Bu yıl 13'üncüsü düzenlenen Konya Kitap Günleri, edebiyat ve düşünce dünyasının önemli isimlerini ağırlamaya devam ediyor. Organizasyon kapsamında Konyalı okurlarla buluşan usta gazeteci Mustafa Kartoğlu, dilin insan zihnindeki yeri, etimolojinin önemi, medyadaki dönüşüm ve kitap kültürüne dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Özellikle genç kuşakların kelimelerin kökenine ve etimolojiye ilgi duymasından büyük bir heyecan duyduğunu belirten Kartoğlu, dilde öz kavramlara dönmenin zihinsel bağımsızlık açısından kritik olduğunu söyledi. Dilin bir hafızası olduğunu ifade eden deneyimli gazeteci; Anadolu kültüründe kullanılan "küçük ay" veya "çürük ayı" gibi kavramların, nesne ve durumları ek bir açıklamaya ihtiyaç duymadan doğrudan anlattığını dile getirdi. Kendi öz diliyle kavramsallaştırma yapan bireylerin düşünceyi daha hızlı işlediğini vurgulayan Kartoğlu, “Kavramlar sizinse, kelimeler sizinse, sizin parmağınızın ucunda bakmadan neresine, nereye bastığınızda ne çıkacağını bildiğiniz gibi kullandığınızda, ne anlama geldiği konusunda herhangi bir şey fazladan düşünmek zorunda kalmadığınız bir kavram sizin için en kullanışlı kavramdır. Ve bunlar makinenin parçaları gibi yerli yerine ne kadar oturuyorsa, düşünce makinemiz de o kadar hızlı işliyor.” ifadelerini kullandı.

Eğitim sistemindeki öğrenme süreçlerine de değinen Kartoğlu, "öğrenci" ile "talebe" kelimeleri arasındaki anlamsal fark üzerinden bir tespitte bulundu. Eskiden bilginin ve öğrenmenin peşinde koşan bir "talebe" anlayışı olduğunu, günümüzde ise sadece öğretildiği kadarını alan bir yapının öne çıktığını belirterek, eğitimin temelinde öğrenme arzusunun uyandırılması gerektiğinin altını çizdi.
Meslek hayatındaki 40 yılı aşkın birikiminden yola çıkarak gazeteciliğin günümüzdeki durumunu da ele alan Kartoğlu, sahada zorlu şartlar altında görev yapan muhabirleri mesleğin omurgası ve "köy doktorları" olarak tanımladı. Bilgi sorumluluğunun zayıfladığı dönemlerde mesleki zafiyetlerin kaçınılmaz olduğunu savunan usta gazeteci, topluma doğrudan seslenen yayıncıların ve editoryal kadroların güçlü bir entelektüel birikime sahip olması gerektiğini kaydetti.
Konya Kitap Günleri'ndeki atmosferi ve yayınevi seçkisini oldukça nitelikli bulduğunu belirten Mustafa Kartoğlu, kitap fuarlarının sadece bir ticari satış alanı olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Bu tür organizasyonların kitaba yüklenen anlamı derinleştiren ve çocuklarda bilgi duygusunu uyandıran birer rehber niteliğinde kurgulanması gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.




