Son olarak LİMA Hafızlar Topluluğu ve LİMAN Gönüllüler Platformu Kültür Sanat Komisyonu çatısı altında bir araya gelen yüzlerce öğrenci, şehrin en gözde kültür mekanlarından biri haline gelen Depo No:4’ün kapılarını araladı. Gençleri karşılayan manzara, sadece standart bir sanat galerisinden ibaret değildi; adeta zamanın durduğu, maneviyatın köklü bir tarihle harmanlandığı çok özel bir atmosfere geçiş yapıldı. Burada özenle hazırlanan "Hac Hatırası - Cumhuriyet Dönemi Hac Yolculukları ve Hatıraları Sergisi", yeni neslin geçmiş kuşakların inanç uğruna yaşadığı zorlukları ve sergilediği eşsiz fedakarlıkları derinden hissetmesine olanak tanıdı. Genç katılımcılar, vitrinlerde yer alan sararmış mektuplar, siyah beyaz fotoğraflar ve o dönemin zorlu şartlarında kullanılan çeşitli kişisel eşyalar aracılığıyla, kutsal topraklara ulaşmanın ne denli büyük bir adanmışlık gerektirdiğine bizzat şahitlik etti.

R1 Xp Uadd Z Ba Krbzvp Pb3Oeohqqv O Sv M Dt Lg7 W Fs F

MEŞAKKATLİ YOLLARDAN GEÇENLERİN SESSİZ ÇIĞLIĞI

Cumhuriyet döneminin ilk yıllarındaki kısıtlı teknolojik ve ekonomik imkanlarla günlerce, hatta bazen aylarca süren o meşakkatli yolculukların tüm evreleri, sergi alanındaki zengin görsel ve yazılı materyallerle öğrencilerin zihninde adeta yeniden hayat buldu. Ulaşım olanaklarının günümüzdeki konfordan fersah fersah uzak olduğu o eski zamanlarda, eski model otobüslerle veya buharlı gemilerle çıkılan uzun seferlerin arka planındaki dramatik ve bir o kadar da umut dolu hikayeler, sergiyi gezen gençlerin hafızasında silinmez izler bıraktı. O dönemde hac vazifesini yerine getirmek için yola revan olanların yaşadığı derin lojistik sıkıntılar, sınır kapılarındaki bitmek bilmeyen bekleyişler, meşakkatli çöl iklimi koşulları ve hastalıkla mücadele süreçleri, tarihi belgeler ışığında tüm yalınlığıyla katılımcılara aktarıldı. Bu oldukça anlamlı ziyaret sayesinde öğrenciler, sadece teorik bir yakın tarih bilgisi edinmekle kalmayıp, geçmiş nesillerin dini ve manevi değerlere verdiği büyük ehemmiyeti empati kurarak çok daha iyi anlama şansı yakaladı.

5 Sf0 Y H X3 C C G Ght Y E T Pc M9 F At J H Q3 Js62S2 Ut9Gh S

MÜZİĞİN EVRENSEL DİLİYLE KURULAN GÖNÜL KÖPRÜSÜ

Kültür ve sanatın kalbinin güçlü bir şekilde attığı bu organizasyonlar silsilesi, sadece geçmişe dönük görsel bir şölenle sınırlı kalmadı. Lise Medeniyet Akademileri bünyesinde uzun bir süredir profesyonel eğitmenlerden ders alan ve müzikal yeteneklerini geliştiren öğrenciler, sanatseverlere unutulmayacak düzeyde bir işitsel ziyafet sundu. Bütün bir eğitim dönemi boyunca büyük bir disiplin, çalışma azmi ve özveriyle ter döken gençler, hazırladıkları özel müzik dinletisiyle sahneye çıkarak yeteneklerini sergileme fırsatı buldu. Özellikle gitar ve bağlama atölyelerinde eğitim gören kursiyerlerin kusursuz ahenk içindeki canlı performansı, dinleyicilerden büyük alkış topladı ve tam not aldı. Sahne alan yetenekli gençler, Anadolu'nun bağrından kopup gelen Türk Halk Müziği eserlerinden, klasikleşmiş ve ruhu dinlendiren Türk Sanat Müziği tınılarına, milli duyguları kabartan kahramanlık marşlarından modern dönemin sevilen popüler ezgilerine kadar son derece geniş ve zengin bir repertuvarı ustalıkla icra etti. Enstrümanların tellerinden dökülen her bir nota, salonda bulunan misafirleri bambaşka duygusal iklimlere sürükledi.

SUYUN ÜZERİNDE HAYAT BULAN ASIRLIK MİRAS: EBRU SANATI

Etkinliklerin bir diğer büyüleyici ve dikkat çekici ayağı ise su ile renklerin muazzam dansına ev sahipliği yapan geleneksel el sanatları bölümüydü. Geleneksel Türk İslam sanatlarının en naif ve nadide parçalarından biri olarak kabul edilen ebru sanatının tüm mistik incelikleri, özel olarak düzenlenen atölye çalışmasıyla gençlerle buluşturuldu. Daha önce hayatlarında belki de bu kadim sanatla hiç fiziksel temas kurmamış olan katılımcılar, usta öğreticilerin rehberliğinde kitre ile yoğunlaştırılmış suyun üzerine kök boyaları damlatarak kendi iç dünyalarını yansıtan eşsiz ve benzersiz desenler oluşturma imkanı buldu. Suyun dalgalı yüzeyinde yavaş yavaş şekillenen her bir motif, gençlerin hayal dünyasının sınırlarının ne kadar geniş olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Renklerin birbirine karışmadan ahenk içinde kaynaşmasına ve ardından büyük bir heyecanla kağıda aktarılma sürecine bizzat eşlik eden misafirler, hem zihinsel yorgunluklarını atma fırsatı yakaladı hem de yok olmaya yüz tutmuş asırlık bir sanat dalının yaşatılmasına katkı sağlamanın haklı gururunu içlerinde hissetti.

Beklenen yağmur başladı!
Beklenen yağmur başladı!
İçeriği Görüntüle

Kaynak: KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BASIN BÜLTENİ