Konya Selçuk Üniversitesi El Sanatları Öğretmenliği Bölümü’nde aldığı akademik eğitimle sanatsal yolculuğuna başlayan Yasemin Kılınç, 15 yıldır tutkuyla icra ettiği filografi sanatında gözünü uluslararası arenaya dikti. Konyalı akademik birikimini geleneksel zanaatla buluşturan yetenekli usta, Türk kültür mirasını dünya genelinde temsil etmeyi amaçlıyor.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ MEZUNUNDAN 15 YILLIK EMEĞİN HİKAYESİ: ÇİVİLER VE TELLER SANATA DÖNÜŞÜYOR
Konya Selçuk Üniversitesi El Sanatları Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra mesleki kariyerini Manisa’daki Şehitler ve Halk Eğitim merkezlerinde sürdüren Yasemin Kılınç, yaklaşık 15 yıldır filografi branşında usta öğretici olarak görev yapıyor. Osmanlı saray geleneklerine dayanan bu köklü el sanatını yaşatmak adına yoğun bir mesai harcayan Kılınç, bugüne kadar her yaştan yüzlerce kişiye bu sanatı sevdirmeyi başardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Kütahya’da düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni’ne özel davetle katılan Konyalı mezun usta, sergilediği nadide eserlerle büyük beğeni topladı. Kültürel mirasın korunmasının önemini vurgulayan Kılınç, geleneksel el sanatlarına sağlanan desteklerden dolayı Bakanlık yetkililerine şükranlarını iletti.

SABIR VE İŞÇİLİKLE ŞEKİLLENEN KADİM SANAT: FİLOGRAFİNİN YAPIM AŞAMALARI
Ahşap ve metalin muazzam uyumunu gözler önüne seren filografinin teknik detaylarını paylaşan El Sanatları Öğretmeni Yasemin Kılınç, sürecin büyük bir hassasiyet gerektirdiğini aktardı. Üretim aşamalarını detaylandıran Kılınç, 12 milimetrelik kabak kontrplak zemin üzerine özel filografi çivileri ve tellerinin çakıldığını belirtti. Desenlerin ahşap plakaya aktarılmasının ardından başlayan çivi çakma sürecini, renkli tellerin özgün örgü teknikleriyle işlenmesi takip ediyor. Sanatçı, bu yöntemle hat yazılarından geometrik motiflere, Türk bayrağından karmaşık görsel figürlere kadar pek çok eseri titizlikle ortaya çıkardıklarını ifade etti.
ZAMANIN DURDUĞU TERAPİ GİBİ SANAT: HER YAŞTAN ÖĞRENCİYE KAPI AÇIYOR
Filografinin insan ruhu üzerindeki olumlu etkilerine değinen Yasemin Kılınç, atölye çalışmalarına 20 yaşındaki gençlerden 60 yaş üzerindeki yetişkinlere kadar son derece geniş bir kesimin ilgi gösterdiğini belirtti. Özellikle genç neslin son zamanlarda bu sanata yöneldiğini ifade eden usta öğretici, çalışmaların adeta bir terapi niteliği taşıdığını kaydetti. Derse gelen kursiyerlerin zamanın nasıl geçtiğini fark etmediklerini, atölyeden huzur ve mutlulukla ayrıldıklarını dile getirerek sanata olan yoğun talebin kendisini son derece gururlandırdığını aktardı.

SANATÇININ DEV HEDEFİ: "FİLOGRAFİYİ VE ÜLKEMİ YURT DIŞINDA TANITACAĞIM"
Akademik temellerini Konya’da atan ve 15 yıllık tecrübesiyle sanatında ustalaşan Yasemin Kılınç, gelecek planlarındaki en büyük hedefin sınırları aşmak olduğunu beyan etti. Sanatsal çıtasını daima daha yukarı taşımak istediğini belirten Kılınç, Türk filografisini küresel ölçekte tanıtmak istediğini söyledi. Hem Türkiye'yi hem milletini hem de Selçuk Üniversitesi'nde edindiği sanatsal birikimi uluslararası platformlarda sergilemeyi hedeflediğini vurgulayan yetenekli usta, yurt dışında yeni öğrenciler yetiştirerek bu kadim saray sanatını dünya mirasına kazandırmayı amaçlıyor.




