ERGENLİK DÖNEMİ VE DEĞİŞEN AİDİYET DUYGULARI
Lise çağına geçiş, yalnızca müfredatın değişmesi anlamına gelmiyor; aynı zamanda bireyin fiziksel, psikolojik ve sosyal yapısının da köklü bir dönüşüme girmesi demek. Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, ortaokul yıllarında öğretmen ve okul odaklı gelişen aidiyet hissinin, gençlik dönemine adımla birlikte farklı kulvarlara kaydığını ifade ediyor. Bireyselleşme çabası ve kendi kimliğini inşa etme arzusuyla hareket eden gençlerin aileye ve kurumlara olan bağımlılığı azalırken, arkadaş çevresinin etkisi belirgin şekilde artıyor. Bu hassas dengenin doğru yönetilmesi hem kişisel gelişim hem de eğitim başarısı açısından kritik bir eşik oluşturuyor.
ÜNİVERSİTEYE GİDEN YOLDA YAPILAN EN BÜYÜKLÜK YANILGI

Zorlu bir sınav maratonundan çıkan öğrencilerin ve ailelerin sıklıkla düştüğü hataların başında, lisenin ilk yıllarını dinlenme dönemi olarak görmek geliyor. Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, kamuoyunda yaygın kabul gören ancak geleceği riske atan bu yaklaşımın altını çiziyor. Lisenin ilk iki senesini temposuz geçirme düşüncesinin ileride telafisi zor akademik kayıplara yol açtığına dikkat çekiliyor. Üniversiteye giriş sisteminin ilk ayağını oluşturan Temel Yeterlilik Testi müfredatının tam olarak bu yıllarda öğretilen derslerden meydana gelmesi, disiplinin ilk günden itibaren korunmasını zorunlu kılıyor. Alan yeterliliği sınavlarının temeli de yine bu dönemde elde edilen birikimler üzerine inşa ediliyor.
DİJİTAL BAĞIMLILIK İLE SOSYAL GELİŞİM ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ
Eğitim hayatında sadece ders başarısına odaklanmanın tek başına yeterli olmayacağı, gencin sosyal ve kültürel alanlarda da kendini beslemesi gerektiği vurgulanıyor. Ancak bu süreçte en büyük tehdit olarak dijital ekranlar ve sosyal medya mecraları öne çıkıyor. Gününün büyük bölümünü sanal dünyada harcayan gençlerin, akranlarına kıyasla hayata geride başladığı gözlemleniyor. Ekran bağımlılığından uzak durarak kulüp faaliyetlerine, spora ve sanatsal aktivitelere yönelen öğrencilerin hem zihinsel hem de duygusal açıdan çok daha güçlü bir profil çizdiği belirtiliyor.
EBEVEYNLER İÇİN DENGE REHBERİ: KISITLAMADAN KONTROL ETMEK
Ortaöğretim yıllarında geçmişte çok başarılı olan çocukların aniden akademik düşüş yaşaması, sıkça karşılaşılan bir tablo olarak karşımıza çıkıyor. Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, bu durumun temelinde ergenlikle beraber gelen sınırsız özgürlük hissinin yattığına işaret ediyor. Ailelerin çocuklarına baskı kurmadan, onların özgürlük alanlarına saygı duyarak ancak kontrolü de tamamen elden bırakmadan bir rehberlik sergilemesi gerektiği aktarılıyor. Ebeveynlerin sergileyeceği bu yapıcı tutum, gencin hem okul başarısını korumasını hem de sağlıklı bir birey olarak geleceğe hazırlanmasını sağlayacak en temel faktör olarak gösteriliyor.




