İsveç’in 5. büyük şehri olan Linköping’in Çevreden ve Planlamadan Sorumlu Başkanlığı'nı yürüten Kululu Muharrem Demirok, gelecekte İsveç siyasetinde aktif rol oynayacak isimlerden birisi
EN BAŞARILI GENÇ SİYASETÇİSİ
İsveç’e 40 yıl önce göçeden Türklerin çocukları artık İsveç siyasetinde kendilerini göstermeye başladı. İsveç’in 145 bin nüfuslu 5. büyük kenti olan Linköping kentinin Çevreden ve Planlamadan Sorumlu Başkanlığını Kululu Muharrem Demirok, 4 yıldır yapıyor. Konya’nın Kulu ilçesinden 40 yıl önce İsveç’e gelen bir ailenin çocuğu olan Muharrem Demirok, siyasi kariyerinin sonunda İsveç’in Çevre’den sorumlu bakanı olmak yattığını söyledi.
İSVEÇ, AB ÜYELİĞİNE DESTEK VERİYOR
Yenigün Gazetesi’nin sorularını cevaplandıran Muharrem Demirok, İsveç ve diğer Avrupa ülkelerinde artan ırkçılık ve İslamofobia gibi meselelere de değindi. İsveç’in Avrupa’nın en demokratik ülkesinden birisi olduğunu belirten Demirok, “İsveç ile Türkiye dostlukları çok köklü tarihe dayanan iki ülkedir. İsveç, Türkiye’nin AB üyeliğine tam destek vermektedir. İsveç ile Türkiye arasındaki ilişkiler kolay kolay bozulmaz” dedi.

Muharrem Bey, İsveç’in 145 bin nüfuslu 5. büyük kenti olan Linköping kentinin Çevreden ve Planlamadan sorumlu Başkanlığını bir Türk olarak siz yapıyorsunuz. Bu göreve ne zaman seçildiniz? Bu göreve gelmenizde özellikle şehrinizdeki İsveçlilerin nasıl bir tepkisi oldu?
-1 Nisan 2009 tarihinde 22 yıldır Center Parti için görev yapan Gösta Gustavsson’un yerine seçildim. Seçildikten önce ve sonra hiç bir negatif tepki görmedim. Zaten seçilmeden önce üyeler arasında yapılan ankette yüzde 100 destek almıştım. Ve 2010 seçimlerinde parti için Linköping’de en yüksek tercihli oy sayısını almıştım. Bugün bakacak olursak Linköping halkı arasında Muharrem tanınmış bir isim. 2011 yılında İsveç Belediyecilik Derneği’nin dergisi, Dagens Samhälle, kendi aralarında yapmış olduğu oylama sonucu İsveç’in en önde gelen 10 genç belediye siyasetçilerinden biri olarak seçildim.

İsveç’e 40 yıl önce göçeden Türklerin çocukları artık İsveç siyasetinde kendilerini göstermeye başladılar. Sizden başka kimler İsveç siyasetinde aktif rol üstleniyor?
-Şu anda İsveç’te maalesef siyasetin üst düzeyinde aktif olan fazla Türk yok. Meclis’te Mehmet Kaplan kardeşimiz var. Stockholm belediyeleri arasında Hasan Dölek var.

İsveç’in 5. Büyük kentinin Başkanı olmak nasıl bir duygu? Bu süreç nasıl başladı? Bugüne kadar görev yaptığınız şehre tür hizmetleriniz oldu?
-1998 yılında Linköping’e yükseköğrenim görmek için taşındım. 2003 yılında Center (Merkez) Parti’ye üye oldum ve ilk resmi görevimi 2004 yılında aldım. 2005 yılından beri Merkez Parti Merkez Yürütme Kurulu’nda, MYK’da, yer alıyorum. 2006 seçimlerinde hem Merkez Parti için Östergötland’da ucuncu sıradan milletvekili adayı, hem ikinci sıradan belediye meclis üyesi olarak katıldım. 2009 tarihinde Belediye başkanlığına seçildim.  Aslında siyaset benim için bir kariyer değil. Benim asıl amacım İsveç’te bir değişikliğe katılmak ve Linköping halkına hizmet etmektir. Benim yaşadığım şehir. Çocuklarımın büyüdüğü yer burası artık benim evim. Ve komsularima, halka, hizmet etmekten güzel bir şey olamaz. İsveç’te normal bir isçi 40 saat çalışır. Benim normal bir haftam 60-70 saat arasında. Her zaman, her yerde, hizmete hazır olmak gerekiyor. Telefonum her zaman açık. Her tür maile aynı gün cevap vermeye çalışıyorum. Sosyal medyada, gerek Twitter olsun veya Instagram’da, her tür diyaloğa hazırım. Bu şekilde siyaseti herkesin evine getiriyorum. Linköping genelinde olsun veya kendi mahalesinde olsun, herkesin siyaseti aktif bir sekilde yönlendirmeye potansiyeli var. Korkmadan projeleri yaşama geçiriyorum.Benim attığım projeler sonucunda 2009 yılı İsveç’in en güzel kenti seçildi. Linköping halkının yüzde 68’i verdikleri ankette kentin benim göreve gelmemle olumlu bir şekilde çehresinin değiştiğini söylediler. Özellikle şehirlerde park ve yeşilliği öne çıkaran çevreye duyarlı bir belediye başkanı olarak adımdan bahsettiriyorum. Pazar günleri uyuyan bir kent atmosferini bürünmüş kenti canlı yaşayan bir kent haline getirdim. Burada kendimi övüyorum ama gerçek bu. Özellikle göçmen bölgelerine yatırım yaparak oradaki bütün olumsuzlukları da sildik.

**Bu göreve gelmeniz çevrenizdeki Türkleri nasıl etkiledi? Özellikle İsveç'teki Kulular neler düşünüyor?
- Seçildiğimden sonra İsveç’teki tüm Türkler beni yüzde 100 destekledi. Siyasi ideolojileri ne olursa olsun her zaman destek gördum. Kululular arasında beni örnek gösterdiler ve büyük bir gururla.

Geçtiğimiz yıllarda Türkiye'ye gelen İsveç Başbakanı Ankara'dan önce Kulu'yu ziyaret etmişti. İsveç'teki Kuluların önemli bir diaspora gücü var mı?
-Evet. Türkler ve Kululular, önemli bir grup. İsveç’e büyük katkısı olan bir grup ve bugün önemli yerlerde rol almış insanlarımız var.

İsveç'te 50 bin Kululunun yaşadığı belirtiliyor. Hatta İsveç'te Türkiye'nin başkenti Kulu mu diye dahi soruluyormuş. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
- İsveç’te Kululular büyük bir grup. Fakat Türkiye’nin başkenti Kulu olduğuna inanan yok. Bunu bir şaka veya isterseniz Kulululara yönelik bir pozitif jest olarak göruyorum.

Türkiye'deki belediyelerle birlikte çalışmalar yapmayı planlıyor musunuz? Kardeş Şehir Projesi'nde Kulu veya Konya'nın başka bir ilçesini seçme durumunuz var mı?
-Şu anda İsveç Belediyeler Birliği ve Türkiye Belediyeler Birliği arasında bir projeye katılıyoruz. Amacımız enerji sorunlarını çözmeye yönelik bir çalışma. Su anda Karaman, Burdur, Malatya ve Erzincan belediyeleriyle calisiyoruz. Fakat Kulu’yla bir çalışma yapmayı çok isterdim.

İsveç kamuoyu, Türkiye'nin AB üyeliği hakkında neler düşünüyor? Son zamanlarda basında çıkan haberlere göre İsveç, Türkiye'nin AB üyeliğine destek veriyor. Bu ne kadar doğru?
-İsveç Türkiye’nin Avrupa’da en güçlü dostu. Buna hiç kimse karşı gelemez. Bizim sağ hükûmet 2007 yılında seçildi ve o günden beri Turkiye’yi destekledi. Maalesef sol partiler arasında bu destek yok.
Geçtiğimiz yıllarda Türkiye ile İsveç arasında zaman zaman siyasi gerginlikler yaşandı. Karikatür krizi, sözde soykırımın tanınmak istenmesi ve PKK'lılara destek verilmesi gibi ciddi tartışmalar yaşandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ziyaretinin ardından bu krizler mazide kaldı diyebilir miyiz?
-Yaşanan olaylara kriz demek yanlıştır. Bunlar her demokratik toplumda yaşanan şeylerdir. Demokrasinin temel yapısı budur. Hükümet sözde soykırımın tanınmasını istemedi. Ve benim parti, Center Parti, tek parti olarak grup kararıyla buna karşı çıktı. Maalesef meclis baska bir karar aldı, fakat bu gene hükûmetin görüşünü değiştirmeyecektir. İsveç ve Türkiye arasında olan sıcaklık ve dostluk kolay kolay soğumaz.

Avrupa ülkelerinde son yıllarda artan ırkçılık, İslamofobia gibi olumsuzluklar İsveç'te de yaşanıyor mu? Bu konuda şahit olduğunuz vakalar oldu mu?
-Maalesef ekonomik krizin ardından gelen ırkçılık İsveç’te de yaşanıyor. Meclis’te ırkçı bir parti 2010 seçimlerinden sonra yer aldı.  Fakat Avrupa ülkeleri arasında İsveç halkı kadar açık ve ırkçılığa karşı olan bir halk göremiyorum. Şu anda Avrupa ülkeleri arasında İsveç kadar çok mülteci alan ülke yok. Somali, Irak veya Suriye’den kaçan insanların çoğu İsveç’e sığınıyor.

Muharrem Bey, son olarak söylemek istediğiniz birşeyler var mı? Konya kamuoyuna ve Kululara neler demek istersiniz?
-Tek söylemek istediğim şu. Konya’nın artık bir de İsveç’te belediyesi vardır. Bu da Linköping. Ben Linköping’de hizmet verdiğim zaman bu hizmeti hem buradaki halk için hem de Kululular için yapıyorum.

Muharrem Demirok kimdir?
Muharrem Demirok, 3 Eylül 1976 tarihinde İsveç’te doğdu. Babası 1974'de Konya'dan İsveç'e işçi olarak gitti. Stockholm'un Hunddinge Belediyesinde dünyaya gelen Muharrem Demirok Liseden sonra Linköping Üniversitesi'de Toplum Planlama eğitimi aldı. Demirok evli ve ikiz çocuk babasıdır. Demirok 2004 senesinde partisine üye oldu.1 Nisan 2009'da Linköping Belediyesi'nin 11 Belediye Başkanı'ndan birisi olup, Çevre ve Toplum Planlamasından sorumlu Belediye Başkanı olarak göreve geldi.  Demirok, Linköping Belediyesi Çevre ve Toplum Planlamasından sorumlu Belediye Başkanı Linköping Belediyesi Toplum Planlama Komisyonu Başkanı ve Merkez Parti (Centerpartiet) MKYK Üyesi görevlerinde bulundu.

Muhabir: Sibel Candan