İç Anadolu'nun yükselen yıldızı, kentin mimari çehresine yön veren Tepekent Mimarlık, geride bıraktığı 20 yıllık serüvenini ve geleceğe dönük vizyonunu paylaştı. Kuruluşlarından bu yana 24 farklı prestijli çalışmaya imza attıklarını belirten Mimar Burak Dağlı, 2006 yılından bu yana temel gayelerinin sadece binalar yükseltmek değil, insanların içinde huzurla yaşayacağı ve değer bulacağı nitelikli mekânlar kurgulamak olduğunu vurguladı.

20 YILDA 24 PRESTİJLİ PROJE VE SİMGESEL ESERLER
Geride kalan çeyrek asra yakın sürede konutlardan ticaret merkezlerine, sağlık komplekslerinden dev sosyal yapılara kadar pek çok farklı alanda tecrübe edindiklerini belirten Mimar Burak Dağlı, katettikleri mesafeyi değerlendirdi. Şehrin mimari hafızasında iz bırakan bir marka haline geldiklerini belirten Dağlı, her yeni çalışmanın tasarım anlayışlarını ve kalite standartlarını bir adım öteye taşıdığını dile getirdi. Kent hayatına dinamizm kazandıran Enntepe AVM gibi ölçekli yatırımların yanı sıra yeni nesil sağlık tesisleri ve konut projelerinin, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik özgün çözümler geliştirmelerinde büyük rol oynadığını ifade etti.
"KONUT ALICISI ARTIK SADECE METREKAREYE BAKMIYOR"
Gayrimenkul ve inşaat sektöründeki kullanıcı beklentilerinin zaman içinde büyük bir değişim geçirdiğini aktaran Burak Dağlı, iki dekat önceki kriterlerle günümüzdeki talepler arasındaki farka dikkat çekti. Geçmişte konut seçiminde çoğunlukla fiyat, konum ve metrekare ölçülerinin belirleyici olduğunu ifade eden Dağlı, günümüz alıcısının ise yaşam kalitesini artıracak detaylara odaklandığını söyledi. Deprem güvenliğinin ilk sırada yer aldığını belirten deneyimli mimar; enerji tasarrufu, akıllı bina donanımları, geniş yeşil doku, ulaşım kolaylığı ve sürdürülebilir mimari çizgilerin artık konut alıcıları için olmazsa olmaz kriterler arasına girdiğini altını çizerek vurguladı.

"BAŞARILI MİMARİ YALNIZCA GÜZEL GÖRÜNEN DEĞİL, YAŞAYAN YAPIDIR"
Bir mimari projenin tasarım aşamasındaki temel önceliklerine değinen Mimar Burak Dağlı, merkeze her zaman insanı koyduklarını açıkladı. Bir yapının sadece estetik açıdan şık görünmesinin yeterli olmadığını dile getiren Dağlı, yaşamın aktığı, nefes alan ve kullanıcı hayatını kolaylaştıran kurguların gerçek anlamda başarıya ulaştığını belirtti. Kullanıcı analizinin doğru yapılmasının ve inşa edilen yapının bulunduğu çevreye katma değer sağlamasının şart olduğunu savunan Dağlı; estetik anlayış, mühendislik disiplini, ekonomik akılcılık ve doğayla uyumun proje süreçlerinin ayrılmaz birer parçası olduğunu sözlerine ekledi.
"GELECEĞİN ŞEHİRLERİNİ AKILLI BİNALAR VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ŞEKİLLENDİRECEK"
Sektörün önümüzdeki dönemde geçireceği teknolojik evrime dair öngörülerini de paylaşan Burak Dağlı, dijitalleşme ve çevre dostu sistemlerin sektörün ana gündemi olacağını söyledi. Karbon ayak izini minimuma indiren yapı malzemelerinin, enerji verimliliği sağlayan sistemlerin ve yapay zeka destekli bina yönetim altyapılarının bir tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline geldiğini belirten Dağlı, gelecek hedeflerini açıkladı. Önümüzdeki beş yıllık süreçte sayısal çoğunluktan ziyade simge niteliği taşıyan ve akıllı şehir konseptine uyum sağlayan sürdürülebilir projeler üretmeyi hedeflediklerini dile getiren Dağlı, şehre ve ülkeye değer katmaya devam edeceklerini ifade etti.





