Hikmet İlim ve Sanat Derneği (HİSDER) tarafından Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen Pazartesi Toplantıları’nda, Çumra ve İçeriçumra’nın köklü geçmişi ve sosyo-ekonomik yapısı detaylarıyla ele alındı. Akademik çalışmaları ve sektörel birikimiyle tanınan Prof. Dr. Mevlüt Mülayim, kaleme aldığı "Tarihi, Sosyal ve Kültürel Yönleriyle Dünden Bugüne Çumra ve İçeriçumra" başlıklı eseri çerçevesinde bölgenin tarihsel dönüşümünü katılımcılarla paylaştı.
ÇATALHÖYÜK'TEN GÜNÜMÜZE 10 BİN YILLIK TARIM VE YERLEŞİM KÜLTÜRÜ
Prof. Dr. Mevlüt Mülayim, Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Badem ve Ali Şahin Esen tarafından hazırlanan 401 sayfalık çalışma, Çumra ve İçeriçumra’nın demografik hareketlerini, idari yapısını ve tarımsal gelişimini bilimsel bir yaklaşımla kayıt altına alıyor.

İlçenin tarihsel değerini güçlendiren en temel unsurun 10 bin yıllık geçmişe sahip Çatalhöyük olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mülayim, insanlık tarihinin bilinen en eski yerleşim alanlarından biri olan bölgedeki tarımsal üretimin bugün de kesintisiz devam ettiğine dikkat çekti. Çatalhöyük’te temelleri atılan yerleşik hayat ve üretim kültürünün, modern Çumra’nın ekonomik yapısıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
İÇERİÇUMRA'NIN KÖKLÜ İDARİ VE SOSYAL GEÇMİŞİ
Çumra merkez ile bölgenin eski yerleşim aksı olan İçeriçumra arasındaki tarihsel ilişkiyi aktaran Mülayim, Selçuklu, Karamanoğulları ve Osmanlı dönemlerinden itibaren kritik bir konumda bulunan İçeriçumra’nın zaman içinde köy, kasaba ve nahiye gibi farklı idari statüler kazandığını belirtti.
1927 sayımında 3 bin 510 kişilik nüfusuyla ilçe merkezinden daha büyük bir yerleşim yeri olan İçeriçumra’nın 2025 yılı verilerine göre 6 bin 387 kişiye ev sahipliği yaptığını kaydeden Mülayim, Cumhuriyet dönemiyle birlikte demografik dengelerin değiştiğini aktardı. Demiryolu hattının Çumra’dan geçmesi ve kamu kurumlarının burada tesis edilmesiyle idari merkezin kaydığı, bölgenin ise Balkanlar ve Kafkasya’dan gelen yoğun göç dalgalarıyla şekillendiği vurgulandı.
TOPLUMSAL HAFIZA VE GELENEKLER GELECEK KUŞAKLARA AKTARILIYOR
Bölgesel kimliğin yalnızca resmi evraklar ve mimari yapılarla sınırlı kalmayıp; komşuluk ilişkileri, düğün ve bayram gelenekleri ile zengin mutfak kültürü üzerinden biçimlendiğini dile getiren Prof. Dr. Mevlüt Mülayim, şu ifadelere yer verdi:
"Bir yerleşim yerinin tarihsel kimliği, toprağı işleme biçiminden günlük yaşam alışkanlıklarına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar. Dünü anlamak, bugünü doğru kavrayabilmenin ve geleceği sağlam esaslar üzerine inşa edebilmenin ön koşuludur. Çumra ve İçeriçumra'nın taşıdığı bu büyük mirasın kaybolmaması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla kapsamlı bir envanter çalışmasını tamamlamış bulunuyoruz."
Toplantı, bölgenin tarihsel, sosyolojik ve tarımsal boyutlarının konuşulduğu soru-cevap bölümünün ardından plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle tamamlandı.





