PERDE ARKASINDAKİ EMPERYAL BAŞKANLIK İFŞA OLDU
Dünya diplomasisinde kartların yeniden karıldığı o gerilimli günlerin kapalı kapılar ardındaki sırları, ABD medyasının en güçlü kalemleri tarafından deşifre edildi. The New York Times gazetesinin deneyimli muhabirleri Maggie Haberman ve Jonathan Swan tarafından kaleme alınan "Rejim Değişikliği: Donald Trump'ın Emperyal Başkanlığının Perde Arkası" isimli kitap, Washington ile Tel Aviv arasındaki sahte dostluk tiyatrosunu yerle bir etti. İsrail'in Yedioth Ahronot gazetesinin de geniş yer ayırdığı şok edici bilgilere göre, Gazze'de ateşkes planının duyurulmasından sadece birkaç gün önce iki lider arasında kelimenin tam anlamıyla bir telefon savaşı yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın, Gazze'de ateşkes planını duyurmasından önce Netanyahu'ya sert sözler sarf ettiği ve İsrail'in önündeki 20 maddelik planı koşulsuz kabul etmesi için eşi benzeri görülmemiş bir baskı kurduğu aktarıldı.
DOHA SALDIRISI BEYAZ SARAY’I AYAĞA KALDIRDI
İki müttefik arasındaki kırılma noktası, İsrail istihbaratının ve hükümetinin Washington’a söylediği yalanlarla başladı. Kitaptaki bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner, eski İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ile Gazze planını ele aldıktan yalnızca bir gün sonra İsrail ordusu Katar'ın başkenti Doha'ya saldırı düzenledi. Bu hamle Beyaz Saray’da çok ciddi bir güven bunalımına ve infiale yol açtı. Saldırıdan haberdar olan Kushner ve Witkoff, "Dermer bize yalan söyledi" diyerek Beyaz Saray yetkililerine durumdan duydukları rahatsızlığı iletti. Ancak Kushner, bu krizi bir avantaja çevirerek Netanyahu'yu köşeye sıkıştırmak için kullandı. New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile gizlice bir araya gelen Kushner ve Witkoff, bizzat Katar Başbakanı'nın taslak metin üzerinde düzenlemeler yapmasını sağlayarak 20 maddelik planı son aşamaya getirdi.
KUSHNER TELEFONU DİNLEMEYE ALDI, TRUMP ÇILDIRDI
Netanyahu’nun anlaşmayı son anda sabote edebileceğinden endişe eden Beyaz Saray yetkilileri, İsrail Başbakanı Trump’ı aradığında adeta bir tuzak kurdu. Özel Kalem Susie Wiles’ın uyarısıyla, Netanyahu telefona bağlandığında Kushner ve Witkoff da gizlice hatta tutuldu. Telefon görüşmesinin daha ilk anlarında Netanyahu'ya bağırmaya başlayan Trump, adeta gazabını kustu. İsrail Başbakanı’nın itiraz etmesine fırsat tanımayan Trump'ın hattan, "Tüm Yahudiler senden bıktı. Bu anlaşmadan geri adım atamazsın. Ben İsrail'in bugüne kadar sahip olduğu en iyi dostum. Herkes senden nefret ediyor ama ben senin arkanda durdum. Bu, İsrail için çok büyük bir anlaşma" ifadeleriyle bağırdığı aktarıldı. Bu muazzam diplomatik ve psikolojik baskı karşısında çaresiz kalan Netanyahu, diz çökmek ve anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldı. Skandalın en çarpıcı yanı ise, bu gergin görüşmeden sadece iki gün sonra iki liderin kameralar karşısına geçerek dünyaya hiçbir şey olmamış gibi birlik mesajı vermesi oldu.
YÜRÜRLÜĞE GİREN ATEŞKESTE İHLAL İDDİALARI SÜRÜYOR
Perde arkasındaki bu büyük hesaplaşmanın ardından Gazze'de ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girmiş, ilk aşamada esir takası, insani yardım girişinin artırılması ve İsrail ordusunun bazı bölgelerden kısmi çekilmesi gibi adımlar uygulanmıştı. Kitapta yer alan bu ifşaatlar, o dönem sağlanan barışın aslında ne kadar büyük bir zorlama ve krizle inşa edildiğini kanıtlarken, madalyonun diğer yüzü ise sahada trajedinin tam anlamıyla bitmediğini gösteriyor. Filistinli kaynaklar ise İsrail’in anlaşma kapsamındaki yükümlülükleri tam yerine getirmediğini ve saldırıların sürdüğünü vurgulayarak, uluslararası kamuoyunun Tel Aviv üzerindeki baskıyı gevşetmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.