Şehir tarihinin en ürkütücü patlamalarından biri olarak kayıtlara geçen olayın faili konumundaki şahsın yargılanmasına başlanırken, duruşma salonunda dile getirilen iddialar ve savunmalar davanın seyrini değiştirecek nitelikte. Savcılığın asırları bulan hapis cezası istemiyle hakim karşısına çıkardığı sanık, olay gecesine dair sıra dışı bir senaryo ileri sürerek hakkındaki suçlamaları kesin bir dille reddetti.
FACİANIN YAŞANDIĞI BİNADA HAKARET VE İTİRAZLAR YÜKSELDİ
Gazi Osmanpaşa Mahallesi Menzil Caddesi üzerinde bulunan dört katlı bir apartmanın üçüncü katında meydana gelen ve tüm kenti ayağa kaldıran patlamayla ilgili dava, yoğun katılım sebebiyle adliyenin en geniş salonunda görüldü. Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen ilk oturumda, onlarca mağdur ve avukat ordusu hazır bulundu. Patlamanın şiddetiyle evleri başlarına yıkılan, canlarını zor kurtaran apartman sakinleri, sanık kürsüsünde oturan isme yönelik büyük tepki gösterdi. Salonu dolduran onlarca şikayetçi, yaşanan mağduriyetin boyutlarını gözler önüne sererken, adaletin tecelli etmesi için adeta tek ses oldu.

"BULAŞIK MAKİNESİNİ ÇEKERKEN OLMUŞ OLABİLİR"
Duruşmada ilk kez söz alan ve hakkındaki korkunç iddialara yanıt veren tutuksuz sanık Osman Ç, o geceye dair dikkat çekici beyanlarda bulundu. Yaşananları bir kaza olarak nitelendiren şahıs, patlamadan önce bir düğün davetine katıldığını ve alkol aldığını kabul etti. Eve geldikten sonra derin bir uykuya daldığını öne süren sanık, uyandığında sadece sigara yakmak istediğini iddia etti. Çakmağı ateşlemesiyle birlikte her yerin bir anda savaş alanına döndüğünü savunan zanlı, iddia edildiği gibi konuttaki tesisat borularını kasıtlı olarak kesmediğini ileri sürdü.
Mutfakta yer alan beyaz eşyanın arızalı olduğunu ve tamir etmek amacıyla yerinden oynattığını söyleyen Osman Ç, tesisat hortumunun bu sırada kazara zarar görmüş olabileceğini iddia etti. Konutta kendisinden başka kimsenin bulunmadığını ve evde bu tür bir kesim işlemini yapabilecek kesici alet yer almadığını savunan şahıs, amacının kimseye zarar vermek olmadığını dile getirerek üzüntüsünü paylaştı.
ENKAZ ALTINDAN ÇIKAN AİLELERİN ADALET HAYKIRIŞI
Mahkemede söz alan apartman sakinleri ise sanığın bu savunmasına sert tepki gösterdi. Olay günü evlerinde uyurken aniden büyük bir gürültüyle uyandıklarını belirten mağdurlardan Ahmet A, saniyeler içinde üzerlerine tuğla ve beton parçalarının yağdığını anlattı. Kendilerini bir anda tavanın çöktüğü bir enkazın altında bulduklarını ifade eden depremzede gibi kalakalan mahalle sakini, canlarını kurtarma ekiplerinin yoğun çabası sayesinde kurtarabildiklerini dile getirdi. Hem fiziksel olarak büyük yaralar aldıklarını hem de hayatları boyunca biriktirdikleri maddi varlıklarını kaybettiklerini vurgulayan mağdur, sanığın en ağır cezaya çarptırılması gerektiğini söyledi.
Duruşmaya katılan diğer onlarca müşteki de benzer şekilde dehşet gecesini aktararak sanıktan şikayetçi olduklarını yineledi. Mağdur avukatları, serbest kalan şahsın toplum vicdanını yaraladığını belirterek derhal tutuklanması yönünde talepte bulundu. Ancak mahkeme heyeti, mevcut delil durumunu ve hukuki süreçleri göz önünde bulundurarak şahsın tutuksuz yargılanma halinin devam etmesine hükmederek bir sonraki duruşma tarihini erteledi.
ASIRLARI BULAN HAPİS İSTEMİYLE YARGILANIYOR
Geçtiğimiz yılın mayıs ayında yaşanan ve tüm bölgeyi sarsan olayda, şans eseri can kaybı yaşanmazken biri ağır olmak üzere çok sayıda vatandaş hastanelik olmuştu. İlk incelemelerin ardından gözaltına alınan evin sahibi, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış ve bu durum mahallede huzursuzluğa yol açmıştı. Olayın ardından yürütülen geniş çaplı soruşturma neticesinde hazırlanan iddianame ise davanın ciddiyetini açıkça ortaya koyuyor. Tam 63 kişinin mağdur ve şikayetçi sıfatıyla yer aldığı dosyada savcılık, genel güvenliği kasten tehlikeye atmaktan mala zarar vermeye kadar birçok ağır suçtan sanık hakkında toplamda 132 yıla kadar hapis cezası talep ediyor. Kamunun gözü kulağı, önümüzdeki günlerde görülecek olan yeni duruşmalara çevrilmiş durumda.




