Sağlık Bakanlığı, TBMM’ye sessiz sedasız ‘Sağlıklı Hayata Katkı Fonu’ adı altında 25 maddelik bir yasa teklifi sunmaya hazırlanıyor. 12 Ekim 2026 tarihli SPUTNIK haberine göre bu teklif; şekerli içecekler, çikolata, bisküvi, gofret türü atıştırmalıklardan sağlığa katkı payı adı altında şeker vergisi alınmasını öngörüyor. Sağlık Bakan Yardımcısı’nın başkanlığında kurulacak ‘Sağlıklı Hayata Katkı Fonu’ teklifinin amacı şeker kullanımını kısıtlayarak Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiyelerini yerine getirmek.

Bu yasa teklifinin en büyük muhatabı ve mağduru olacak Şeker ve Pancar Üreticileri Kooperatifler Birliği’nin görüşü alınmadan getiriliyor.

ŞEKER VERGİSİ İÇECEK VE ATIŞTIRMALIK FİYATLARINA BÜYÜK ORANDA ARTIŞLAR GETİRİYOR

SPUTNIK haberinde içeceklerde her 100 mililitredeki şeker oranına göre alınacak katkı payı 1 lira ile 5 lira arasında değişiyor. Daha anlaşılır bir ifade ile katkı payı adı altındaki vergi ile içeceklerde litre başına 10 Türk Lirası ile 50 Türk Lirası arasında değişen fiyat artışı olacak.

Yasa teklifinde içeceklerde kullanılan şeker muadili tatlandırıcı ve lezzetlendirici kimyasallara da vergi uygulanmakta fakat bu oran şekere uygulananın 6 da biri olacak şekilde belirlenmektedir. Yasa teklifi ile şeker kullanımı cezalandırılırken tatlandırıcı kullanımı teşvik ediliyor.

Atıştırmalık gıdalar olarak adlandırılan çikolatalar, bisküviler, gofret ve benzeri türü gıdalarda satış fiyatı üzerinden yüzde 20 oranında katkı payı alınarak fiyatlarında da yüzde 20 oranında bir artış olacak.

Sağlık Bakanlığı şeker vergisi olarak adlandırılan bu yasa teklifini geçirebilmek için sigaradan da paket başına 20 Türk Lirası “sağlığa katkı payı” alınması da dâhil etmiş. Ancak bir paket sigaranın fiyatının yüzde 80-85’inin vergiden oluşması ve sigara lobisinin yoğun girişimi ile sigaraya ilişkin ifadelerin yasa teklifinden çıkartıldığı söyleniyor.

TARIM BAKANLIĞI’NIN KARŞI ÇIKMASINA RAĞMEN SAĞLIK BAKANLIĞI FON KURULMASINDA ISRAR EDİLİYOR

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın pancar tarımını ve şeker sektörünü olumsuz etkileyeceği gerekçesi ile şiddetle karşı çıkmasına ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın enflasyonla mücadele ortamında ilave zam ve vergi içeren bir teklif getirilmemesi uyarısına rağmen Sağlık Bakanlığı ısrarla bu fonu getirmeye çalışıyor.

TATLANDIRICI TEKELLERİNİN DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ ÜZERİNDEKİ LOBİ FAALİYETLERİ

Sağlık Bakanlığı yasa teklifini, Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiyelerine dayanarak hazırladığını söylemektedir. Ancak Dünya Sağlık Örgütü’nün sadece şekerin değil, tuzun, yağın, alkolün, hazır konserve ürünlerinin de azaltılması, taze sebze kullanımı ve fiziksel hareketliliğin artırılması gibi birçok tavsiyeleri var. Sağlık Bakanlığı’nın Dünya Sağlık Örgütü’nün diğer tavsiyelerini göz ardı ederek Sağlıklı Yaşam Fonu için sadece şeker azaltılmasına yönelik vergi getirmesi, Amerika merkezli tatlandırıcı üreten tekellerin yine Amerika’da bulunan Dünya Sağlık Örgütü üzerinde yoğun lobi faaliyetini akla getirmektedir.

Tatlandırıcı ve lezzetlendirici kimyasalların insan sağlığına etkisi için yapılan araştırmalarda sağlığa zararlı olmadığı yönünde raporlar yayınlanmaktadır. Sadece fareler üzerinde yapılan deneylerde bir takım olumsuz etkileri görüldüğü halde insan metabolizması açısından bir risk oluşturmadığı rapor edilmiştir. Bu tür araştırmaları tatlandırıcı tekellerinin finanse ettiği unutulmamalıdır.

Amerikan tekellerinin tarihi insan sağlığını göz ardı eden bu tür lobi faaliyetleri ile doludur. Örneğin Amerikan Sigara Tekelleri 1930’dan 1960 yılına kadar sigaranın "sağlıklı ve ferahlatıcı" ve "boğaza iyi gelen ve nefes açan" bir ürün olduğunu iddia eden çok büyük reklam kampanyaları yürüttüler. Sigara içmeyi teşvik eden o reklamlarla bugün milyonlarca insan, her yıl sigara ve akciğer kanserinden hayatını kaybetmektedir.

Bozkır’ın dağlarında yetişen şifa deposu; Hem ucuz hem faydalı!
Bozkır’ın dağlarında yetişen şifa deposu; Hem ucuz hem faydalı!
İçeriği Görüntüle

BU YASADAN PANCAR EKİCİLERİ KOOPERATİFLERİ VE TORKU OLUMSUZ ETKİLENECEKTİR

Ülkemizin önemli çiftçi kuruluşları olan Kayseri ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi ile Pancar Ekicileri Birliği (PANKOBİRLİK) bu yasa teklifinden en çok olumsuz etkilenecek kuruluşlar olacaktır. Konya ve Kayseri gibi iki büyük kooperatif hem sözleşmeli pancar tarımı yaptırmaları hem de Türkiye’nin en önemli şeker fabrikalarına sahip olmaları nedeniyle yasanın doğrudan hedefi konumuna gelecektir.

PANKOBİRLİK’e bağlı Konya Şeker Fabrikası, TORKU markası ile diğer Pancar Ekicileri Birliği’nden ayrışmaktadır. Konya Şeker TORKU markası ile içecek ve atıştırmalık ürünler geliştirerek ülke genelinde bir marka ve dağıtım ağı oluşturturmuştur. Kısacası Konya Şeker Fabrikası, hem pancar ekimi yaptıran, hem şeker üreten, hem de ürettiği şekeri TORKU markası ile ürüne dönüştüren tek çiftçi kooperatifidir. Dolayısıyla TORKU markası bu yasa teklifi ile uygulanacak şeker vergisinden büyük bir yara alacaktır. TORKU ürünleri nişasta bazlı şeker ve tatlandırıcılar kullanılmadığı ve sadece pancar şekeri kullanıldığı için vatandaş tarafından öncelikli tercih edilen ürünlerdir.

Fona katkı payı ile gelen vergi ile piyasa şartlarına uyum sağlamak için TORKU da fiyat artışına gitmek zorunda kalacaktır. Ancak TORKU’nun diğer yerel ve küresel şirketlerle rekabet edebilmek için tatlandırıcı ve lezzetlendirici kimyasallara yönelmesi hem TORKU’nun hem de Konya Şeker’in varlık felsefesine aykırı düşecektir. Bu durumda orta ve uzun vadede rekabet açısından TORKU’yu önemli bir risk beklemektedir.

İÇECEK FİRMALARI RE-FORMULASYONA GİDİYOR

İçecek üreten şirketler fona katkı payı şeklindeki bu vergiyi fiyatlarına hemen yansıtacaklardır. Ürünlerindeki fiyat artışı nedeniyle satışlarında başlangıçta kısa bir süre düşüş olsa da pazarlama stratejisi ile eski satış potansiyelini kısa sürede yakalamaları muhtemeldir.

Bu tür vergiler Avrupa ülkelerindeki içecek üreticilerini şeker muadillerine yönelimini teşvik etmiş ve re-formülasyon süreçlerini başlatmışlar. Bu sayede içecek firmaları hem şeker vergisinden kaçınmış hem de pazardaki paylarını korumuş olacaklardır. Doğal olarak bu firmaların pancar şekerine olan talebi hızla düşecek ve bedelini çiftçimiz ödeyecektir.

SEÇİMİN YAKLAŞTIĞI ŞU DÖNEMDE AK PARTİ KENDİ AYAĞINA MI KURŞUN SIKIYOR?

Seçim öncesi böyle bir yasa teklifinin ısrarla getirilmek istenmesi Ak Parti’nin oy tabanını oluşturan şeker pancarı çiftçisini huzursuz edecektir. Bu seçim bölgelerindeki seçmenin doğrudan tepkisine neden olacak ve çiftçiye büyük darbe vuracak bu teklifin ısrarla getirilmek istenmesi Ak Parti’yi seçim meydanlarında zora sokacaktır.

Bundan sadece aileleri ile birlikte sayıları milyonları bulan doğrudan pancar üreticisi çiftçiler etkilenmeyecek şeker pancarı sektörüne dolaylı hizmet veren yüz binlerce kişi de darbe alacaktır.

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NÜN TAVSİYELERİ VERGİSEL CEZALARLA UYGULANAMAZ

Sağlık açısından Dünya Sağlık Örgütü’nün şekerin azaltılması dâhil diğer tavsiyelerinin uygulanması amaçlanıyorsa bu vergisel bir cezalandırma ile değil toplumsal bilinçlendirme, aileden başlayan ve Milli Eğitim Bakanlığı ile yürütülen bir program dâhilinde olur. Vergi ile cezalandırarak sorunların çözülmesi mümkün olsaydı yüzde 85’i vergi olan sigaranın kullanımın azalmış olması gerekirdi ki Türkiye sigara kullanımının dünyada en yüksek olduğu ülkelerden biridir. Üstelik yasak olmasına rağmen sigara tiryakileri elektronik sigarayı da yaygın olarak kullanmaktadırlar.

Bu yasa teklifi ile korkulanların kısa vadede hemen gerçekleşmesi mümkün olmasa da, konulacak vergi orta ve alt gelir grubunun tükettiği bu ürünlere hemen yansıyacaktır. Bir anlamda kurulacak fonun finansmanı da alt ve orta gelirli bu kesime ödetilecektir.

Muhabir: MUSTAFA ARSLAN