Yaklaşık 1 milyon 200 bin liralık bir bütçeyle 24 ay boyunca sürdürülmesi planlanan çalışma, sadece veri toplamakla kalmayıp kutup ekosistemine dair daha önce denenmemiş analiz yöntemlerini de literatüre kazandırmayı hedefliyor.
OKYANUS DİBİNDEKİ BİOMASS’TAN NANOTEKNOLOJİYE YOLCULUK
Projenin teknik kalbinde, Antarktika okyanus sediment (tortu) biyokütlesinden "biyojenik metal nanopartikül" sentezi yer alıyor. Geleneksel yöntemlerin aksine doğa dostu ve sürdürülebilir bir yaklaşımla gerçekleştirilecek olan bu sentez, nanoteknoloji, kimya ve toksikoloji disiplinlerini bir araya getiriyor. Bu süreçte Antarktika’nın buzlu sularındaki göl ve okyanus örneklerinden elde edilecek veriler, iyon tayinine yönelik özgün analitik yöntemlerin geliştirilmesinde temel taşı olacak.
BİLİMSEL DİPLOMASİ VE GENÇ ARAŞTIRMACI VİZYONU
Dr. Tuğçe Göver liderliğindeki ekip, sadece Selçuk Üniversitesi ile sınırlı kalmayıp İskenderun Teknik ve Yeditepe Üniversiteleri ile disiplinler arası bir güç birliği oluşturmuş durumda. 11. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne (TAE-XI) katılarak sahadan numuneleri toplayacak olan ekip, bu örneklerin detaylı deneysel analizlerini Türkiye’deki modern laboratuvarlarda gerçekleştirecek. Proje aynı zamanda lisansüstü öğrencilere sunduğu burs imkanlarıyla, Türkiye’nin gelecekteki kutup bilimcilerini yetiştirme misyonunu da üstleniyor.

KÜRESEL GÖRÜNÜRLÜK VE GELECEK HEDEFLERİ
Türkiye’nin kutup bilimleri alanındaki uluslararası prestijini artırmayı amaçlayan bu girişim, elde edilecek özgün verilerle bilim dünyasına yeni bir perspektif sunacak. "Çevre dostu üretim" ve "güvenli uygulama" prensiplerini merkeze alan projenin, Antarktika gibi hassas bir ekosistemde bilimsel standartları yükseltmesi bekleniyor. Tarladan laboratuvara, maliyet analizlerinden en uç noktalardaki bilimsel keşiflere kadar her alanda veriye dayalı hareket eden bu vizyon, Selçuk Üniversitesi'ni küresel bir aktör haline getirme yolunda kritik bir adım olarak görülüyor.




