Hukukçular, cenaze yardımından kıdem tazminatına kadar takip edilmesi gereken pek çok yasal hakkın bulunduğunu ve bu hakların ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
YAS SÜRECİNDEKİ ACELECİ KARARLAR YENİ MAĞDURİYETLERE YOL AÇIYOR
Aile fertlerinden birinin kaybının ardından yaşanan yas döneminde aceleyle yapılan işlemler, muhtelif mağduriyetlerin doğmasına sebebiyet verebiliyor. Avukat Yasin Uğur, cenaze yardımı, miras paylaşımı, reddi miras ve kıdem tazminatı gibi kritik öneme sahip yasal hususların yas süresince sıklıkla ihmal edildiğine dikkat çekiyor. Birçok kişinin bu süreçte kendilerine tanınan cenaze yardımı, miras payı, dul ve yetim aylığı ile kıdem tazminatı gibi haklardan tamamen habersiz olabildiğini belirten Uğur, bu hakların yasal olarak mirasçılara tanındığını ve belirli süreler içerisinde talep edilmesinin zorunlu olduğunu ifade ediyor.
E-DEVLET ÜZERİNDEN KONTROL EDİLEBİLEN CENAZE YARDIMI İÇİN BEŞ YILLIK SÜRE VAR
Vefat sonrasında hak sahiplerine sunulan Sosyal Güvenlik Kurumu cenaze yardımının e-Devlet kapısı üzerinden kolaylıkla kontrol edilebileceğini aktaran Avukat Yasin Uğur, eğer bu ödenek alınmadıysa 5 yıl içinde başvuru yapılabileceğini söylüyor. Uğur, cenaze yardımı tutarlarının sigortalılık statüsüne göre değişkenlik gösterdiğini belirterek şu rakamları paylaşıyor: Emekli Sandığı emeklisi için cenaze yardımı 26 bin 369 lira olarak belirlenirken, SGK ve Bağkur emeklileri için bu tutar 6 bin 398 lira seviyesinde bulunuyor. Öte yandan yasal bir hak olarak, miras reddedilse bile hak sahipleri dul veya yetim aylığı almaya devam edebiliyor. Vefat eden sigortalı bir çalışanın kıdem tazminatı ise mahkemeden alınacak veraset ilamındaki pay oranlarına göre mirasçılara paylaştırılarak ödeniyor.
MİRAS PAYLAŞIMINDA EN SIK YAPILAN YANLIŞLAR VE KARŞILAŞILAN RİSKLER
Mirasın bölüşülmesi esnasında bir dizi yanlış uygulama ile karşılaşıldığını hatırlatan Avukat Yasin Uğur, hak sahipliği durumunun tam olarak netleştirilmeden doğrudan banka, tapu, paylaşım veya tahsilat işlemlerine başlanmasının büyük mağduriyetler doğurduğunu söylüyor. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mirasın ölüm anında kendiliğinden açıldığının altını çizen Uğur, mirasçıların mal varlığı unsurlarını ve alacakları kazanırken, kural olarak murisin borçlarından da doğrudan sorumlu hale geldiklerini vurguluyor. Bu nedenle vefat sonrasında sorulması gereken ilk sorunun sadece "hangi haklara sahibim?" değil, aynı zamanda "hangi risklerle karşı karşıyayım ve hangi süreleri kaçırmamalıyım?" olması gerektiğini ifade ediyor.
VEFAT SONRASINDA TAKİP EDİLMESİ GEREKEN TEMEL HUKUKİ İŞLEMLER
Bir yakının vefatı durumunda sürecin genellikle belirli hukuki başlıklar ekseninde toplandığını belirten Avukat Yasin Uğur, takip edilmesi gereken ana süreçleri şu şekilde özetliyor: Mirasçılık belgesinin çıkarılması, terekenin aktif (mal varlığı) ve pasifinin (borçlarının) tespiti, gerek görülüyorsa mirasın reddi seçeneğinin değerlendirilmesi, SGK'ya ölüm aylığı veya cenaze ödeneği için başvurulması, kamu görevlileri açısından Emekli Sandığı statüsüne bağlı ölüm yardımı ve cenaze ödeneği süreçleri, vefat eden çalışanın kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının tahsili, tapu intikali ile veraset ve intikal vergisi süreçlerinin yürütülmesi. Uğur, ayrıca dosyanın özel niteliğine ve durumuna göre vasiyetname, saklı pay, miras paylaşımı, terekeye temsilci atanması, ortaklığın giderilmesi veya alacak davalarının da bu süreçte gündeme gelebileceğini sözlerine ekliyor.