi devasa ölçülere sahip olan muazzam bir taban mozaiği toprak altından çıkarılmıştı.
Tarih ve sanat meraklılarının hafızasına kazınan, mitolojik açıdan Dionysos kültü unsurlarını barındıran ve gizemli bakışlarıyla tanınan Maenad başı tasviri, bu devasa taban mozaiğinin tam merkezinde yer alıyordu. Yıllar önce kaçak kazılarla bütünlüğünden koparılan ve yasa dışı yollarla sınır dışına kaçırılan parçalar, asırlar boyu tabanını süslediği antik villanın görkemini eksik bırakmıştı. Son getirilen 13’üncü panel ile birlikte, çeyrek asır önce resmi olarak belgelenen bu dev sanat eserinin eksik kalan bir hikayesi daha tamamlanmış oldu.
KÜRESEL TAKİP VE KRİMİNOLOJİK KANITLAR İADEYİ GETİRDİ
Tarihi eserin Türkiye'ye dönüş hikayesi, adeta uluslararası bir dedektiflik operasyonunu andırıyor. Süreç, Grenoble Alpes Üniversitesi bünyesinde akademik araştırmalar yapan Dr. Djamila Fellague’nin dikkat çekici tespitiyle başladı. Söz konusu panelin internet üzerinden faaliyet gösteren küresel bir müzayede evinde açık artırmaya çıkarılacağının anlaşılması üzerine, Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay durumu vakit kaybetmeden Kültür ve Turizm Bakanlığına rapor etti. İhbarı alan bakanlık uzmanları, eserin sanatsal genetiğini incelemek üzere hızlıca bir kriz masası oluşturdu.
Yapılan detaylı laboratuvar ve stil incelemelerinde, panelde kullanılan renkli taşların (tessera) yapısı, geometrik çerçeve hatları, dönem özellikleri ve en önemlisi zamansız sökülme sırasında arkasında bıraktığı keski izleri değerlendirildi. Tüm bu doneler, panelin net bir şekilde Çingene Kızı bütününün parçası olduğunu ortaya koydu. Elde edilen somut bilimsel kanıtlar, vakit kaybedilmeden Amerikan İç Güvenlik Birimi yetkililerine sunuldu ve iki ülke arasındaki hukuki anlaşmalar gereği esere el konulması talep edildi.
Geçmiş yıllarda Zeugma'nın uğradığı yasa dışı kazıların kriminolojik raporları ve 2018 yılında Bowling Green Üniversitesinden sağlanan 12 parçalık emsal hukuki başarı, Türkiye’nin bu davadaki haklılığını tescilledi. Tamamlanan soruşturmanın ardından resmi olarak teslim alınan tarihi eser, hiçbir kamu kaynağı harcanmadan, tamamen uluslararası adli yardımlaşma modeliyle Turkish Cargo tarafından başkente ulaştırıldı. Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde koruma altına alınan mozaik panel, gerekli bürokratik ve teknik işlemlerin tamamlanmasının ardından Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’ne nakledilecek ve uzun yıllar sonra ana gövdesiyle yeniden kucaklaşacak.





