YENİGÜN ÖZEL

Sofralarda bolluk dönemi: Yeni sezon rekolte tahminleri ezber bozdu!

Türkiye genelinde tarım sahalarından gelen son veriler, bu yıl ambarların ve pazar tezgahlarının oldukça hareketli geçeceğine işaret ediyor.

Abone Ol

Yılın ilk çeyreğinde tamamlanan kapsamlı saha analizleri ve rekolte tahmin çalışmaları, bitkisel üretimde genel hatlarıyla büyük bir sıçramanın kapıda olduğunu gösterdi. İklimsel koşulların ve ekim alanlarındaki eğilimlerin şekillendirdiği 2026 yılı ilk tahmininde, özellikle meyve bağlarında ve tahıl ambarlarında yüzleri güldürecek bir tablonun oluştuğunu ortaya koyuyor. Çiftçinin alın terinin toprağa yansımasıyla birlikte, gıda arzı güvenliğinde kritik bir eşiğin aşılacağı öngörülüyor.

Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan küresel ve bölgesel iklim dalgalanmalarının ardından, bu sezon bitkisel üretimin ana kalemlerinde hissedilir bir toparlanma dalgası göze çarpıyor. Toplam üretime dair yapılan ilk değerlendirmelere bakıldığında, stratejik öneme sahip tarla ürünlerinde yem bitkileri dışarıda tutulduğunda %12,6 oranında bir yükseliş hesaplanıyor. Meyveler, içecek ve baharat bitkileri grubunda ise bu ivme %57,8 gibi rekor bir seviyeye ulaşıyor. Dönemsel bazda yaşanan bu yükseliş trendi gıda fiyatlarındaki istikrara katkı sağlama potansiyeli taşırken, net tonaj bazında tarla ürünlerinin 75,4 milyon ton, sebzelerin 33,3 milyon ton, meyve ve baharat grubunun ise 31 milyon ton seviyesine ulaşması bekleniyor.

TAHIL AMBARLARINDA REKOR ARTIŞ KAPIDA

Anadolu topraklarının en kadim üretim kalemini oluşturan tahıl ve tarla bitkilerinde bu yıl ciddi bir rekolte patlaması bekleniyor. Yapılan son projeksiyonlar, tahıl grubunda üretimin geçtiğimiz yıla oranla %21,7 oranında artış göstererek yaklaşık 41,6 milyon ton barajına ulaşacağını gösteriyor. Temel besin maddesi olan buğdayda yaşanan %26,7 oranındaki belirgin artış trendi un ve unlu mamuller sektörü için büyük bir rahatlama kaynağı oluştururken, toplamda 22,8 milyon ton buğdayın ambarlara girmesi öngörülüyor. Benzer şekilde arpa üretiminde görülen %50,0 oranındaki devasa ivmelenme ile 9 milyon ton seviyesinin yakalanacak olması, hayvancılık ve yem sektörü açısından kritik bir avantaj sağlayacak. Çavdar üretiminde %12,3 yükselişle 228,3 bin ton, yulafta ise %4,3 artışla 300 bin ton seviyeleri gözlenirken, mısır üretimi bu gruptan negatif ayrışarak %5,9 azalışla 8 milyon ton düzeyine geriliyor.

Bakliyat cephesinde de üretim dengeleri netleşmeye başladı. Türk mutfağının vazgeçilmez unsurları arasında yer alan nohut üretiminde 510 bin ton, kuru fasulyede 210 bin ton ve kırmızı mercimekte 385 bin ton rekolte elde edileceği hesaplanıyor. Toprak altında yetişen yumru bitkilerden patateste ise bir önceki döneme kıyasla %3,1 oranında bir gerileme ile 6,2 milyon ton üretim öngörülüyor. Sanayi hammaddesi olarak büyük öneme sahip olan yağlı tohumlardan soya üretimi %12,7 oranında azalarak 129,9 bin ton seviyesine inerken, sıvı yağ sektörünün en önemli girdilerinden biri olan ayçiçeğinde %16,2 oranında güçlü bir artışla 2,3 milyon ton hacme ulaşılması bekleniyor. Üreticisini sevindirecek bir diğer gelişme ise %5,8 oranında artış kaydederek 22 milyon ton sınırına ulaşan şeker pancarında yaşanıyor.

SEBZE TEZGAHLARINDA FİYAT VE ARZ DENGESİ NASIL OLACAK

Mutfak enflasyonunu ve pazar tezgahlarını doğrudan etkileyen sebze üretiminde, genel toplamda bir önceki dönemin rakamlarına yakın, dengeli ve kararlı bir seyir hakim olacak. Üretim hacminin 33,3 milyon ton seviyesinde sabitlenmesi, piyasadaki arz güvenliğinin korunacağına dair güçlü bir gösterge olarak kabul ediliyor. Ancak alt ürün gruplarına inildiğinde, bazı mahsullerde sevindirici artışlar yaşanırken, bazılarında ise iklim şartlarına bağlı düşüşler gözlemleniyor.

Yeni sezonda hıyar üretiminde %8,8, kuru sarımsakta %17,5 ve özellikle sanayide yoğun şekilde kullanılan salçalık kapya biberde %2,3 oranında üretim artışı öne çıkıyor. Bu durum ilgili işleme tesisleri ve taze tüketim pazarı için olumlu bir gelişme olarak yorumlanıyor. Öte yandan, yaz aylarının vazgeçilmez serinliği karpuzda %1,9, salataların baş tacı domateste %0,6 ve yemeklerin temel girdisi olan kuru soğanda ise %13,5 oranında üretim azalışı olacağı tahmin ediliyor. Bu durumun pazar dinamikleri üzerinde yaratacağı etkiler uzmanlar tarafından yakından takip ediliyor.

MEYVE BAHÇELERİNDE TARİHİ BEREKET DÖNEMİ

Bu yılın en çarpıcı ve dikkat çekici gelişmesi şüphesiz meyve bahçelerinden gelen yüksek rekolte müjdeleri oldu. Meyveler, içecek ve baharat bitkileri grubunda yaşanan %57,8 oranındaki devasa üretim artışı, tarım sektöründe son yılların en büyük başarı hikayelerinden birine zemin hazırlıyor. Neredeyse 31 milyon ton seviyesine yaklaşan bu genel büyüme dalgası, hem iç piyasada taze meyveye erişimi kolaylaştıracak hem de ihracat kanallarında yeni rekorların kapısını aralayacak.

Bahçelerdeki bu büyük dönüşümün mimarları arasında yer alan elmada %93,6, çilekte %1,4, şeftalide %88,6 ve nektarinde %107,7 oranında yükseliş dikkat çekiyor. Özellikle kiraz üretiminde yaşanan %255,7 oranındaki katlamalı büyüme, dünya pazarında lider konumda olan üreticiler için adeta bir bayram havası yaratmış durumda. Bağcılıkta da üzüm rekoltesinin %53,0 oranında ciddi şekilde toparlandığı görülüyor. Turunçgil grubuna bakıldığında ise mandalinada %46,3, portakalda %63,9 ve limonda %63,8 oranında ağaçların bu yıl oldukça yüklü olduğu anlaşılıyor. Sert kabuklu meyveler kategorisinde yer alan fındıkta %62,2, cevizde %95,1, Antep fıstığında ise %113,6 oranında bir bolluk dönemi yaşanırken, muz üretiminde %1,3 oranında küçük bir duraksama, zeytinliklerde ise %55,7 oranında muazzam bir rekolte artışı hesaplanıyor.