Küresel otomotiv pazarının en büyük elektrikli araç üreticilerinden biri olan Çin merkezli otomotiv devi BYD firmasının Türkiye pazarında gerçekleştirmeyi planladığı devasa üretim tesisi projesinde sular durulmuyor. Hatırlanacağı üzere şirket, Manisa'da yıllık yüz elli bin adet araç üretim kapasitesine sahip modern bir fabrika kuracağını ilan ederek büyük bir yankı uyandırmıştı. Bu büyük ölçekli yatırım hamlesi doğrultusunda gerekli mali ödemeleri gerçekleştiren firma için Manisa bölgesinde stratejik bir arazi tahsis edilmiş ve fabrikanın kurulumuna yönelik resmi işlemler hızlı bir şekilde start almıştı. Ancak Türkiye'nin istihdamına ve sanayisine büyük katkı sağlaması beklenen bu devasa projede işler planlandığı gibi gitmedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı teşvikleri neden askıya aldı?
Yatırımın ilk aşamalarındaki hareketlilik, yerini sessizliğe bırakınca Ankara kulisleri de hareketlendi. Manisa'da yükselmesi beklenen üretim tesisinde öngörülen takvimin gerisinde kalınması ve inşaat süreçlerinde kayda değer bir ilerleme sağlanamaması, ekonomi yönetimini harekete geçirdi. Edinilen bilgilere göre Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, projenin taahhüt edilen sürede ilerlememesi gerekçesiyle radikal bir adım atarak firmanın yararlandığı devlet teşviklerini iki bin yirmi altı yılının ilk aylarında askıya alma kararı aldı. Bu hamle, Türkiye'nin yabancı yatırımlara sağladığı kolaylıkların yanı sıra projelerin denetimi konusunda da tavizsiz bir duruş sergilediğini açıkça ortaya koydu.
Yatırım anlaşması ve sunulan teminatlar hâlâ masada
Bakanlık kaynaklarından edinilen üst düzey bilgilere göre teşviklerin durdurulması projenin tamamen iptal edildiği anlamına gelmiyor. Devlet ile Çinli otomotiv devi arasında imzalanan ana yatırım sözleşmesi, bu sözleşmede yer alan tüm yasal koşullar, şirketin yerine getirmekle yükümlü olduğu şartlar ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne sunduğu finansal teminatlar hukuki olarak geçerliliğini korumaya devam ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilileri, sürecin başından bu yana tüm bürokratik ve yasal işlemlerin resmi mevzuata, uluslararası ticaret hukukuna ve devlet usullerine tam uyumlu bir şekilde yürütüldüğünün altını çiziyor.
Fabrika kurulmazsa muazzam bir geri ödeme süreci başlayacak
Türkiye'deki yatırım mevzuatı, devasa bütçeli projelerde kamunun uğrayabileceği zararları engellemek adına oldukça katı kurallar içeriyor. Mevcut yasal düzenlemelere göre, kendilerine sağlanan muafiyet ve desteklere rağmen yatırımlarını taahhüt edilen sürede tamamlamayan ya da projeyi yarım bırakan şirketler için çok ciddi yaptırımlar devreye giriyor. BYD firmasının Manisa'daki fabrikayı hayata geçirememesi durumunda, şu ana kadar faydalandığı tüm mali teşvikleri, vergi indirimlerini ve avantajları, devlete sunduğu taahhütler ile nakdi teminatlar kapsamında geriye dönük olarak faiziyle ödemekle yükümlü olacağı belirtiliyor. Bu durum, firmanın Türkiye'deki geleceği açısından kritik bir dönüm noktası oluşturuyor.
Kamu çıkarları korunuyor ve ayrımcılık yapılmıyor
Yaşanan bu sıcak gelişmelerin ardından bakanlık yetkilileri, Türkiye'nin yabancı yatırım politikasındaki temel prensiplere dair önemli açıklamalarda bulundu. Ankara, yerli veya uluslararası sermaye ayrımı gözetmeksizin ülkeye değer katan her yatırımcıya eşit mesafede durulduğunu vurguluyor. Kanunların ve sektörel kuralların küresel ölçekteki en büyük markalardan en küçük yerel işletmelere kadar herkes için aynı titizlikle uygulandığı ifade edilirken, tüm denetim süreçlerinde asıl önceliğin Türkiye'nin ekonomik menfaatleri ve kamunun çıkarları olduğu aktarılıyor. Manisa'daki arazide üretimin başlayıp başlamayacağı ya da Çinli devin teşvikleri geri almak için nasıl bir hamle yapacağı ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.