Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ankara’da "Ulusal Sağlık Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı"nın ardından açıklamalarda bulundu.

Bakan Koca'nın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

"Sosyal medya sağlıklı bir bilgi kaynağı değil"

Bir vatandaşımızın hissettiği herhangi bir sağlık sorunu ona hizmet talep etme ve özgürce başvurma hakkını tanımaktadır. En büyük gücümüzse sağlık çalışanlarımızdır. Onlara çabaları için teşekkür ediyorum. Sağlık Bakanlığını üstlendiğim günden itibaren gerekli her hususta sizleri bilgilendirmeyi esas aldım. Bu prensip değişmedi bugün de geçerli. Buna dayanarak sizlerden bir ricam var. Yetkisiz olan kendince hürdür. Her istediğini rahatça söyleyebilir. Sorumluların ne söylediğine bakın. Sosyal medya sağlıklı bir bilgi kaynağı değil, sağlıkla ilgili konularda doğru bilgi kaynağı Sağlık Bakanlığıdır. Bilgi kirliliğinin önüne geçmek için tıpkı bugün olduğu gibi sizleri Sağlık Koordinasyon Kurulumuzun kararları konusunda düzenli bir şekilde bilgilendireceğim. Sağlık Koordinasyon Kurulu yeni dönemdeki en önemli değerlendirme organımızdır.

"Şiddet olayları önemli ölçüde azalmıştır"

Bu açıklamadan sonra sağlıkta yakın dönemde nelerin gerçekleştirildiğine değinmek isterim. Bunlardan birincisi ve pek çok şeyi kapsayan beyaz reformdur. Bu reform hekimlerin kamuya geçişi başta olmak üzere pek çok sonucu getirmiştir. Dünyada eşi görülmemiş bir yasayla malpraktis davalarına ilişkin sorunlar yine yakın bir dönemde kökten çözülmüştür. Sağlıkta şiddet yasası sonucunda şiddet olayları önemli ölçüde azalmıştır.

"Beyaz kod sayısı 1 milyonda 31'den 1 milyonda 14'e inmiştir"

Beyaz kod uygulaması yanı sıra gri kod uygulaması pilot uygulama olarak başlatılmıştır. Çalışmalarımız sonucunda beyaz kod sayısı 1 milyonda 31'den 1 milyonda 14'e inmiştir. Gri kod uygulanan bölgelerde ise bu düşüş ilave olarak yüzde 50'den fazladır. Hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın emekliliklerine dair özlük haklarında önemli iyileştirmeler yapılmıştır.

"UMKE Atak adında yeni bir birim kurduk"

Sağlık çalışanlarının verdikleri her hizmetin karşılığını aldığı bir teşvik sistemine geçmiş durumdayız. Görevi medikal kurtarma olan UMKE çatısı altında UMKE Atak adında yeni bir birim kurduk. Bu ekipler medikal arama kurtarma çalışması yapıyor. Koruyucu sağlık hizmetlerine verilen önem arttı, kaynaklarımızın yakın üçte birini koruyucu hekimlik için kullandık.

"1 milyon 400 binden fazla çifti taradık"

Uzaktan Sağlık Hizmeti ile ilgili altyapı çalışmalarımızı tamamladık ve pilot uygulamaları başlattık. Kronik hastaların takibi, rapor, reçete yenileme için de bu uygulama sayesinde çevrim içi hizmet sunmayı planlıyoruz. Kısa adı Yaşam olan sağlıklı Yaş Alma Merkezlerimizi hayata geçirdik, uygulamaya 80 yaş üzeri vatandaşlarımızdan başladık, yaş sınırını aşağı indirerek uygulamayı yaygın hale getireceğiz.

Evlilik öncesi SMA Taşıyıcı Tarama Programı kapsamında 1 milyon 400 binden fazla çifti taradık. Yeni doğan SMA Tarama Programında 2 milyon 200 binden fazla bebeğimiz için tarama yaptık. Erken tanı, tedavi başarımızın yüzde 90'ın üzerine çıkmasını sağladık.

"42 aile diş hekimliği biriminde 12 bini aşkın çocuğumuza ve ailelerine ulaştık"

Aile diş hekimliği uygulamasını 3 ilimizde pilot olarak uyguladık. 42 aile diş hekimliği biriminde 12 bini aşkın çocuğumuza ve ailelerine ulaştık.

23 şehir hastanemizde toplam 34 bini aşkın yatak kapasitesiyle hizmet veriyoruz. Yatak kapasitesi 15 bini bulacak olan 12 şehir hastanemizin yapımı devam etmektedir.

"2028'de tüm aşılar yüzde 100 yerli üretim olacak"

Kullanılan her 100 kutu ilacın 91'i değer bazında ise 57'si artık ülkemizde üretiliyor. Sağlık vadisini kurma çalışmalarını hızlandırdık. Hıfzıssıhha Aşı ve Biyoteknolojik Ürün Üretim Merkezimizin inşaatını tamamlayarak pilot üretimlere iki yıl içinde başlayabileceğiz. Hedefimiz ihtiyacımız olan aşıların tamamının Türkiye'de üretilmesidir. Üç aşımız yani kuduz, hepatit A ve suçiçeği aşıları teknoloji transferiyle artık ülkemizde üretilecek.

Bağışıklama programındaki diğer bütün aşılar da hıfzıssıhhada üretilecek, 2028'de tüm aşılar yüzde 100 yerli üretim olacak. Tip 1 diyabet hastaları başta olmak üzere bütün diyabet hastalarımızın kullanabilecekleri sürekli glikoz ölçüm sensörlerini tamamen yerlileştiriyoruz. Klinik değerlendirmesini de tamamlayıp en kısa sürede hastalarımıza sunacağız. Nadir hastalıklar için Hücre ve Gen Terapisi Hastanesi'ni kuruyoruz. Böylece en güncel tedaviyi kendimiz geliştirerek uygulayacağız.

"Bahar merkezlerini hayata geçiriyoruz"

Bağımlılıkla mücadele için rehabilitasyon amaçlı bahar merkezlerini hayata geçiriyoruz. İlki bu yıl Sancaktepe'de hizmete başlayacak. Çok kısa bir sürede tüm büyükşehirlerimiz bu merkezlere sahip olacak.

Burada sayamadığım daha birçok düzenleme ve iyileştirmelerle en iyi hizmeti vermek gayretindeyiz. Bu hizmetlerin tamamı Sayın Cumhurbaşkanımızın gösterdikleri teveccüh ve destekle gerçekleşmiştir. Kendilerine huzurlarınızda tekrar teşekkür etmek istiyorum.

Bütün bunlarla birlikte sağlıkta istenilen sonucun temelde insan kaynağına bağlı olduğunu biliyoruz. Bu sebeple yapılanların en önemlisi tıpta uzmanlık eğitimi talebini artırarak 4 yıl sonra uzman hekim sayımızın iki katına çıkmasını garanti altına almış olmamızdır. Benzer şekilde yan dal uzman hekim sayımızı da yaptığımız bu düzenleme ile önemli ölçüde artıracağız. Çok değil, 4 yıl sonra uzman hekim sayımız daha rahat hizmet verebilecek seviyeye gelmiş olacak.

DOSD Meram'da down sendromu psikiyatrik problemler anlatılacak DOSD Meram'da down sendromu psikiyatrik problemler anlatılacak

Sağlıkta güncel sorunların hemen şimdi yapılanların meyvesini toplamayı beklemeden çözüme kavuşturulması bu amaçla tüm imkanların harekete geçirilmesi bizler için görev, vatandaşlarımız için haktır.

"Geçen yıl 23 milyon kişi aldığı randevulardan en az birine gelmedi"

Salgın döneminde şartlar gereği hastaneler alışılageldiğinden çok farklı kullanılıyordu. Kalabalık ortamların oluşmasını önlemek için ayaktan muayeneye karşı randevu sistemini çok daha yaygın kullanmayı biz teşvik ettik.

O dönemden itibaren hastalarımız, çalışanlarımız böyle bir gereklilik olmadığı halde randevu sistemine yöneldiler. Aynı muayene randevulu yapılabildiği gibi randevusuz da yapılabiliyor iken tercih atıl kalma riski olan randevulu muayeneye kaydı. Buna rağmen randevulu ve randevusuz bakılan hasta sayıları neredeyse eşittir. Randevulu muayeneye yöneliş beraberinde bazı uygulama zorlukları getirdi. Birkaç örnek vermek istiyorum. Geçen yıl 23 milyon kişi aldığı randevulardan en az birine gelmedi. Nüfusun yaklaşık dörtte biri demek. Gelinmeyen toplam randevu sayısı 81 milyon. 3-4 saat kala iptal edilen randevu sayısı ise 21 milyon. Bu gibi sebeplerle randevu kapasitesinin yüzde 30'u kullanılamadı.

"Artık vatandaşlarımız en iyi adres olarak kamu hastanelerimizi görüyor"

Küresel salgın yaşattıkları yanında bazı gerçekleri bize apaçık görme fırsatı da verdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın en büyük hayalim dediği şehir hastanelerimizin sağlık hizmetlerinde kapasitemizi nasıl arttırdığına şahit olduk. Bugün tüm büyük şehirlerimizde şehir hastaneleri kurulmasını ve her ilimizde 3. basamak sağlık hizmetinin verilebilir olmasını hedefliyoruz.

Artık vatandaşlarımız sağlık hizmeti almak için en iyi adres olarak kamu hastanelerimizi görüyor, sağlık sorunlarında kamu hastanelerimize müracaat ediyor. Eskiden kamu hastaneleri denince anlaşılan ile bugün kamu hastaneleri denince anlaşılan aynı değildir. Söz konusu başarı kamu hastanelerine yönelişi her geçen gün arttırmaktadır.

Bu tercihi kamu hastanelerinde pandemi öncesi dönemle şimdi bakılan hasta sayılarını kıyasladığımızda açıkça görüyoruz. Bu ve özel sektörün sağlık hizmetlerindeki payının azalması, kamuya talepte artış demektir. Talep ise yeni randevu anlamına gelmektedir.

"Başarı beraberinde bir sorun da getirmiştir"

Randevu sorununun bir nedeni de budur. Başarı beraberinde bir sorun da getirmiştir. Sağlık hizmeti almayı son derece kolaylaştıracak bir gelişmeyi konuşmamın bu noktasında sizlerle paylaşmak isterim. Sağlık yöneticileri ve yazılım mühendisleri olarak birlikte bir alt yapı kurduk. MHRS, telefon ve internet erişiminin olduğu her yerde yepyeni bir özellik kazanmış, modifiye olmuş durumda.

"Onaylı randevu dönemi hayırlı olsun"

Sistem artık şöyle işleyecek: Ertesi gün randevusu olan her hastamız akşam saat 8'e kadar randevusuna onay verecek veya gelemeyeceğini bildirecek. Bu sisteme onaylı randevu sistemi, MHRS'de başlatılan bu yeni döneme de onaylı randevu dönemi diyoruz. Uygulama pazartesi günü başlıyor. Onaylı randevu dönemi hayırlı olsun. Yeni dönemde ayrıcalıklı iki hasta grubumuz var. 65 yaş üstü hastalarla kanser hastaları. Bu gruptaki hastalar, onay işlemlerinden istisnadır.

"Öncelik talep bırakan hastalarda olacak"

Onaylı randevu sistemi hastanelerimize, hekimlerimize zamanı verimli kullanma imkanı sağlayacak. Hasta gelemeyeceği randevuyu iptal edecek. Böylece randevu sadakatsizliği sebebiyle şu an boş kalan kapasitemizi hizmet bekleyen hastalar için kullanabileceğiz. Boş kalan her bir randevuda sistemden randevu alamayıp talep bırakmış hastalarımıza ulaşacağız. Öncelik talep bırakan hastalarda olacak.

"Hastamızın talebine 24 saat içinde cevap verebiliyor olacağız"

Onaylı randevu sistemi sayesinde öngörümüze göre birçok branşta hastamızın talebine 24 saat içinde cevap verebiliyor olacağız. Bu yeni sistemden beklenen sonucu alacağımıza inanıyoruz. Taleplerin etkin şekilde karşılanabilmesi için ise Randevu Koordinasyon Merkezini devreye alıyoruz. Bu merkezin faaliyetlerini şahsen takip edeceğim.

Kaynak: AA