KONYA AYDINLAR OCAĞI ÇATISI ALTINDA SAYGI GECESİ DÜZENLENDİ
Gelenekselleşen fikir hareketlerinin ve entelektüel buluşmaların merkezi olan Selçuklu Salı Sohbetleri kapsamında, bu hafta çok özel bir vefa buluşması gerçekleştirildi. Konevi derneği salonunda organize edilen programda, devlet kademelerinde ve üniversite kürsülerinde ömrünü ülkesine adamış olan Karatay Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Okka için 82.yaşında Saygı Gecesi etkinliği tertip edildi. Yoğun bir katılımla icra edilen organizasyonda, asırlık bir çınarın hayat hikayesi, hatıraları ve devlet tecrübesinden süzülen sarsıcı tespitler dinleyicilerle paylaşıldı.

Gecenin açılışında konuşan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Osmanlı İmparatorluğu'nun küresel bir süper güç olarak dünya sahnesinde 322 sene boyunca mutlak hakimiyet sürdürdüğünü ifade etti. Kanuni Sultan Süleyman devrinin ardından aynı kudrette liderlerin gelmeyişi, rehavet ve güç zehirlenmesinin imparatorluğu durağanlığa ittiğini belirten Dr. Güçlü, batılı kralların ilk üç yüz yıl boyunca saygıyla biat ettikleri Osmanlı'yı yakalamak adına coğrafi keşifler ve sömürgecilikle zenginleştiğini aktardı. Batı'nın Sanayi Devrimi ve Rönesans hamleleriyle öne geçmesi karşısında Türk aydınında bir aşağılık kompleksinin türediğini ve kendi değerlerine yabancılaşan bir münevver sınıfının doğduğunu dile getiren Güçlü, zorlu süreçlerden sonra 1945'li yıllarda Celalettin Ökten gibi öncülerin çabalarıyla; Osman Okka, Hasan Celal Güzel ve Mehmet Keçeciler gibi yerli ve milli şahsiyetlerin yetiştiğini hatırlattı.

BOTSA KÖYÜNDEN BAŞBAKANLIK DANIŞMANLIĞINA UZANAN ROBOTİK BİR ÖMÜR
Hayat hikayesini anlatmak üzere kürsüye çıkan Prof. Dr. Osman Okka, 25 Aralık 1945 tarihinde, güncel ismi Güneydere olan Botsa köyünde gözlerini dünyaya açtığını belirtti. Eğitim hayatına köy mektebinde başladığını, ardından Konya 27 Mayıs İlkokulu, Karma ortaokulu ve tarihi Konya Lisesini bitirdiğini aktaran Okka, yükseköğrenim tercih döneminde bir köy çocuğu refleksiyle traktör mühendisliği hayal ettiğini ancak 1964 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanarak Mülkiyeli olduğunu ifade etti. 1968 yılında bu okuldan mezuniyeti sonrasında sınavları kazanarak 1970 yılına kadar Sayıştay Denetçisi olarak görev yaptığını söyleyen Okka, üniversite rektörünün davetiyle istifa ederek akademiye geçiş yaptığını açıkladı.
Akademik kariyer basamaklarını hızla tırmanan Prof. Dr. Osman Okka, 1970-1978 yılları arasında Erzurum Atatürk Üniversitesinde görev yaparken, hocasının ani ve trajik vefatı nedeniyle genç yaşta devasa bir ders yükünün altında kaldığını anlattı. 1974-1976 yılları arasında Amerika'da IOWA State University Industrial Engineering Department bünyesinde çalışmalar yürüttüğünü belirten Okka, 1979 yılında Ankara Üniversitesinde doçent, 1986 yılında ise Gazi Üniversitesi Finansman bölümünde profesörlük unvanını aldığını aktardı. Hayatının en yoğun dönemini 1980'li yıllarda adeta robotik bir vaziyet alarak geçirdiğini ifade eden Okka, okul arkadaşı Hasan Celal Güzel'in davetiyle 1984-1990 yılları arasında Başbakanlık Danışmanlığı görevini yürüttüğünü, eş zamanlı olarak Milli Eğitim Bakanlığı Danışmanı ve Yayınlar Dairesi Başkanı ile Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olarak devlet refleksinin merkezinde yer aldığını kaydetti.
TARİH KİTAPLARINDAKİ BÜYÜK YANILGI: İTTİHAT VE TERAKKİNİN YÜZDE 80'İ YAHUDİ İDİ
Devletin hafızasında yer tutan kritik anılarını tazeleyen Prof. Dr. Osman Okka, Erzurum'da görev yaptığı dönemde kapatılan İmam Hatip okullarının orta kısımlarının yeniden açılması için Ankara'da yürüttükleri gizli ve başarılı lobi faaliyetlerini anlattı. Katılımcılardan gelen müfredat ve milli eğitim politikalarına yönelik soruları da tüm içtenliğiyle yanıtlayan duayen bürokrat, eğitim sisteminin arkasındaki gizemli yapılara ve tarihi belgelere dair çarpıcı iddialarda bulundu. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde kararların alındığı gizli bir "kırmızı kitap" olduğunu doğrulayan Okka, bu belgenin kendi döneminde Hasan Celal Güzel'de olduğunu aktardı.
Tarih yazımı konusunda ezber bozan bir çıkış yapan Prof. Dr. Osman Okka, okullarda okutulan mevcut inkılap ve devrim tarihinin yaklaşık yüzde 70 ila 80'inin gerçekleri yansıtmadığını, yapay bir kurgudan ibaret olduğunu iddia etti. Cihan imparatorluğunun çöküş perdesini aralayan Okka, Osmanlı'nın yıkılış sürecini perde arkasından yöneten ve hızlandıran ana aktörlerin Yahudiler olduğunu savundu. Dönemin en etkili siyasi oluşumu olan İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin etnik yapısına dikkat çeken profesör, bu yapının içerisindeki Türk oranının çok az olduğunu, cemiyet üyelerinin yaklaşık yüzde 80'inin Yahudi kökenli şahıslardan oluştuğunu iddia etti. Artık millet olarak sanal anlatılardan sıyrılıp gerçek tarihe geçme zamanının geldiğini vurgulayan Okka'ya, programın nihayetinde Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü tarafından günün anısına özel bir çini eser ve kitap serisi hediye edildi.





