Adli makamların uzun süredir üzerinde çalıştığı bu kritik dosya, Türk spor medyasında ve futbol camiasında geniş çaplı bir yankı uyandırırken, yasal sınırların dışına çıkan reklam faaliyetlerine karşı yargının tavizsiz duruşunu bir kez daha tescilledi.
MAHKEMEDEN SANIKLAR HAKKINDA HAPİS VE REKOR PARA CEZASI
İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi bünyesinde görülen karar duruşmasında, davanın gidişatını belirleyen çok önemli gelişmeler yaşandı. Kamuoyunun yakından takip ettiği duruşmaya bizzat katılmayan kulüp başkanı Sadettin Saran’ı ve diğer şüphelileri mahkeme salonunda avukatları temsil etti. Yargılama sürecine müdahil olan Türkiye Futbol Federasyonu’nun yasal temsilcileri, spor organizasyonlarının marka değerine ve yasal zeminine zarar veren bu durum karşısında sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Savunma makamı her ne kadar müvekkillerinin kusursuz olduğunu öne sürerek beraat talebinde bulunsa da mahkeme heyeti mevcut deliller ışığında kararını verdi. Çıkan karara göre kulüp başkanı ve kardeşi Alan Kenan Saran, insanları yasa dışı şans oyunlarına yönlendirmek ve bu sitelerin reklamını yapmak suçundan mahkum edildi. İki isme de ayrı ayrı ikişer yıl altışar ay hapis cezası verilirken, bunun yanı sıra yarım milyon lirayı aşan devasa adli para cezaları kesildi.

SANAL REKLAM TEKNİKLERİYLE YASA DIŞI BAHİS TANITIMI YAPILDIĞI BELİRLENDİ
Yargılamaya konu olan sürecin perde arkası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle hazırlanan kapsamlı soruşturma evraklarına dayanıyor. İddianamede yer alan detaylara göre, ilgili medya grubuna bağlı olarak faaliyet gösteren popüler dijital spor yayın platformu S Sport + üzerindeki canlı futbol maçları mercek altına alındı. Siber suçlarla mücadele ve asayiş ekiplerinin yaptığı teknik incelemeler neticesinde, yayınlanan müsabakalar sırasında ekrana yansıtılan sanal reklam uygulamalarıyla, Türkiye’de resmi izni ve ruhsatı bulunmayan illegal bahis mecralarının logolarının ve tanıtımlarının izleyicilere ulaştırıldığı saptandı. Bu durumun tespiti üzerine platformun en üst düzey karar vericileri ve organizasyondan sorumlu yöneticileri hakkında yasal süreç ivedilikle başlatıldı.
SAVUNMA MAKAMI 'TEKNİK OLARAK SANSÜR MÜMKÜN DEĞİLDİ' DEDİ
Soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulan medya grubunun üst düzey yöneticileri, yöneltilen ağır suçlamaları kesin bir dille reddetti. Şirket bünyesindeki genel müdürler ve idari sorumlular, mahkemede beraat ederken verdikleri savunmalarda, maç yayın haklarının yurt dışındaki resmi spor kulüplerinden ya da yetkili uluslararası dağıtıcı kuruluşlardan sözleşmeler karşılığında paket olarak satın alındığını dile getirdiler. Yapılan uluslararası anlaşmalar gereği, kendilerine gelen canlı sinyale hiçbir şekilde müdahale etme yetkilerinin bulunmadığını savunan yöneticiler, yayını sağlayan ana merkezin kendilerine önceden içerik bilgisi vermediğini iddia ettiler. Canlı yayın akışı esnasında ekranın belirli bölümlerinde beliren sanal reklamların anlık olarak sansürlenmesi ya da kapatılmasının teknolojik imkanlar dahilinde olmadığını öne süren savunma tarafı, dünyadaki pek çok büyük yayıncı gibi kendilerinin de bu durumla karşı karşıya kaldığını belirtti. Hatta konuyu çözüme kavuşturmak adına İspanya’nın en üst düzey futbol ligi yönetimiyle yazılı temaslar kurduklarını ancak buradan olumlu bir geri dönüş alamadıklarını belirtseler de bu argümanlar yargı merciinin hapis ve yüksek miktardaki para cezası kararı vermesine engel olamadı.




